"Ürüne para ödemiyorsanız ürün sizsinizdir." "Bir ağacın ölüsünün dirisinden daha değerli olduğu, bir balina ölüsünün dirisinden daha değerli olduğu bir dünya burası." "Teknolojinin işleyişi fizik yasası değil sonuçta. Değişebilir."
"İnsan dokunuşu. İlk iletişim şeklimiz. Güven, emniyet, huzur, hepsi bir parmağın nazik dokunuşunda. Ya da dudakların bir yanağa dokunuşu. Mutluyken bizleri birleştirir. Korktuğumuzda bizleri yüreklendirir. Tutku ve sevgi dolu anlarda bizi heyecanlandırır. Sevdiklerimizin dokunuşuna da tıpkı hava gibi muhtacızdır."
"İnsan doğası, sınırlarına sahiptir. Bir dereceye kadar hüzün, sevinç ve acıyı kaldırabilir ama bu sınır aşıldığı takdirde yıkıma uğrar. Bu nedenle soru, bir insanın güçlü ya da zayıf olup olmadığı değildir; acılarına katlanıp katlanamayacağıdır. Bahsi geçen ıstırap ahlaki ya da…devamı"İnsan doğası, sınırlarına sahiptir. Bir dereceye kadar hüzün, sevinç ve acıyı kaldırabilir ama bu sınır aşıldığı takdirde yıkıma uğrar. Bu nedenle soru, bir insanın güçlü ya da zayıf olup olmadığı değildir; acılarına katlanıp katlanamayacağıdır. Bahsi geçen ıstırap ahlaki ya da fiziksel olabilir, benim fikrime göre kendisini yok eden bir adama korkak demek, ateşli bir hastalıktan ölen bir adama korkak demek kadar saçmadır."
"Anladım ki Tanrı insanların ayrı yaşamasını istemiyor; bu yüzden tek tek neye ihtiyaçları olduğunu açık etmiyor. Beraber yaşamalarını istediğinden hepsine kendileri ve diğerlerinin neye ihtiyacı olduğunu gösteriyor."
"İnsanların çoğu sınırlı bir hayal gücüne sahiptir. Duyumlarını uyaracak ölçüde yakınlarında gerçekleşmeyen bir olaya ilgi göstermek pek içlerinden gelmez; ama aynı şey gözlerinin önünde, doğrudan duygularına dokunma mesafesinde gerçekleşirse, bu olay önemsiz bile olsa, hemen aşırı bir duyarlık gösterirler. Böylelikle…devamı"İnsanların çoğu sınırlı bir hayal gücüne sahiptir. Duyumlarını uyaracak ölçüde yakınlarında gerçekleşmeyen bir olaya ilgi göstermek pek içlerinden gelmez; ama aynı şey gözlerinin önünde, doğrudan duygularına dokunma mesafesinde gerçekleşirse, bu olay önemsiz bile olsa, hemen aşırı bir duyarlık gösterirler. Böylelikle normalde nadiren görülen tepkilerini ölçüsüz ve abartılı denebilecek bir sertlikle telafi etmiş olurlar."
"Hiçbirinizin ileride ressam messam olacağı yok. Biliyoruz bunu. Sizler patates, şeker pancarı ekeceksiniz ki ne olacak, zenginler rahat yaşayacak. Öyle değil mi? Maalesef öyle. Gerçek bu, yapacak bir şey yok. Ama bu deveyi gütmek zorundayız burada. " "Amaçsız, inançsız, onursuz…devamı"Hiçbirinizin ileride ressam messam olacağı yok. Biliyoruz bunu. Sizler patates, şeker pancarı ekeceksiniz ki ne olacak, zenginler rahat yaşayacak. Öyle değil mi? Maalesef öyle. Gerçek bu, yapacak bir şey yok. Ama bu deveyi gütmek zorundayız burada. "
"Amaçsız, inançsız, onursuz da olsa yine de değerli mi hayat dediğin şey?"
"Bütün sıkıntılarının faturasını buralara kesiyorsun. Bence alakası yok. İstanbul'da seni ne bekliyor sanıyorsun? İnsan nereye giderse kendini de götürüyor sonuçta."
"Tek bildiğim artık burada algımın bile yorulmaya başladığı. Nereye baksam bir boşluk. Soğuktan kıvranmış, büzülmüş nesneler. Aç, hasta, biçare köpekler."
"Şimdi şikayet ediyorsan bir şeyler yapılabilir, yapılmalıdır anlamı çıkar buradan. Sen farkediyorsun, rahatsız olup şikayet ediyorsun. Haliyle bir refleks göstermen gerek ama sende bu yok. Kaçıyorsun gibi biraz."
"- Sürekli böyle birtakım grupların ya da ideolojilerin içinde bir kalabalıkla birlikte korunaklı bir şekilde yaşamak hiç bana göre değil.
- Niye dayanışmaya inanmıyor musun?
- İnanmamak falan değil de yani bunun insan özgürlüğüyle bağdaşmadığını düşünüyorumdur belki.
- Neden?
- Bilmiyorum. Tek bildiğim, bünyemde bu tarz bir varoluşu kararlılıkla reddeden, ne olduğunu tam olarak bilmediğim bir şeylerin olduğu. "
"Bence adalet arayışı da, beklentisi de biraz ütopik. Yani eşitlik bile öyle. Herkesin eşit olması için, herkesin eşit olması gerekir ki bu çok saçma. Her şey birbirinden farklıdır. Dünya birbirinden farklı ve sürekli yer değiştiren güçlerin mücadelesinden ibarettir. Tarih de bunun toplamı değil midir zaten? Ama buna inanmayız, inanmak istemeyiz. "
"Sen kaosa ilerletici, doğurgan bir güç olarak bakmazsan üzülür durursun böyle."
"Hiçbir afilli söz ya da tespit, kim ne derse desin, kıtlıkla can çekişen bir coğrafyaya bir bidon şu götürmekten daha kıymetli değil. Şu biçare dünya için bir şeyler yapılamaz mı? Kendimize sormamız gereken asıl soru bu. Her şeye rağmen. "
"En büyük sorunda bu. Senin gibi toplumun eğitimli, aydın diyebileceğimiz kesimi bu tarz bir belirsizlik içinde kaybolup gidiyor. Susuyorlar. Meydanı cahil andavallara bırakıyorlar. "
"İnsanoğlu işte, hayal ediyor, deniyor, yapıyor sonra da yıkıyor. Tarih de bir şekilde böyle işliyor işte. Tarih, umut etmenin yorgunluğunu çağrıştırıyor bana daha çok. "
"-Toplumsal kurtuluşa inanıyorsun, bireysel kurtuluşa inanmıyorsun.
-Bir toplumsal mücadele var ve bunun bir sosyal sorumluluğu var. "
"Tarihin bir işleyişi, dünyanın da bir yörüngesi varsa, insanlığın yörüngesi de özgürlüktür."
"Ben ise, bütün bu gürültünün ortasında yapayalnızım. Ama yine de içimdeki o eşsiz kaynağın şırıltısı, en sessiz anlarda bile, karşı çıkmanın ve sıkılmanın ne denli insanca olduğunu hatırlatıyor bana."
"Dünyada güzel olan her şey daha insana ulaşamadan, insanın kendi ördüğü ağlara takılıp kalıyor. "
"Metruk bir değirmen gibiydim, işe yaramaz, gözden çıkarılmış, kuşların bile uğramaktan vazgeçtiği, yıkılmayı bekleyen bir değirmen. Yeryüzünün unutulmuş bu ücra köşesinde başka bir çok şey gibi iyinin ve kötünün, acının ve mutluluğun arasındaki çizgi belirsizleşmiş, sanki her şey yalnızca zamanı unutmak için yaşanıyor gibiydi. Ve sanki bu durmadan yağan kar her şeyin üstünü örtüp bu unutuşu mümkün kılmak için didiniyor gibiydi. Mevsimler geliyor, geçiyor, umutlar başlayıp tükeniyor ama yine de hayat neden olduğu belli olmayan sabırlı bir inançla inadına devam ediyordu. "
"Adını bile bilmediğim, sararıp gitmiş incecik otlar. Ki adsız, sansız kimsenin umurunda olmayan bu değersiz otlar buradaki hayatıma benzer şekilde hiçbir değere layık görülmediği için belki ilk kez önemli göründü gözüme."
"Hayat böyle. Bizi birbirimizle buluşturan bu rastlantı bile ne akıl almaz bir bilmece. Bu düşüncenin başlangıcında bile bizi saran his, yaşananların hiçbir kıymeti yok denemeyeceğidir. Yaşananlar, konuşulanlar, duygular, belki de evrenin karanlık bir dehlizindeki kusursuz bir bilince yansıyor.
"Yaklaşın. Biraz daha yaklaşın. Çünkü ne kadar çok gördüğünüzü düşünürseniz sizi kandırmak o kadar kolay olur... Ne kadar yakından bakarsanız o kadar az görürsünüz." "Sihrin birinci kuralı. Her zaman odadaki en akıllı kişi ol. "