Yine de yaşamım boyunca asla, beni dize gelmeye zorlayacak veya Benno'nun az önce farklına varmadan denediği gibi, benzer bir biçimde birey oluşumu ayaklar altına almaya kalkacak bir erkeğin sevgisini taşımazdım.
Sen eli, kolu bağlı bir tutsaksın. Burada hem kendini, hem de bütün benliğini satıyorsun. İleride seni saran bütün zincirleri koparmak isteyeceksin, ama sen uğraştıkça zincirler daha çok sıkacak.
Bugün gözetleme, genelde sanıldığı şekliyle özgürlüğe saldırı şeklinde gerçekleşmiyor. İnsanlar kendilerini daha ziyade gönüllü olarak teslim ediyor panoptik bakışa.
Kısaca, hayat uğraşının tek tek sorunlara parçalanabileceğine ve her sorunun bir çözümü, her çözümün de özgün bir aracı ve yöntemi olduğuna, yoksa bulunması gerektiğine inanırız. İşte bu inanç hem modern zamanların parlak başarılarının nedenidir hem de, söz konusu başarıların ardı…devamıKısaca, hayat uğraşının tek tek sorunlara parçalanabileceğine ve her sorunun bir çözümü, her çözümün de özgün bir aracı ve yöntemi olduğuna, yoksa bulunması gerektiğine inanırız.
İşte bu inanç hem modern zamanların parlak başarılarının nedenidir hem de, söz konusu başarıların ardı sıra gelen tehlikeler ve hayal kırıklıkları ile karşılaştıkça bugün artık bilimsel ve teknolojik sürecin toplam bedeli saymaya başladığımız, günümüz toplumlarındaki çoğalan endişelerin sorumlusudur. Kısaca göreceğimiz gibi, modern durumun bu yapısal belirsizliğinin tam bir kopyasını hayatlarımızı planlama ve yaşama tarzımızda buluruz.
Ruh, bana göründüğü kadarıyla, düşünürken kendi kendisiyle konuşmaktan başka bir şey yapmaz; kendisine sorular sorup yine kendisi cevaplar, kendi söylediklerini onaylar veya onaylamaz. İster ağır ağır, ister ani bir sıçramayla olsun, bir karara vardığı zaman bunu kendi kendine söyler ve…devamıRuh, bana göründüğü kadarıyla, düşünürken kendi kendisiyle konuşmaktan başka bir şey yapmaz; kendisine sorular sorup yine kendisi cevaplar, kendi söylediklerini onaylar veya onaylamaz. İster ağır ağır, ister ani bir sıçramayla olsun, bir karara vardığı zaman bunu kendi kendine söyler ve hiç tereddüt etmez; işte buna sanı denir. Ben sanıya sahip olmayı "konuşmak" ve sanının kendisini ise içten yapılan "konuşma" olarak adlandırıyorum; gerçekte bu birisine karşı ve sesli biçimde yapılmaz, sessizce ve kendi kendine yapılır.
Kendimi başka insanlara "kabul ettirebilmek" için duygusal ihtiyaçlarımı devamlı surette bastırırsam, bunun bedelini hastalık şeklinde ödeme riskimi artırmış olurum.
Istırap içinde bile evrende biricik ve yalnız olduğunun farkına varmalıdır.Kimse onu istırabından kurtaramaz veya ıstırabı onun yerine yüklenemez. Onun özgün fırsatı, yükünü taşıma biçimindedir.
Hafıza zayıfladıkça bu bağları gevşetir; kanmak istediğimiz ve başkalarını aşk, dostluk, kibarlık adına, herkes ne der korkusuyla veya görev duygusuyla inandırdığımız hayale rağmen, tek başımıza var oluruz. İnsanoğlu kendi dışına çıkamayan, başkalarını ancak kendi içinde tanıyabilen ve aksini iddia ettiğinde…devamıHafıza zayıfladıkça bu bağları gevşetir; kanmak istediğimiz ve başkalarını aşk, dostluk, kibarlık adına, herkes ne der korkusuyla veya görev duygusuyla inandırdığımız hayale rağmen, tek başımıza var oluruz. İnsanoğlu kendi dışına çıkamayan, başkalarını ancak kendi içinde tanıyabilen ve aksini iddia ettiğinde yalan söyleyen bir varlıktır.