-İnadından öfkeleniyorsun. Öfkeliyken at gözlüğü takıyorsun. -Öfke zihnimi boşaltıyor. -Öfke güçlü bir baharattır. Bir tutamı gözünü açar, fazlası uyuşturur.
Beynimin dışında bir dünya olduğuna inanmalıyım. Hareketlerimin her zaman bir anlamı olduğuna inanmalıyım. Hatırlamasam bile. Gözlerimi kapattığımda dünyanın hala orada olduğuna inanmalıyım. Hala orada olduğuna inanıyor muyum? Hepimiz kim olduğumuzu bilmek için anılara ihtiyaç duyarız.
Bir yönetmen bakış açısıyla şekillenmiş ve oldukça sade yorumlanmış bir hayatın belgeseli. İçki bağımlığından ve sakatlığından dolayı hayatı istediği gibi olmamış bir insanın ayılarla değişen ve ayılara adanan hayatı. Ve yönetmen Werner Herzog bu önemli çekimleri, sanatsal şekilde belgesel yapıp…devamıBir yönetmen bakış açısıyla şekillenmiş ve oldukça sade yorumlanmış bir hayatın belgeseli. İçki bağımlığından ve sakatlığından dolayı hayatı istediği gibi olmamış bir insanın ayılarla değişen ve ayılara adanan hayatı. Ve yönetmen Werner Herzog bu önemli çekimleri, sanatsal şekilde belgesel yapıp doğanın muhteşem yüzünü göstermekte yardımcı oluyor. Ve gelelim Ayı Adam'a, o ölümü içler acısı olmasa bile istediği gibi yaşadı, belki de hiçbir insanın daha yaşayamayacağı şekilde yaşadı.
Unutulmayı bu zamana kadar çok önemsedim mi bilmiyorum ama bu filmden sonra öldükten sonra sevdiklerimiz tarafından hatırlanmayı ve sevdiğim insanları hatırlamayı istedim. Hatta vefat etmiş sevdiklerimi ve onlarla yaşadığım anları yad ettim. Etkileyici ve sürükleyici... Böyle dokunan filmler gerçek bir…devamıUnutulmayı bu zamana kadar çok önemsedim mi bilmiyorum ama bu filmden sonra öldükten sonra sevdiklerimiz tarafından hatırlanmayı ve sevdiğim insanları hatırlamayı istedim. Hatta vefat etmiş sevdiklerimi ve onlarla yaşadığım anları yad ettim. Etkileyici ve sürükleyici... Böyle dokunan filmler gerçek bir takdiri hakediyor.
Boş boş yürüdüm tüm hayatım boyunca. Bir şair olduğumu bilmeden. Ne zamandır şiirim, kendi dilim, içimde bir sırdı! --- Yine bir filmde kendimi izlediğim bir pencere açtım, nedense bu sıralar çoğu sohbet, çoğu şiir, çoğu sinema hep kendimi gösteren bir…devamıBoş boş yürüdüm tüm hayatım boyunca. Bir şair olduğumu bilmeden. Ne zamandır şiirim, kendi dilim, içimde bir sırdı!
---
Yine bir filmde kendimi izlediğim bir pencere açtım, nedense bu sıralar çoğu sohbet, çoğu şiir, çoğu sinema hep kendimi gösteren bir ayna gibi... Bu durumu seviyorum, çünkü kendimi anlamak duygularımı ifade etmeme yardımcı oluyor. Duyguların arasında onları doğru ifade edemezsem boğulacağımı düşünüyorum. Kendimi anlamama faydalı olan her şey kocaman bir yerde kaybolmuş gibi hissettirmiyor, daha çok durduğum yeri bildiriyor, olduğum yeri anlamama yardımcı oluyor. Bu ise kendimi kendime yabancı gibi hissettiğim durumdan çıkarıyor. Bazen kendimizi anlamak, başka hayatları anlamak, onların yaşamlarıyla hemhal olmak, yargılamadan dinlemek ile mümkün oluyor. Nasıl mı? Kalbimiz niçin var?
Hani bazen aslında basit bir sorun vardır onu anlamak için sadece biraz geniş bakmamız gerekir ya, sanat işte bu faydayı veriyor insana. Şiirler, sinemalar, kâmil sohbetler, resimler ve diğerleri... Daha kolay kendimizi ve hayatı anlamamız için açılan bir pencere... Ben kendime başka bir pencereden baktım. :) İki karakterin ikisi gibi yaşadığım bir benliğin içinden mesela. Biraz Elling ve Kjell Bjarne ve diğerleri, hepsi sanki bir başka şartlar altındaki benliğim gibi. :)
Hayatı akışında yaşamanın verdiği duruluk, dansın insan üzerindeki ehemmiyeti, dünyada olan politik sorunlara ve savaşlara yaşamın içinden "ölüm"den bir misal, yine dünyadaki sosyal sorunlara ve topluma "elalem" başlıklı sert ve rahatsız edici tenkit, başarılı bir anlatı, eğlenceli dinamik müzikler, tadında…devamıHayatı akışında yaşamanın verdiği duruluk, dansın insan üzerindeki ehemmiyeti, dünyada olan politik sorunlara ve savaşlara yaşamın içinden "ölüm"den bir misal, yine dünyadaki sosyal sorunlara ve topluma "elalem" başlıklı sert ve rahatsız edici tenkit, başarılı bir anlatı, eğlenceli dinamik müzikler, tadında mizahlı diyaloglar, açık ve uyarıcı metafor, izledikten sonra bazı sahneleri unutturmayacak sanat ve akılda kalıcı kareler ile sinema severlerin dikkatini çeken yapıt.
-Bir şey dışında her şeyin var... Çılgınlığın! Bir erkek, ara sıra uçuk kaçık şeyler yapmalı, yoksa..
-Yoksa ne?
-İplerinden kurtulup özgür olamaz.
Dans esnasında söylendi:
-Hey patron, bundan daha muhteşem bir çöküş görmüş müydün?
Gördün mü? Sende gülebiliyormuşsun demek ki! :D