gazap üzümlerinden geriye içimde bir anne kaldı. herkesin yıkılmaya hakkı varken yıkılamayan, herkesin sığınacak birine ihtiyacı varken herkese sığınak olan bir anne… anan varsa varsın, yoksa dünyanın ortasında bir öksüzsün.
justine’in olayı mutsuz olması değil de mutsuzluğunu hayatının bir parçası sanmaya başlaması bence. insan bazen bir çıkış kapısı bulduğu için değil, bulunduğu yerde daha fazla kalamadığı için yanlış seçimler yapıyor ve film bunu çok güzel anlatmış
“İnsanlar kır evlerinde, deniz kenarlarında ve dağlarda inzivaya çekilecek yer arar; sen de buna şiddetli bir özlem duyuyorsun. Fakat bu özlem çok cahilcedir. Eğer inzivaya çekilme isteği duyuyorsan, gayet mümkün ve basittir bu: İnsan dilediği zaman kendi içinde inzivaya çekilebilir.…devamı“İnsanlar kır evlerinde, deniz kenarlarında ve dağlarda inzivaya çekilecek yer arar; sen de buna şiddetli bir özlem duyuyorsun. Fakat bu özlem çok cahilcedir. Eğer inzivaya çekilme isteği duyuyorsan, gayet mümkün ve basittir bu: İnsan dilediği zaman kendi içinde inzivaya çekilebilir. Üstelik insan inzivaya çekilmek için kendi içinden, kendi ruhundan daha huzurlu, daha sakin hiçbir yer bulamaz, özellikle de kendinde inzivaya çekildiğinde ona huzur verecek şeylere sahipse. Huzur dediğim zarif bir düzendir aslında. Kendini sürekli böyle bir inzivaya çekilmeye ver ve kendini yenile:
Ancak önermelerin çok kısa ve özlü olsun ki, tüm acılar bir anda silinsin ve oradan hiç yıpranmadan dönebilesin.”