Sabır dediğimiz şey, sadece bir sonuca ulaşmayı beklemekten mi ibaret, yoksa o sonuca giden uzun ve meşakkatli sürecin her anından ders çıkarabilme yeteneği midir?
Küresel oyunları, manipülasyonları, gözden kaçırılan gerçekleri cesurca ve kısa bir anlatımla ele alan bu eser, okuyucuyu uyanmaya ve derine inmeye çağırıyor. Eğer sorgulamayı seviyor ve dayatılanın ardındaki gerçekleri merak ediyorsanız okumanızı tavsiye ederim.
Her yeni gün dünün tüm o ağırlığını atmak için bir fırsat sunuyor bize. Ama çoğumuz o eski yükleri taşımaya devam ediyoruz. Neden mi? Çünkü bildiğimiz acı bilmediğimiz huzurdan daha güvenli geliyor sanırım.
Hayatın sarp ve dikenli yolları olmuyormuş, bu yollarda gezdikçe yolları sarp ve dikenli yapan insanlar oluyormuş ve suçu ne yazık ki hayata atıyorlarmış.
Bence kitabı okumaya başlamadan önce Nietzsche yi anlamak gerekiyor. Kitabı okurken onun bakış açısıyla değerlendirme yapmak kitaptan en etkili şekilde istifade etmenizi sağlayacaktır.
Nolan filmi olması sebebiyle hevesle izlemeye başladığım filme yarısında son veriyorum. Filmin tersten işleyişi farklı bir tarz kazandırmasına karşın bir o kadar da anlaşılmaz olmasına neden olmuş. 5/10