Sion Sono'nun yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiği Japonya yapımı gerilim - dram filmi'dir. Love Exposure ve Koi No Tsumi üçlemelerinin sonuncusu olan bu yapım'da Sion Sono şiddetin pornografisini oldukça keskin ve travmatik bir şekilde kullanarak acımasız bir yapım ile bu kez…devamıSion Sono'nun yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiği Japonya yapımı gerilim - dram filmi'dir.
Love Exposure ve Koi No Tsumi üçlemelerinin sonuncusu olan bu yapım'da Sion Sono şiddetin pornografisini oldukça keskin ve travmatik bir şekilde kullanarak acımasız bir yapım ile bu kez karşımıza çıkıyor.
İki ana karakter ile karşı karşıyayız Murata ve Shamoto, ikisi de tropikal balık işiyle uğraşıyor ve ikisi de çok iyi birer aile babası yalnız Shamoto kendin den genç karısını kızına kabul ettirmek için uzun uğraşlar verirken kızının karışmış olduğu bir hırsızlık olayından sonra onu düştüğü bu kötü durumdan kurtarmak adına onu yanına alarak dükkanın'da iş verecektir fakat ortaya çıkacak korkunç gerçeklerden hiç haberi dahi yoktur, Murata ise Shamoto'nun aksine zayıflığı hiç kabul etmeyen, oto kontrolü sürekli elinde bulundurmayı seven ve ölümle yüz yüze yaşayan bir adam.
Film için öncelikle baştan şunu söyleyim izlerken sizleri fazlasıyla rahatsız edebilir çünkü kadın - erkek ilişkileri, toplumsal yozlaşma, örf ve adetler arasında sıkışmış insanların hızlı değişimlerini dibe vurmuş toplumlar'da +18 ve akıl almaz şiddet içeren sahnelerle birlikte izleyiciye kan dondurucu ve finaliyle şok etkisi yaratacak bir gerilim resitali sunuyor.
Tabiki katıldığı uluslararası çeşitli festivallerden birden fazla ödüllerle ayrılan ve yaptığı filmlerin temasıyla tartışılan bir yönetmen ünvanına sahip olan Sion Sono'nun toplumsal bağlar üzerinden net tespitler yaptığı bu yapımı kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum ama her bünyeye hitap etmeyebilir baştan söyleyeyim 🙃 iyi seyirler sevgili dostlar .."💭
İnsanları etkilemek isterdim, sımsıkı kendime bağlamak. Böylece her şey etrafımda sabit kalacaktı ama her seferinde berbat oldu. Beni öyle çok sevsinler ki ben de onları sevebileyim istedim.." 💭
Yapımcılığını ve yönetmenliğini tod browning'in üstlendiği amerika yapımı kült korku filmi'dir. Sinema tarihinin en rahatsız edici yapımların'dan bir tanesidir yıllarca yasaklı kalmış ve tod browning'in kariyerinin bitiş noktası olmuştur. Bir sirk düşünün içinde gerçek engelleri bulunan kolsuz ve bacaksız insanlar,…devamıYapımcılığını ve yönetmenliğini tod browning'in üstlendiği amerika yapımı kült korku filmi'dir.
Sinema tarihinin en rahatsız edici yapımların'dan bir tanesidir yıllarca yasaklı kalmış ve tod browning'in kariyerinin bitiş noktası olmuştur.
Bir sirk düşünün içinde gerçek engelleri bulunan kolsuz ve bacaksız insanlar, siyam ikizleri, cüceler, iskelet insanlar, sakallı kadınlar, çift cinsiyetli karakterler ve filmin merkezin'de yer alan cüce hans ile gördüğü en güzel büyük kadın olan trapezci cleopatra'nın büyük aşkı.
Filmin öncelikle senaryosu, mekan seçimleri, kostüm tasarımları ve gerçek engelliler'den oluşan oyuncu performanslara zamanın çok ötesinde yapım normal şartlarda 90 dakika olarak çekilmiş olmasına rağmen sansürlü sahneleri makaslanınca süresi 60 dk. düşmüştür.
Zamanında dvd'cileri tek tek arşınladığım ve en son kopyasını kadıköy'de korsan bir dvd dükkanında bulduğum hala arşivimde yerini koruyan 30 yıl boyunca yasaklı kalmış nadide bir yapım'dır.
Eğer gerçek anlamda aykırı ve iç gıcıklayıcı bir film izlemek istiyorsanız sizleri de bu panayıra bekleriz ' iyi seyirler sevgili dostlar.." 💭
Türk sinema ve tiyatrosunun usta oyuncusu Rasim Öztekin abimizi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz .. 😥 Ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiasına baş sağlığı diliyorum .. 🙏
Ne zaman ölmeyeceğimizi bilmediğimiz için, hayat hiç bitmeyecekmiş gibi gelir. ama hiçbirşey çok tekrarlamaz kendini aslında çok az tekrarlar çocukluğunuzun bir öğleden sonrasını, öyle ki, hayatınızı onsuz düşünemediğiniz, sizi derinden etkilemiş bir öğleden sonrayı, daha kaç kez anımsayabilirsiniz ki? belki…devamıNe zaman ölmeyeceğimizi bilmediğimiz için, hayat hiç bitmeyecekmiş gibi gelir.
ama hiçbirşey çok tekrarlamaz kendini
aslında çok az tekrarlar
çocukluğunuzun bir öğleden sonrasını,
öyle ki, hayatınızı onsuz düşünemediğiniz,
sizi derinden etkilemiş bir öğleden sonrayı,
daha kaç kez anımsayabilirsiniz ki?
belki dört, beş kez daha
belki o kadar bile değil
dolunayın çıkışını daha kaç kez izleyebileceksiniz?
belki yirmi
ama yine de herşey, sonsuzmuş gibi gelir.." 💭