Ben sana hep üşüyordum, Çünkü kıştım. Nakıştım, bakıştım. İnkâr etmiyorum da bunu Seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım. Ve lütfen inkâr etme, Sana en çok ben yakıştım... Özdemir Asaf
Biz şimdi, Ölüm geri çeviriyor beni / Hayat istemiyor / Ben şimdi nereye gidebilirim ki? dizelerinin boğazımızda kuruyan yalnızlığı, kardeşimize ağlamanın gecikmiş iyiliği, utancın merhamete sığınmış bağışlanma umudu ve geçmişin canımızda pıhtılaşmış çaresiz öfkesiyle, omuz başımızdaki boşluktan dünyanın yüzüne bakmaya…devamıBiz şimdi, Ölüm geri çeviriyor beni / Hayat istemiyor / Ben şimdi nereye gidebilirim ki? dizelerinin boğazımızda kuruyan yalnızlığı, kardeşimize ağlamanın gecikmiş iyiliği, utancın merhamete sığınmış bağışlanma umudu ve geçmişin canımızda pıhtılaşmış çaresiz öfkesiyle, omuz başımızdaki boşluktan dünyanın yüzüne bakmaya çalışıyoruz. Evet, yaralayan ölene dek yaralanmıştır, bunu da yüz yıl sonra öğreniyoruz. Yazık, dünyanın ortasında elindeki özür cümlesiyle kalakalan yoldaşımıza, yazık, kendini bile sevmeyi bilmeyen bize...
Kargaşa düzenden doğar, korku cesaretten doğar, zayıflık güçten doğar. Düzen ya da düzensizlik sayıdadır örgütlenmededir. Cesaret ya da korkaklık tavırdadır. Güçlülük ya da güçsüzlük görünümdedir.
Uzaktan seviyorum seni! Kokunu alamadan, Boynuna sarılamadan. Yüzüne dokunamadan. Sadece seviyorum! Öyle uzaktan seviyorum seni! Elini tutmadan. Yüreğine dokunmadan. Gözlerinde dalıp dalıp gitmeden. Şu üç günlük sevdalara inat, Serserice değil Adam gibi seviyorum. Cemal Süreya
Belki Haziranda mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor Attila İlhan