Tümm günn kafamda dönüp duran şarkı: 💃🏼🕺🏼 Geceden sabaha Uyumuşum düşlerimde seni beklerken Döndüm arkama Kokun kalmış üzerimde onu koklarken Neden acaba? Artık benim ol ya da kimselerin olma Benim olsana Benim olsana
Yazmadım seni daha, Sevmeye ayırdım tüm zamanları, Yazmaya bu yüzden vaktim olmadı. Ben düşünmeye başlayınca seni, -Ki bu bir önceki düşünmenin sonundan çok öncedir. İnan ki dağlar taşlar İnan ki bulutlar, yağmur ve kar, toprakla su, gökyüzü, güneş, ay ve…devamıYazmadım seni daha,
Sevmeye ayırdım tüm zamanları,
Yazmaya bu yüzden vaktim olmadı.
Ben düşünmeye başlayınca seni,
-Ki bu bir önceki düşünmenin sonundan çok öncedir.
İnan ki dağlar taşlar
İnan ki bulutlar, yağmur ve kar, toprakla su, gökyüzü, güneş, ay ve yıldızlar..
Onlar da benimle birlikte,
Ve onlar da benim kadar seni düşünürler.
Benim kadar diyemem ama
Yemin ederim onlar da seni özler.
Hep dalgınım bu günlerde
Saati cezveye koyup yumurta tutuyorum.
Bir gün takvime bakmasam yılı unutuyorum.
Aklım başıma gelmiyor, başıma çarpmadan dallar
Yolda giderken dalıp dalıp gidiyorum.
Nisana kaç var diyorum saati sorarken,
Hiç böyle olmamıştım.
Bilenlere sordum; ‘aşk bu’ dediler.
Hayatın içinden bir karakterin, yaşamındaki davranışları ele alınıp, hataları ve davranışlarını bize tavsiye niteliğinde yansıtan bir kitaptı. Karakterin dile getirmeyip içinde tuttuğu şeylerin, işlerin sonucunu ne kadar farklı yönlere çekildiğini görüyoruz. Ben özellikle bu tarz bir kitaba ihtiyacım olduğunu düşündüğüm…devamıHayatın içinden bir karakterin, yaşamındaki davranışları ele alınıp, hataları ve davranışlarını bize tavsiye niteliğinde yansıtan bir kitaptı. Karakterin dile getirmeyip içinde tuttuğu şeylerin, işlerin sonucunu ne kadar farklı yönlere çekildiğini görüyoruz. Ben özellikle bu tarz bir kitaba ihtiyacım olduğunu düşündüğüm için okudum ve açıkçası bana çok iyi geldi. Müthiş Psikoloji’nin başka kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Çünkü insanın gerçekten zihnini rahatlatan bir kitaptı. Daha önce Hayır Diyebilme Sanatı kitabını okumuştum ve çok sevmiştim, bu kitabı da ayrıca çok sevdim. Okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum 💜
Dürüst olmak gerekirse ilk duyduğum andan itibaren çok ön yargılıydım çünkü insanı çok geren bir dizi olduğunu düşünmüştüm. İzledikten sonra da bu konuda haklı olduğumu anladım. Tabii ki bir yandan diziyi beğendim çünkü oyunculuklar hem çok iyiydi, hem de kendini…devamıDürüst olmak gerekirse ilk duyduğum andan itibaren çok ön yargılıydım çünkü insanı çok geren bir dizi olduğunu düşünmüştüm. İzledikten sonra da bu konuda haklı olduğumu anladım. Tabii ki bir yandan diziyi beğendim çünkü oyunculuklar hem çok iyiydi, hem de kendini çok izlettiren bir diziydi.
Bana kalırsa her karakterin bir hatası var. Funda’nın kendince “aklımda kalacağına gözümün önünde olsun ki kontrol edebileyim” mantığına girmesi, İlker’in ilk başta dürüst olup sonra saçmalaması ve tamamen cinsellikle hareket etmesi, zaten Nazlı’yı söylemiyorum bile. Sonu çok özellikle çok saçmaydı ama en azından devamının geleceğini anlıyoruz. Bu dizide olan Emre’ye oldu ve en çok üzüldüğüm kişi oydu.
Yani özetle izlerken binlerce zırvalık göreceksiniz ama değişiklik olsun izlerim diyorsanız izleyebilirsiniz.
Not: İzlerken siniriniz bozulabilir 🫠
“I have no one.” “You have me.” Film ilk çıktığında biraz ön yargılıydım ve sinemaya girerken hiç umudum yoktu. Ama inanılmaz iyi bir filmdi. Jean de dahil olduktan sonra bence efsane olmuş. Sadie Sink kesinlikle çok iyi oynamış. Peter’ın zihnindeyken…devamı“I have no one.”
“You have me.”
Film ilk çıktığında biraz ön yargılıydım ve sinemaya girerken hiç umudum yoktu. Ama inanılmaz iyi bir filmdi. Jean de dahil olduktan sonra bence efsane olmuş. Sadie Sink kesinlikle çok iyi oynamış. Peter’ın zihnindeyken yaptıkları konuşma beni çok etkiledi. Çok iyi bir ters köşe yapmışlardı, çok şaşırdım. O kadar beğendim ki ikinciye sinemada izledim. Kesinlikle izlenmeli 🕷️❤️
Spoiler içeriyor
New York’ta yaşayan Joe Goldberg isimli bir kitapçının, dükkânına gelen Guinevere Beck’e aşık oluşu ve ona nasıl takıntılı hale geldiği anlatılıyor. İlk sezondan itibaren sizi içinize çeken bir dizi. Sezonları ayırarak konuşmak gerekirse, ilk sezon en güzeliydi çünkü bana kalırsa…devamıNew York’ta yaşayan Joe Goldberg isimli bir kitapçının, dükkânına gelen Guinevere Beck’e aşık oluşu ve ona nasıl takıntılı hale geldiği anlatılıyor.
İlk sezondan itibaren sizi içinize çeken bir dizi. Sezonları ayırarak konuşmak gerekirse, ilk sezon en güzeliydi çünkü bana kalırsa Joe en çok Beck karakterini sevdi. Yaptıklarını asla savunmuyorum çünkü savunulacak hiçbir yanı yok ve yorumları okuduğumda bunun tam tersini savunan bir sürü insan var. Kötü yanlarından biri de bu karaktere sempati uyandırılması. İkinci sezonda ters köşe olması beni çok şaşırtmıştı ve bu sezondaki Love karakterinin kesinlikle Joe’nun ruh ikizi olduğunu düşünüyorum. Üçüncü sezon da yine fena değildi ama bana kalırsa devamı gelmemeliydi ya da daha farklı bir sezon finali yapılabilirdi. Dördüncü sezon kesinlikle aşırı gereksizdi, asla beğenemedim. Beşinci sezonu da çıktığını gördüğüm an izledim ve Kate karakteri kesinlikle bu sezonun kraliçesiydi. Joe’nun oğlu Henry’e olan sevgisi çok güzeldi. Dizinin mantık hatalarına gelirsek Joe gibi zayıf ve duygusal bir adamın bu kadar cinayet işleyip üstüne hepsini “zekice” kapatması bence çok saçmaydı. Son sezonda da Bronte gibi bir kız için Kate karakterini bırakması son derece saçmaydı. Birçok yorumda sonunun böyle olmaması gerektiğinden bahsedilmiş, bana kalırsa sonu güzeldi ama oraya bağlanma sürecini beğenemedim. Daha mantıklı bir son yazılabilirmiş diye düşünüyorum. Gerilim dizileri sevenlere izlemelerini öneririm ama beklentilerini çok yüksek tutmamalılar.
Not: Yaşı küçük ve hassas olanların bu diziyi izlememesini öneririm ♥️
🎵Adı İntikamdı - Afra & Mustafa Sandal (Saygı 1) Belki bi yarası vardı Adı intikamdı Benden çok önce Belki unutmak içindi Çabuk geçer sandı Canımı yaktı Belki bir yarası vardı Kim olursa olsun Adı intikamdı da niye Böyle sevip yeterken…devamı🎵Adı İntikamdı - Afra & Mustafa Sandal (Saygı 1)
Belki bi yarası vardı
Adı intikamdı
Benden çok önce
Belki unutmak içindi
Çabuk geçer sandı
Canımı yaktı
Belki bir yarası vardı
Kim olursa olsun
Adı intikamdı da niye
Böyle sevip yeterken
Kararıp içimden bir yıldız kaydı
✨“Bana yalan söylemeni isterdim aslında… Çünkü insan ancak kaybetmekten çok korktuğu bir şey için yalan söyler.” ✨Aşkının aldığı korkutucu boyutu ilk Füsun itiraf ettiği için, oyunu o kaybetmişti. ✨“Aşk nedir?” “Neymiş?” “Aşk, Füsun karayolları, kaldırımlar, evler, bahçeler ve odalarda gezinirken…devamı✨“Bana yalan söylemeni isterdim aslında… Çünkü insan ancak kaybetmekten çok korktuğu bir şey için yalan söyler.”
✨Aşkının aldığı korkutucu boyutu ilk Füsun itiraf ettiği için, oyunu o kaybetmişti.
✨“Aşk nedir?”
“Neymiş?”
“Aşk, Füsun karayolları, kaldırımlar, evler, bahçeler ve odalarda gezinirken ve çay bahçelerinde, lokantalarda ve akşam yemeği sofrasında otururken, ona bakan Kemal’in duyduğu bağlılık duygusuna verilen addır.”
✨”Beni görmediğin zaman aşk olmuyor mu?”
“O zaman fena bir takıntı, bir hastalık oluyor.”
✨”Küpemi bile fark etmedin.”
✨ Ölmekte olduğunu anlayan Füsun, iki üç saniye süren bu son bakışmamızda, bana aslında ölmek istemediğini, hayata her saniyesine kadar bağlı olduğunu, onu kurtarmamı yalvaran gözlerle ifade ediyordu. Ben ise, kendimin de ölmekte olduğunu sandığım için, hayat dolu güzelim nişanlıma, hayatımın aşkına, birlikte başka bir dünyaya yolculuğa çıkmanın sevinciyle gülümsedim yalnızca.
İzlemesi inanılmaz keyifli ve rahat hissettiren bir diziydi. Erkeklerin nazik olduğu ve kızların da birbirinin arkasından kuyu kazmadığı türden dizileri izlemeyi özlemişim ♥️