“Üç aydan beri, hayır, iki ay dört gün var ki onun izini yitirdim, ama büyülü gözlerinin, o gözlerdeki öldürücü parıltının anısı hayatımdan silinmedi;”
“Yavaş yavaş, altı senelik bir gurbetten sonra olduğunu bildiğim için, dikkatle etrafıma bakarak yürüyorum. Şehir hiç de bıraktığım şehir değildi. Bana insanlar değişmiş, hayat değişmiş, evler, sokaklar ihtiyarlamış, yıpranmış gibi geldi. Daha sonraları İstanbul sokaklarının cazibesinin bir tarafını yapan satıcı…devamı“Yavaş yavaş, altı senelik bir gurbetten sonra olduğunu bildiğim için, dikkatle etrafıma bakarak yürüyorum. Şehir hiç de bıraktığım şehir değildi. Bana insanlar değişmiş, hayat değişmiş, evler, sokaklar ihtiyarlamış, yıpranmış gibi geldi. Daha sonraları İstanbul sokaklarının cazibesinin bir tarafını yapan satıcı seslerinin bile, eski satıcı seslerine benzemediklerini fark ettim.”
“Çünkü Tanrı, bizi hayvan değil, insan olarak yarattı. Bize dünyayı bitki ve hayvan türlerini yönetme bilgeliği ve anlayışını verdi. Gelgelelim içimizdeki bu bilgeliğin ve anlayışın uyandığına henüz şahit olmadım.”
💫 BATAN GÜNÜN ARDINDAN 💫 Yine bir gün batıyor uzak ufuklarımda Yine deli atıyor kanım damarlarımda Özlemin büyümekte karanlıkla beraber Duymak istiyor kalbim sevgiliden bir haber Gitmiyor hayalimden geceden taşan yüzün Hatırımdan çıkmıyor o hüzünlü gülüşün Hasret ufuğa doğru uzaklaşan…devamı💫 BATAN GÜNÜN ARDINDAN 💫
Yine bir gün batıyor uzak ufuklarımda
Yine deli atıyor kanım damarlarımda
Özlemin büyümekte karanlıkla beraber
Duymak istiyor kalbim sevgiliden bir haber
Gitmiyor hayalimden geceden taşan yüzün
Hatırımdan çıkmıyor o hüzünlü gülüşün
Hasret ufuğa doğru uzaklaşan bir gemi
Belli değil rotası taşıyor bir gizemi
Senden ayrı olunca zamanım hiç geçmiyor
Kalbim uzaklarımda, senden başka seçmiyor
Aramıza koymuşsun yollar ve derin dağlar
Ulaşamayan kalbim sadece sana ağlar
-Yaşar Kemal...
“‘Bazen,’ diyorum, ‘kimseyi gerçekten sevemediğimi hissediyorum. Sanki koca dünyada bir tek kendimi görüyorum.’ ‘Saçmalama,’ diyor Lise, ‘Ebbe’yi gerçekten seviyorsun ya.’ ‘Evet ama,’ diyorum, ‘gerektiği gibi değil. Eğer atkısını unutursa, hatırlatmıyorum. Ona iyi bir yemek hazırlamak gibi şeylerle de uğraşmıyorum...'”