Spoiler içeriyor
İzleyen arkadaşlara sorum var bakabilir misiniz? Arkadaşlar 6. Sezona geldim ama artık ittirsem de gitmiyor konu… Biliyorsunuz konu oturdu ve sıradışı bir durum olmuyor. O tarihin problemleri ile boğuşurken izliyoruz oyuncuları sadece. Mesela taa ilk sezon ilk bölümde Frank kaldıkları…devamıİzleyen arkadaşlara sorum var bakabilir misiniz? Arkadaşlar 6. Sezona geldim ama artık ittirsem de gitmiyor konu… Biliyorsunuz konu oturdu ve sıradışı bir durum olmuyor. O tarihin problemleri ile boğuşurken izliyoruz oyuncuları sadece. Mesela taa ilk sezon ilk bölümde Frank kaldıkları otelin önünde Jamie’nin siületini görmüştü, kaldıkları odayı dikizlerken yakalamıştı. Ve bu ânı bir yere halen daha bağlamadılar. 6, 7 ve 8. Sezonlarda güzel bir şeyler var mı, devam etmeli miyim sizce? Çünkü karakterler güzel, ana konu güzel ama yani kızılderili muhalefeti izlemek de sarmıyor açıkçası. 6. Sezon kötü dimi sksldösldösldldl
Filme başlarken beğeneceğimi hiç zannetmiyordum ama o kadar tatlı bir film ki. Çok hoşuma gitti herkese önermek istiyorum şuan. Bir tiyatro oyunundan uyarlama olduğunu hissettiriyor ama asla rahatsız etmiyor. İnanılmaz tatlı bir film…
Bu dizi beni çok kötü hissettiriyor. Ona gelmeden önce belirtmek isterim ki belgeseli aslında çok daha korkunç. Bu dizi gerçek bir olaydan ilham alınarak yapılmıştır. Belgeselinin adı: The Inventor: Out for Blood in Silicon Valley. Kısaca konusunu anlatmam gerekirse; başkarakterimiz…devamıBu dizi beni çok kötü hissettiriyor.
Ona gelmeden önce belirtmek isterim ki belgeseli aslında çok daha korkunç. Bu dizi gerçek bir olaydan ilham alınarak yapılmıştır. Belgeselinin adı: The Inventor: Out for Blood in Silicon Valley.
Kısaca konusunu anlatmam gerekirse; başkarakterimiz Elizabeth Holmes, garajdan çıkarak milyoner olan Steve Jobs ve üniversiteyi terkeden Bill Gates gibi insanların masallarını düstur edinerek kendisi de aynı şekilde bir yerlere gelebilmek için aynı yolları izlemeyi kafasına koymuş, tutkulu ama korkunç aptal bir girişimci olarak karşımıza çıkar. Aptallığındaki korkunçluk, fizik yasalarına aykırı olan fikrine ne kadar tutkuyla bağlı ve peşinde koştuğu ile alakalıdır. Hayali, parmaktan alınan birkaç damla kandan bütün kan testlerini yapabilen küçük bir kasa geliştirmektir. Bunun için 19 yaşında Standford Üniversitesinden ayrılır ve lise diplomasıyla Theronos şirketini kurar. Birçok yatırımcıyı bu aptal hayaline zorla da olsa ikna eder ve işleri öylesine batırır ki, yaşananları izlediğinizde çok şaşıracaksınız.
Bu sebeple aslında önce belgeselini sonra da dizisini izlemenizi öneririm. Çünkü aslında gerçek Elizabeth Holmes’ün yüz tipi, hareket ediş şekli bile bana çok ürkütücü geliyor. Dizideki kadın çok daha yumuşak suratlı bir kadın, bir noktada yakıştıramamış olsam da dizi kötü değil. Aksine yaşananları izlemek güzeldi.
Gelelim neden çok korktuğuma…
Bir mühendis olarak ben de araştırmaya ve geliştirmeye çok tutkulu bir insanım. Lisans dönemimde de Türkiye’de üstüne çalışılmadığına yüzde yüz emin olduğum bir konu üstüne “çalışmaya çalıştım”. Danışman hocam çok eski kafalı bir adamdı, bu konu üstüne çalışmamamı önerdiyse de asla bırakamadım. Çok dikkatimi çeken bir konuydu ve geleceğin sektörü olacağına inandığım bir alandı. Sonrasında da başarısız oldum, cidden başarısız oldum çünkü yol gösterecek ya da takıldığım zaman yardım edecek kimseyi bulamadım. Ve danışman hocam tarafından resmen “afaroz” edildim. En son beni odasına çağırıp yarım saat boyunca ben ağlayana kadar azarladı ve en son odadan çıkarken “Adımı hiçbir şekilde referans olarak kimseye verme.” dedi. Ben yine de yılmadım araştırmalarıma devam ettim, şimdi de yurt dışında bu işle uğraşan insanlarla birlikte çalışıyorum ama bilgim her seferinde onların yanında yetersiz kalıyor. Bazen yeterince çalıştığımı düşünmüyorum, aslında sadece konu ilgi çekici olduğu için bu işin peşine düştüğümü düşünüyorum. Tutkudan dolayı bu konuyu bırakamıyorum. Yani yeterince becerikli olmadığım için aptal gibi hissediyorum.
Elizabeth de öyle. Ama ben en azından büyük hayaller kurmuyorum. Ya da insanları milyar dolarlarca dolandırmıyorum.
Ama yine de bu kadındaki vazgeçmeme sevdasını gördükçe ürküyorum. Kendimi ona benzetiyorum. Diziyi çıktığı sene izlemiştim, az önce tekrar izlemek istedim ama tekrardan o hislere kapılıp korktum ve izlemeyi kestim.
Öyle yani.
Korkunç bir dizi.
İzleyin.