💢 “Bir yelkovandan gerçeğe daha yakın bir başka şey var mıdır?” 💢 ” ‘Camus intiharın gerçek tek felsefi mesele olduğunu söyledi.’ ‘Etiğin, politikanın, estetiğin, gerçekliğin doğasının ve bütün diğer şeylerin dışında.’ Alex’in sert karşılığında bir gerginlik izi vardı. ‘Tek gerçek…devamı💢 “Bir yelkovandan gerçeğe daha yakın bir başka şey var mıdır?”
💢 ” ‘Camus intiharın gerçek tek felsefi mesele olduğunu söyledi.’ ‘Etiğin, politikanın, estetiğin, gerçekliğin doğasının ve bütün diğer şeylerin dışında.’ Alex’in sert karşılığında bir gerginlik izi vardı. ‘Tek gerçek olan. Bütün ötekilerin bağlı olduğu temel olan.’ ”
💢 “Şu çarpıcı nokta bana gençlikle yaşlılık arasındaki farklardan biri olabilirmiş gibi geliyor: gençken, kendimiz için farklı gelecekler yaratırız; yaşlandığımızdaysa, başkaları için farklı geçmişler uydururuz.”
💢 “Sözgelimi: genç ve duyarlıyken, aynı zamanda en incinir konumda oluyoruz; oysa kan yavaşlamaya başladığında, duyularımız keskinliğini yitirdiğinde, daha fazla zırhlanıp incinmelere katlanmayı öğrendiğimizde, daha dikkatli adım atıyoruz.”
💫 “Suçlayacak birilerini aramayı bıraktığınızda, problemleriniz, gittikçe daha da büyüleyici bir hâl alıyor.” 💫 “...eğer hayatını değiştiriyorsan, etrafını saran her şeye karşı daha dikkatli olmalısın çünkü çocuklarda olduğu gibi, senin de hayatta kalabilmen buna bağlı.” 💫 “Hepimizin, acıya, kedere ve…devamı💫 “Suçlayacak birilerini aramayı bıraktığınızda, problemleriniz, gittikçe daha da büyüleyici bir hâl alıyor.”
💫 “...eğer hayatını değiştiriyorsan, etrafını saran her şeye karşı daha dikkatli olmalısın çünkü çocuklarda olduğu gibi, senin de hayatta kalabilmen buna bağlı.”
💫 “Hepimizin, acıya, kedere ve eksik kaldığımız şeylere verdiğimiz tepkiler farklıdır. Bazı insanlar bu boşluğu doldurmak için uzun uzun konuşur, tartışır ya da çeşitli teoriler üretir. Kimileri ise tam tersine, çalışkan bir çocuğun matematik problemine odaklanışı gibi sessiz kalır. Bende ise, yoğun acılar uyuşturucu etkisi yapıyor. Konuşsam da, sessiz de kalsam, bir tarafım boş kalıyor. Duygularımın aniden yok oluşu, sanırım kişisel olarak geliştirdiğim bir tür savunma mekanizması. Bu şekilde, hayata devam edebiliyorum. Bir yanım diğer insanlarla kaynaşıp, ilişkiye girip hayatın rutin akışına devam ederken... Diğer yanım, seyircilerden uzak bir şekilde gizli gizli kendi cehennemini yaşıyor.”
BİR GEZGİN ADAM Bir adam belki de en çok bir rüzgardır şimdi Sisli yabancı gölge gibi gezgin bir rüzgar Şehri bir yabancı gibi dolaşıyor Şehrin mabetleri bir bir tükeniyor Başlıyor içinde sonsuz susuzluk Avuçlarının içi terliyor. -Erdem Bayazıt...
⚫ “ ‘Hiç kalbinde çiçekler açtı mı senin?’ diye sormuştu bana eskiden beni çok seven biri, anlamamıştım. Bir gün âşık oldum, anladım. Beklemenin sahip olmaktan daha güzel olduğunu, kalbime dikenlerini batırıp da kanatanın aslında kavuşmak olduğunu keşfettiğimde, artık genç bile…devamı⚫ “ ‘Hiç kalbinde çiçekler açtı mı senin?’ diye sormuştu bana eskiden beni çok seven biri, anlamamıştım. Bir gün âşık oldum, anladım. Beklemenin sahip olmaktan daha güzel olduğunu, kalbime dikenlerini batırıp da kanatanın aslında kavuşmak olduğunu keşfettiğimde, artık genç bile sayılmazdım.”
⚪ “Soru sormaktan, daha doğrusu cevap almaktan korkarak takıldım peşine. Yüzüme kapanan kapılara alışmıştım artık. Her birinin son olmasını umarak, her seferinde kalbimin hem korku hem de umutla büzülmesine engel olamadan zorlayıp duruyordum bütün kapıları.”
⚫ “Salonun perdeleri kapalıydı, havada yoğun bir kolonya kokusu vardı. İyi kapanmamış boşluklardan sızan güneş ışığı halıda neşeli yollar çizmişti. Halının çiçekleri üzerinde yürümeye çalıştım. Bizim evde hiç çiçek yoktu. Bu ışıktan yolun beni dışarı çıkaracağını hayal ettim. Eve gizlice giren umut kırıntıları sevindirdi beni.”
⚖️ “Bir hata diye düşünüyorum havaalanı yolunda, sonra başka bir hata daha, sanki her eylem ancak hatalı bir eylem olabilirmiş gibi, birbirine eklenerek uzayan bir hatalar zinciri. Ama hayır, eklenerek değil. Belki bir zincir, uzayıp gidiyor, yine de birbirine eklenen,…devamı⚖️ “Bir hata diye düşünüyorum havaalanı yolunda, sonra başka bir hata daha, sanki her eylem ancak hatalı bir eylem olabilirmiş gibi, birbirine eklenerek uzayan bir hatalar zinciri. Ama hayır, eklenerek değil. Belki bir zincir, uzayıp gidiyor, yine de birbirine eklenen, uç uca bağlanan hiçbir şey yok.”
⚖️ “İnsan yavrusu gerçekten çok geç olgunlaşıyor, olgunlaşması çok uzun sürüyor. Bir ömür boyu mu? Acaba kendi ayakları üstünde durmayı hiç beceriyor mu? Öteki hayvanlara göre ayağa çok geç dikilmesinin bedeli, hep bir dayanak, yanında yöresinde kolunu bacağını yaslayacak bir şey araması.”
⚖️ “İnşaatı hiç bitmeyen bir ülke, diyorum kendi kendime, sürekli yıkılıp yeniden yapılan bir ülke. Ama bu inşaat sözcüğünü belki daha geniş anlamak gerek. Temelleri hiçbir zaman tam oturmadığı için sürekli bir çöküş, yıkım, sarsıntı ya da deprem korkusuyla yaşayan, bu yüzden sürekli yenilenmesi gereken ülke.”
⚖️ “İlahi adalet değil, insan adaleti. Adalet ancak insan adaleti söz konusuysa adalet olabilir. Ama insan işi adalet ne? Gücü gücüne yetene mi? Dize getirenin gücüyle büyülenmek mi? Yere düşen güçsüze, üstelik diğerleri tutarken, hiç duraksamadan tekme atmak mı?”
🟢 “İçinden geçen çocukluğunu, gençliğini gördüm senin. Yüzünde yol alan can kuşunu, aşka dair cümleni. Ben gördüğümde bütün zamanlardaydın sen.” ⚪ “Durup durup geçmesin içinden ağlamak Dur, neden ağlıyorsun can’ım, yetmez mi ikimize bir sağanak…” ⚫ “Sabah, benim sesimde sonbahar…devamı🟢 “İçinden geçen çocukluğunu, gençliğini gördüm senin.
Yüzünde yol alan can kuşunu, aşka dair cümleni.
Ben gördüğümde bütün zamanlardaydın sen.”
⚪ “Durup durup geçmesin içinden ağlamak
Dur, neden ağlıyorsun can’ım,
yetmez mi ikimize bir sağanak…”
⚫ “Sabah, benim sesimde sonbahar
Senin sesinde bir çocuk
Ev mutludur halinden, pötikarelenir.”