Norman Bates, annesiyle yaşayan ve annesiyle beraber artık işlek olmayan bir motel sahibi adamdır. Kendini bildi bileli annesinin himayesi altındadır ve hayatını bir türlü memnun olmayan, manipülatif annesine adamıştır adeta. Annesi öyle bir kadındır ki Norman'ın kadınlarla ilişkisi olmasını adeta…devamıNorman Bates, annesiyle yaşayan ve annesiyle beraber artık işlek olmayan bir motel sahibi adamdır. Kendini bildi bileli annesinin himayesi altındadır ve hayatını bir türlü memnun olmayan, manipülatif annesine adamıştır adeta. Annesi öyle bir kadındır ki Norman'ın kadınlarla ilişkisi olmasını adeta yasaklar, hatta kitap okumanın bile ahlaksızlık olduğunu düşür.
Bir tarafta da Mary adlı bir genç kadın vardır. Tek isteği çaldığı parayla birlikte sevgilisi Sam'in yanına gitmek ve onunla bir hayat yaşamaktır. Sam'in yanına giderken biraz dinlenmek için yağmurlu bir günde Norman Bates ve annesinin işlettiği motele gitmek zorunda kalır. Norman'la biraz sohbet eden Mary, Norman'ın iyi biri olduğuna karar verir. Fakat odasına giden Mary, Norman tarafından odadaki gizli bir delikten izlendiğinden habersizdir. Norman'ın annesi ise Norman'ı bu kadından kurtarmak ister, elinde bir bıçakla.
Sapık, 1959 yılında Robert Bloch tarafından yazılan gotik edebiyat türünde, filme de uyarlanmış bir yapıttır. Dönemine göre gerçekten güzel yazılmış bir kitap. "Oha, şimdi ne olacak acaba?" diye diye sayfaların aktığı, akıcı bir kitaptı. Kitabın psikoloji içermesi de kitabı daha akıcı yapmış
Erkan bir sohbet odasına katılır ve 1saat sonra intihar edeceğini söyleyip konuşmaya başlar intihar etmemesini isteyenlerden kendisini ikna etmesini söyler Film izlerken cebimdeki yabancı filmi Vibe verdi ben beğendim
Birazcık SPOİLLLLER Almanya da yaşayan cemal eşcinseldir birgün evinde kalbi sokulmuş şekilde ölü bulunur evde Zeus resmi heykeli vsvs var ilk başta ayin falan için öldürüldüğü sanılıyor başkomiser yıldız ve yardımcısı tobias cinayeti çözmeye çalışıyor 191.sayfaya kadar geldim bence cinayeti…devamıBirazcık SPOİLLLLER
Almanya da yaşayan cemal eşcinseldir birgün evinde kalbi sokulmuş şekilde ölü bulunur evde Zeus resmi heykeli vsvs var ilk başta ayin falan için öldürüldüğü sanılıyor başkomiser yıldız ve yardımcısı tobias cinayeti çözmeye çalışıyor
191.sayfaya kadar geldim bence cinayeti bunun komşusu Rafael ve eşi işledi benim tahminim bu okuyuup devamını gorcez kitap 503 sayfa çok heyecanlı sadece sevmediğim şey bazı bolumlerde mitolojik şeyler anlatıyor oralar sıkıcı ama kitabın içinde olması gerekiyor olayları anlamak için Ahmet Ümit bu sporu yapıyor okuduğum diğer kitapları da çok sardı çabucak okudum..
Burdan bir arkadaşım sayesinde kitap okumaya başladım ona teşekkürler onun sayesinde de 4 aydir falan 40 küsur kitap okudum
Üç gece rüyasında sevdiği kadını görünce, utancından diğer gün pijama ile değil de takım elbiseyle uyuyan Oğuz Atay, o gece rüyasında sevdiği kadının nikah şahidi olmuştur. Boşuna dememişler İnce düşünen incinir diye..!
Spoiler Film en başlarda çok durağan yavaş özellikle son 30 40 dk güzel gerilim de fena değildi kadın oyuncunun güzelliği de eklenince iyi bir yapım çıkmis ortaya sonu da ters köşe benim için değildi mezarı gizlediklerinde anladım kendimi 6.his filminde…devamıSpoiler
Film en başlarda çok durağan yavaş özellikle son 30 40 dk güzel gerilim de fena değildi kadın oyuncunun güzelliği de eklenince iyi bir yapım çıkmis ortaya sonu da ters köşe benim için değildi mezarı gizlediklerinde anladım kendimi 6.his filminde gibi hissettim savaşa gidip gelen adam birdhaa gidince tam sovecektim ölü olabileceği geldi aklıma sovmedim
Spoillerrr İlk 1saaat falsn baya baydı devamı çok iyi Film bir doktur hastasınin silah saldırısına uğraması ile başlar sonra çocuk hastası ölüleri gördüğünü söyler Dr bunu tedavi etmeye başlar benim en başta düşüncem Dokturu vuran kişi çocuktu yani onun büyümüş…devamıSpoillerrr İlk 1saaat falsn baya baydı devamı çok iyi Film bir doktur hastasınin silah saldırısına uğraması ile başlar sonra çocuk hastası ölüleri gördüğünü söyler Dr bunu tedavi etmeye başlar
benim en başta düşüncem Dokturu vuran kişi çocuktu yani onun büyümüş hali sonra film geriye dönüp bu adamın çocukluk halini anlatıyor sandım taaki
Ölüler ölü olduğunun farkında değile kadar orda jeton düştü sonu da çok iyidi
Günaydın Üşenmeden okuyun yazılanları uzun olabilir ama güzel kitap çok iyi... Jan Valjean, sadece bir somun ekmek çaldığı için kürek cezasına çarptırılır. Ancak birkaç kez kaçmaya çalıştığı için cezası on dokuz yıla çıkarılmıştır. 1815'te serbest bırakılır fakat hapisten çıktıktan sonra…devamıGünaydın
Üşenmeden okuyun yazılanları uzun olabilir ama güzel kitap çok iyi...
Jan Valjean, sadece bir somun ekmek çaldığı için kürek cezasına çarptırılır. Ancak birkaç kez kaçmaya çalıştığı için cezası on dokuz yıla çıkarılmıştır. 1815'te serbest bırakılır fakat hapisten çıktıktan sonra inancını kaybeden, topluma öfke ve kin besleyen biri haline gelmiştir. Sefil bir şekilde "D" kasabasına gider. Kasabanın piskoposu ona iyilik gösterir ve böylece Jan Valjean’ın ruhu aydınlanır.
Jan Valjean yıllar sonra kendine böylesine güzel davranıldığı için çok mutlu olur. Fakat Jan Valjean, bu güzel davranışa rağmen kendine engel olamayıp piskoposun gümüş yemek takımlarını çalar. Polis Jan Valjean’ı yakalar ve onu piskoposun karşısına çıkarır. Ancak Piskopos güzel davranışından ödün vermeyerek yemek takımlarını kendisinin hediye ettiğini söyler. Hatta polisin yanında "Şamdanları unutmuşsun" diyerek Jan Valjean’ı kurtarır.
Jan Valjean, piskopostan özür diler ve hayatına dürüst ve erdemli bir insan olarak devam etmeye karar verir. Geçimini sağlamak için Fransa'nın kuzeyinde ucuz mücevher üretimi yapmaya başlar. Burada geçmişini gizler, kısa sürede zengin olmayı başarır ve hatta kasabada herkesin sevgisini kazandığı için belediye başkanı seçilir.
Ancak Jan Valjean'ın geçmişi hakkında şüpheler ortaya çıkar. Polis Javert, bir hırsızlık olayından hareketle araştırma yapar. Polisin araştırdığı konu, "D" kasabasındaki hırsızlık olayına kadar gelir. Jan Valjean yerine aynı isimde olan başka biri tutuklanır.
Bunun üzerine polis Javert, hata yaptığından dolayı Jan Valjean'dan özür dileyip istifa etmek ister. Polisin istifası kabul edilmez ve konu kapanır. Ancak Valjean, kendisi yerine bir başka kişinin hapse atılmasını kendi ahlakına uygun bulmaz. Bu yüzden hapishaneye girer ve yalnızca bir gece kaldıktan sonra hapishaneden kaçar.
Müthiş bir kitap Victor Hugo daha o dönemlerde yani 1800’lü yılların başlarında insan haklarına vurgu yapmakta ve idam mahkumlarının da insan oldukları ve onların da hakları olduğunu ortaya koymaktadır. Dönemine göre oldukça yenilikçi olan bu fikir başlarda Fransız halkı, idarecileri…devamıMüthiş bir kitap
Victor Hugo daha o dönemlerde yani 1800’lü yılların başlarında insan haklarına vurgu yapmakta ve idam mahkumlarının da insan oldukları ve onların da hakları olduğunu ortaya koymaktadır. Dönemine göre oldukça yenilikçi olan bu fikir başlarda Fransız halkı, idarecileri ve burjuvası tarafından kötü karşılanmış ve sert eleştirilerin hedefi olmuştur. Dönemin en ağır cezası olan kürek cezasının detaylarını da ana karakterinin idamını beklerken cezaevinde yaşadığı olaylar üzerinden veren Victor Hugo, insan haklarına aykırı gördüğü kürek cezası ve idam cezasının kaldırılması gerekliliğini savunmuştur.
Dönemin Fransa yargı sisteminde şahitler, jüri, yargıç ve temyiz mahkemesi bulunmaktadır. İdama çarptırılan bir mahkumun giyotin ile başının kesilmesi temyiz dahil yaklaşık 6 hafta sürmektedir. Bu 6 hafta içinde ve özellikle idamına son 24 saat kala idam mahkumu herkesin anlaması gerektiğine inanan yazar, bu amaçla yazımıza konu romanı kaleme almıştır. Ona göre insanın sadece fiziksel şiddete uğraması değil, aynı zamanda 6 hafta boyunca her an kafasının kesileceği hissiyle yaşaması da acımasızcadır. Hele de bunun adli sistemce “asılmak yerine daha ani ve acısız bir ölümle” yapılıyor olduğu belirtilerek meşru gösterilmeye çalışılması ona göre çok anlamsızdır. Çünkü insanın aynı zamanda bir ruhu vardır ve idam edilene kadar ruhunun çektiği ıstıraplar adli sistemce yok sayılmaktadır.
Şurası kesindir ki; tarih Victor Hugo’yu haklı çıkarmıştır ve onun Bir İdam Mahkumunun Son Günü adlı eserinde vurguladığı üzere idam cezası daha sonraları başta Fransa olmak üzere medeni ülkelerce insan haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılmıştır. Bu kapsamda, bütün bu bilgiler ve ruhsal betimlemeler çerçevesinde romanda idam mahkumunun 6 haftalık kısa hikayesi Bicêtre hapishanesi ile idam edildiği Greve meydanı arasında yaşadıkları derin bir sanatsal dille detaylıca anlatılmıştır.