“Ben birisini öldürecektim, Ama kimi öldüreceğimi unuttum. Ben kin güden bir kişi değilim. Yazık, kimi güldürecegimi unuttum. Ben bunları size bir-bir anlatacaktım. Ağlatırım korkusundan ağlayacaktım.”
“İstemem artık ışık, rayiha, renk âlemini; Koklamam yosma karanfille güzel yasemini. Beni bir lahza müsait bulamaz idlale, Ne beyaz bakire zambak ne ateşten lale. Beklemem fecrini leylaklar açan nisanın, Özlemem vaktini dağ dağ kızaran erguvanın. Her sabah başka bahar olsa…devamı“İstemem artık ışık, rayiha, renk âlemini;
Koklamam yosma karanfille güzel yasemini.
Beni bir lahza müsait bulamaz idlale,
Ne beyaz bakire zambak ne ateşten lale.
Beklemem fecrini leylaklar açan nisanın,
Özlemem vaktini dağ dağ kızaran erguvanın.
Her sabah başka bahar olsa da ben uslandım;
Uğramam bahçelerin semtine, gülden yandım.”
Oh, who is she? A misty memory, A haunting face... Is she a lost embrace? Somewhere across the sea of time, A love immortal such as mine Will come to me Eternally. Immortal she, Return to me…
“Sarılayım diye sana geldim, Oysa gördüm yapraksız bir dalsın. Umudumun gözünde sen, Ölümün gülümsemesisin. Ah ne denli tatlıdır, Mezarının başında senin, ey gereksinimli aşk, Dans etmek!”
"Bir insanın karakterini, onunla tartıştığın an anlarsın. Çünkü nezaket sular durulduğunda herkesin takınabileceği bir maskedir; asıl asalet, fırtınada koptuğu ana aittir."