Diğer kitaplarına nazaran havada kaldı benim için. Derinden etkiledi diyemem. Hırs ve pişmanlık konulu hoş bir yapıt. Ön sözde verilen tiyatro ve Shakespeare ile ilgili bilgiler ve birkaç resim de oldukça öğretici.
Bir insan bu yaşında böyle bir kitabı nasıl yazmış diye şaşırdım, çok beğendim. Hakan Günday seni her kitabında biraz daha takdir ederek okumaya devam ediyorum. Akıcı ve şaşırtıcı bir kitap. Kimilerine ağır gelebilir. Özellikle ilk bölümünde her geçişte bir diğeri…devamıBir insan bu yaşında böyle bir kitabı nasıl yazmış diye şaşırdım, çok beğendim. Hakan Günday seni her kitabında biraz daha takdir ederek okumaya devam ediyorum. Akıcı ve şaşırtıcı bir kitap. Kimilerine ağır gelebilir. Özellikle ilk bölümünde her geçişte bir diğeri konuştuğundan kafa karıştırabiliyor fakat okunmaya kesinlikle değer. Yazarın tüm kitaplarını okumayı düşünüyorum.
Filmde George Orwell havası seziliyor. Telekulak olayı da bana Krzysztof Kieślowski'nin "Blue" filminden bir sahneyi hatırlattı. Yaşam ve düşünce özgürlüğünün gerekliliği vurgulanıyor. Yazar beyefendi de Antonio Banderas'a benzemiyor değil.