««« Hayatın kuralı bu, ne kadar uzağa gidersen git, başladığın yere dönersin sonunda. Ne kadar değişirsen değiş nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı. Ne kadar terbiye etsen de susturamazsın içindeki canavarı. Nereye gidersen git şunu unutma. Herkes gün olur…devamı««« Hayatın kuralı bu, ne kadar uzağa gidersen git, başladığın yere dönersin sonunda. Ne kadar değişirsen değiş nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı. Ne kadar terbiye etsen de susturamazsın içindeki canavarı. Nereye gidersen git şunu unutma. Herkes gün olur evine döner. »»»
-Ramiz Dayı...
🔹“Sanata kafayı takmanın ne demek olduğunu biliyordum. Jennifer bilmiyordu ama ben hayatımın büyük kısmını çok uzun zaman önce ellerimde tuttuğum bir tabloyu boş yere aramakla geçirmiştim. Kalbim bu tabloyu tekrar görmek için yanıp tutuşuyordu. Ama bir ömür boyu sanat simsarlarıyla…devamı🔹“Sanata kafayı takmanın ne demek olduğunu biliyordum. Jennifer bilmiyordu ama ben hayatımın büyük kısmını çok uzun zaman önce ellerimde tuttuğum bir tabloyu boş yere aramakla geçirmiştim. Kalbim bu tabloyu tekrar görmek için yanıp tutuşuyordu. Ama bir ömür boyu sanat simsarlarıyla ve koleksiyoncularla uğraştıktan sonra tablo aklımdan çıkmıştı.”
🔹 “Bizim kulübemiz. Hayatımda binlerce fotoğraf çekmiş ve bunların birçoğunu unutmuş olabilirdim ama bunu unutmazdım. Bu fotoğrafla ilgili her şeyi; o akşam havanın kokusunu bile hatırlıyordum. Deniz ve ayışığında çiçek açmış süsen kokuyordu. Bakışlarımız objektifin ardından buluştuğunda kalbimde oluşan hissi ve fotoğraf çekildikten sonra olanları da hatırlıyordum.”
▪️"Mütavazi olmalıyız. Çünkü gelip geçiçiyiz ve unutulacağız. Hayat başkalarına muvaffakiyetlerimizi anlatmak için geçirilmeyecek kadar kısadır." ▪️ -Carnegie...
ACININ BİR UCUNDAN 🔹 Süzgün bir ceylan bakışın Tedirgin ormanında hüznün Avcılar acımasız Avcılar kıyıcısı ömrümüzün. Kaç kez tuz bastım yaraya Kaç kez dağladım acıyı İhanetin çatal dillisini gördüm İnancın su katılmamışını. İnce bir sızı büyür Sesim boğulur ormanda Rüzgâr…devamıACININ BİR UCUNDAN 🔹
Süzgün bir ceylan bakışın
Tedirgin ormanında hüznün
Avcılar acımasız
Avcılar kıyıcısı ömrümüzün.
Kaç kez tuz bastım yaraya
Kaç kez dağladım acıyı
İhanetin çatal dillisini gördüm
İnancın su katılmamışını.
İnce bir sızı büyür
Sesim boğulur ormanda
Rüzgâr yabanıl eser
Kalakalırım yollarda.
Kafeste kuş gibiyim
Yaralı, bungun ve tutsak
Sakıncalı bir iştir şimdi
Sevgi sözcükleriyle konuşmak.
Yaşamı paylaşıyorum seninle
İster zindanda ister sürgünde
Sevdadır emziren direncimi
Adın güneşli bir türkü dilimde.
Sorabilsem aklımdan geçenleri
Irmaklar nereye kuşlar nereye
Tut bir ucundan acının
Ekle yüreğini yüreğime.
Mamak, Aralık 1983
-Attila Aşut...
ÖLÜM Yapraklar üşürken dökülür; Ağaçlar kışa soyunurken ölür. Nedir acelesi ecelin? Daha bitmeden yaşama sevincim. Neden bu kadar soğuk ellerim? Gözlerim aynı noktada donuk. Nedir bu sonsuz karanlık? Ve bu bitmeyen yalnızlık. Nereden çıktı bu tabut? Ne işim var benim…devamıÖLÜM
Yapraklar üşürken dökülür;
Ağaçlar kışa soyunurken ölür.
Nedir acelesi ecelin?
Daha bitmeden yaşama sevincim.
Neden bu kadar soğuk ellerim?
Gözlerim aynı noktada donuk.
Nedir bu sonsuz karanlık?
Ve bu bitmeyen yalnızlık.
Nereden çıktı bu tabut?
Ne işim var benim içinde?
Ve bu kalabalık.
Yüzler; bu yüzler hep tanıdık.
Herkes bırakıp gitmiş.
Geceye sessizlik çökmüş.
Gözlerim hâlâ açık,
Ve bitmeyen yalnızlık.
-Halide Edip Adıvar...