İnsan denen varlığın ne kadar iyi ya da kötü olduğunu çok net anlayabileceğiniz bir belgesel. İlgi gördükçe, narsistliği beslendikçe canileşen birinin geçirdiği aşamalari sanki oradaymişsiniz gibi izlediğiniz bir yapım. İzlerken aklıma takılan bir soru oldu. Herkesin her şeye ulaşabilmesi okuması,…devamıİnsan denen varlığın ne kadar iyi ya da kötü olduğunu çok net anlayabileceğiniz bir belgesel.
İlgi gördükçe, narsistliği beslendikçe canileşen birinin geçirdiği aşamalari sanki oradaymişsiniz gibi izlediğiniz bir yapım. İzlerken aklıma takılan bir soru oldu.
Herkesin her şeye ulaşabilmesi okuması, izlemesi, dinlemesi ne kadar doğru?
Kendi ruhumuzu eğitmek için yaptığımız bir çok aktivite var. Bazen en kötüyü görerek de ibret alabiliriz ama kaçırdığımız bir nokta var. İnsan kötülüğe de alışabilir, normalleştirebilir hatta ruhun buna sürekli maruz kalması leke misali içimizde büyüyen bir şeye dönüşebilir. En entelektüel olduğunu düşünen insan bile bunu yönetmekte zorlanirken kendi zihnini eğitemeyen kapasitesi düşük muhakemesi az insanların bunlarla kendini düşüncesizce var etme ihtimali neden es geçiliyor anlamayacağim... Gettolaşma, mafya kültürünün moda olması, şiddetin meşrulaştirilmasi, suça sürüklenen (!) hırt çocuklari , Telegramda örgütlenen tipler ve birçok örnekte de görüyoruz.
Amerikan sapığı, Otomatik Portakal, Kinyas ve Kayra (Yarım bıraktım dayanamadım.)
Temel İçgüdü, Kuzuların Sessizliği, Cinnet, İhtiyarlara Yer Yok ve benim aklıma gelmeyen daha birçok yapım belli kriterlere göre izinli olmalı. Gerçi şu an herhangi bir TV kanalı bunun bin beterini gerçek dünyadan kesit diye Türk milletini zehirlemeye devam ediyor. Kendimizi ne kadar koruyabiliriz şüpheli...
Raf yetkililerine... Lütfen en çok yorumlanan kısmı getirir misiniz kategorilere? Benim işimi çok kolaylaştırırdı ay buranın deepwebine düştüm oradan oraya dolaşmaktan sıkıldım. İstediğimi bulamıyorum. Teşekkürler
Küçük bir sır: En çok düşündüklerimizi değil, düşünürken en çok hissettiklerimizi hayatımıza çekeriz. Bir şey dilerken, hissettiğimiz yoksunluk duygusuysa, o hissi hayatımıza çekmeye devam ederiz; ama dilediğimiz şeyin biz nasıl hissettireceğine odaklanırsak, işte o zaman amacımıza daha çabuk ulaşırız...
Arada açıp izlerim bu filmi ahah Yeşilçam benim için bu filmde farklı bir yerde ya. Gecekondu hayatı, o yoksulluk insanlarin var olma çabası kargaşadaki ahenk eskinin yine de bizim olduğu için zor kötü de olsa sığınılacak bir ev olmasi, iyi…devamıArada açıp izlerim bu filmi ahah Yeşilçam benim için bu filmde farklı bir yerde ya.
Gecekondu hayatı, o yoksulluk insanlarin var olma çabası kargaşadaki ahenk eskinin yine de bizim olduğu için zor kötü de olsa sığınılacak bir ev olmasi, iyi ve kötü insanların birarada kalıp hizalanabilmeleri yaşamın içindeki o tılsım nasıl anlatsam bilemiyorum ki...
Çamurda boğuşma, otobüste arabesk sahne, eve köpek getiren çocuklar, kadının çilesi, o gelinlik, bakkalın maceraları ahah binbir güzel şey de var tabii:)) Hayat böyle değil mi zaten her şey iç içe:))
Gönül niçin ahvalimi bilmezsin Yürekte yaralar türlü türlüdür Öğüt versem öğüdümü almazsın Yürekte yaralar türlü türlüdür Esme zülüflerin yellere karşı Bülbül figan eder güllere karşı Gel beni ağlatma illere karşı Yürekte yaralar türlü türlüdür Ah n'eyleyim karşımızda ölüm var Ölüm…devamıGönül niçin ahvalimi bilmezsin
Yürekte yaralar türlü türlüdür
Öğüt versem öğüdümü almazsın
Yürekte yaralar türlü türlüdür
Esme zülüflerin yellere karşı
Bülbül figan eder güllere karşı
Gel beni ağlatma illere karşı
Yürekte yaralar türlü türlüdür
Ah n'eyleyim karşımızda ölüm var
Ölüm dedikleri kanlı zalim var
Ne ağlayıp ne gülecek halim var
Yürekte yaralar türlü türlüdür
1678 yılında 4. Mehmet'in Sultanahmet meydanındaki Fazlipaşa konağı penceresinden Arap şeriatı geleneği izlediğini biliyor muydunuz? Beyazizade Ahmet Efendi(İstanbul kadısı) kararıyla Aksaray'da oturan kunduracı Abdullah'ın eşini bir Museviyle ilişkide bulunduğu iddiası üzerine taşlanarak ölüm cezasına mahkum etmiş. Meydandaki Yılanlı Sütun yakınına…devamı1678 yılında 4. Mehmet'in Sultanahmet meydanındaki Fazlipaşa konağı penceresinden Arap şeriatı geleneği izlediğini biliyor muydunuz?
Beyazizade Ahmet Efendi(İstanbul kadısı) kararıyla Aksaray'da oturan kunduracı Abdullah'ın eşini bir Museviyle ilişkide bulunduğu iddiası üzerine taşlanarak ölüm cezasına mahkum etmiş.
Meydandaki Yılanlı Sütun yakınına bir kuyu kazılıp kadın kollarına kadar toprağa gömülmüş ve mahallelere tellallar gönderilerek halkın şeriatin emrettiğini uygulamak için oraya gelmesini sağlamişlardir. Kadının kendini korumasına bile fırsat vermeden orada recm etmişlerdir.
Yeryüzündeki bütün lanetler ve kadınların ah'lari bu düzeni sürdüren ve koruyanlara olsun!
Yorgunsun uzaklardan gelmişsin Yitirmişsin ne varsa birer birer. Bir sağlık,bir sevinç,bir umut Onlar da nerdeyse gitti, gider. Dost bildiğin insanların yüzleri Aynalar gibi kapkara. Suyu mu çekilmiş bulutların Dönmüşsün kuruyan ırmaklara. Taşlara düşen saat gibi Ne artı ne eksi. Bir…devamıYorgunsun uzaklardan gelmişsin
Yitirmişsin ne varsa birer birer.
Bir sağlık,bir sevinç,bir umut
Onlar da nerdeyse gitti, gider.
Dost bildiğin insanların yüzleri
Aynalar gibi kapkara.
Suyu mu çekilmiş bulutların
Dönmüşsün kuruyan ırmaklara.
Taşlara düşen saat gibi
Ne artı ne eksi.
Bir sağlık,bir sevinç,bir umut
Hikaye hepsi...
“Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız Dokunarak uçalım. İnsanlardan buz gibi soğudum, işte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç…devamı“Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın
Sabahlara kadar oturup konuşalım
Kimse duymasın
Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız
Dokunarak uçalım.
İnsanlardan buz gibi soğudum,
işte yalnız sen varsın
Öyle halsizim ki hiç sorma
Anlarsın.”
Dalgalanır bayrak, Dalgalanır fatihâlar bayrakta. Siz tâ Orta Asya'dan beri Uyursunuz, uyanırsınız, Siz düşünürsünüz bu toprakta. Yaprak yeşilindeyken, su mavisindeyken gücünüz Memleket sizden çoğalmakta. Yükselmemiş midir göğe karşı, Kelime-i şahadetler yer yer, Bütün soluğunuz bu toprakta. Sizin aldığınız rüzgâr, sizin…devamıDalgalanır bayrak,
Dalgalanır fatihâlar bayrakta.
Siz tâ Orta Asya'dan beri
Uyursunuz, uyanırsınız,
Siz düşünürsünüz bu toprakta.
Yaprak yeşilindeyken, su mavisindeyken gücünüz
Memleket sizden çoğalmakta.
Yükselmemiş midir göğe karşı,
Kelime-i şahadetler yer yer,
Bütün soluğunuz bu toprakta.
Sizin aldığınız rüzgâr, sizin verdiğiniz sessizlik
Kırmızıda, akta.
Çalışmanızın
Ölümsüzlüğünüzün kımıldanışı
Buğday buğday, bu toprakta.
Allah bir nefes gibi yakın
Gökyüzü bir nefes kadar uzakta.
Gidecektir kâinatın son zerresine dek
Hürriyetiniz, bu toprakta.
Gidecektir kuvvetli soyunuzla, sonsuz nesillerden,
Şerefte, fazilette, hakta,
Hizmetiniz
Varlığınız
Can can aksedecek bu toprakta.
Adınız tek.
Adınız bir milletle ayakta.
Kimi vatan der
Kimi Mehmetçik,
Yaşamanız bu toprakta.