Yalnızlık Sirki *Bütün kinlerimiz, kendimizin altında kalmış ve ona kavuşamamış olmamızdan gelir. Bu yaptıklarından dolayı ötekiler’i hiçbir zaman affetmeyiz. *Kendini çekilmez kılmayı bilmeyen kimse yalnızlığına göz kulak olamaz. *Ötekilerden uzaklaşmanın en iyi yolu, onları yenilgilerimizden zevk almaya davet etmektir; sonra,…devamıYalnızlık Sirki
*Bütün kinlerimiz, kendimizin altında kalmış ve ona kavuşamamış olmamızdan gelir. Bu yaptıklarından dolayı ötekiler’i hiçbir zaman affetmeyiz.
*Kendini çekilmez kılmayı bilmeyen kimse yalnızlığına göz kulak olamaz.
*Ötekilerden uzaklaşmanın en iyi yolu, onları yenilgilerimizden zevk almaya davet etmektir; sonra, ömrümüzün kalan kısmında onlardan nefret edeceğimizden emin olabiliriz.
*Ciddi bir öğretimin en güzel yerinde, bir gün öleceğimi keşfettim…
bununla tevazuum sarsıntıya uğradı.
Artık öğrenecek hiçbir şeyimin kalmadığına kanaat getirerek, dünyayı böylesine dikkat çekici bir keşiften haberdar etmek için okulu bıraktım.
*Ancak bir kader sahibi olma mecburiyetinden kaçıldığı zaman günlerde bir tat bulunur.
*Utangaçlık, bir savunma tepkisi olmasından da fazla, anlaşılmamışların megalomanisi tarafından sürekli mükemmelleştirilen bir teknik’tir.
*Tanrı’dan kurtulup kendi içine düşmek niye? Leşi leşle ikame etmek niye?
*Tâli nedenlere eksiksiz bir dikkat göstermeden ne eylem, ne başarı olur.
Hayat bir haşere uğraşısıdır.
*Bana hiç aldanmamış olma kuruntusunu veren, hiçbir şeyi aynı anda nefret etmeden sevmiş olmamamdır.
*Bir tek iyimserler intihar eder; artık iyimser olamayan iyimserler… Diğerlerinin, hiçbir yaşama nedenleri olmadığına göre, niçin bir ölme nedenleri olsun ki?
*Uyku tutmayan gecelere karşı elinde yalnızca sınırlı bir stoku olan imansızın vay haline!
*Hakaretlerin yararlılığını ya da feleğin sillelerinin cazibesini, Stoacılığın buyruklarıyla görecek değiliz. Duyarsızlığı konu alan elkitapları fazla makûldürler. Peki ya herkes kendi berduşluk tecrübesini yapsaydı! Sırtına paçavraları geçirmek, bir yol ağzına dikilmek, geçenlere el açmak, hoşgörülerine maruz kalmak veya sadakalarına teşekkür etmek- ne disiplin ama! Ya da sokağa çıkmak, tanımadığınız kimselere küfür etmek, onlardan şamar yemek…
Uzun süre mahkemelere gidip geldim; yalnızca, sabıkalıları, yasalar karşısındaki üstünlüklerini, düşkünlükteki telaşlarını seyreylemek için… Yine de sokak orospularıyla, o kadınların ceza mahkemesindeki serbestlikleriyle mukayese edildiklerinde acınacak durumdadırlar. Kayıtsızlığın böylesi şaşırtıcıdır; hiç öz saygısı yoktur; hakaretler onların canını hiç acıtmaz; hiçbir sıfat onları yaralamaz.
Kinizmleri, dürüstlüklerinin biçimidir. Muhteşem bir çirkinlikteki on yedilik bir kız, artık kaldırımlara musallat olmayacağı sözünü koparmaya çalışan yargıcı şöyle cevaplar: “Size bunun için söz veremem, Yargıç Bey.”
Kendi gücümüzü ancak aşağılanma durumunda ölçebiliriz. Yaşadığımız utançların tesellisini bulmak için, kendi kendimizi utançlara çarptırmamız, bir yandan herkesin bizi tükürükleriyle şereflendirmesini beklerken, aynaya tükürmemiz gerekirdi.
Tanrı bizi seçkin bir sondan korusun!
*Her yerde olma avantajının sefasını süren, Tanrı değil Acı’dır.
“Ülke dışında mutlu olacağımızı nereden çıkarıyorduk ki? Çevre değişikliği, hesabı görülmüş yüreklerin bel bağladığı geleneksel bir yanılgıdır.” Lolita
“Ölümün gerçekten nasıl hissettirdiğini aktarma yolu yokluktan geçer. Geri kalan ölüm üstüne üretilmiş olan şeylerin hepsi hayal ürünüdür.” oyunculuğun ve hikayenin gösterişsiz, olabildiğince sade güzelliği.
Spoiler içeriyor
Mason: I just feel like there are so many things that I could be doing and probably want to be doing that I'm just not. çok sahiciydi, kendini önce birilerinin kızı sonrasında da birilerinin karısı olarak bulan ve arada bir…devamıMason: I just feel like there are so many things that I could be doing and probably want to be doing that I'm just not.
çok sahiciydi, kendini önce birilerinin kızı sonrasında da birilerinin karısı olarak bulan ve arada bir şeye dönüşememiş afallamış annenin hikayesi beni çok üzdü. kendini işe yaramış hissetmeye ve takdir edilmeye bilaç olan kadınlar çok tanıdık. zamanında yapmaları gerekeni çok sonradan yapan adamlar da çok tanıdık ve bunun hiç adil hissettirmemesi de çok normal.
annenin hayatına “kafan çalışıyor, okumalısın” gibi basit bir yönlendirmeyle bile büyük ölçüde dokunmuş olduğu kişinin karşısına çıkıp onu o anlamsızlıktan kurtardığı sahne çok özeldi.
bütün bunların anlamı ne diyen mason’la aynı yerdeyim. sahiciliği 12 yıla yayılmış olduğu kadar diyalogların sadeliğinden ileri geliyor.
çok güzeldi.
mantık hatalarıyla dolu, netflix’in tüketim çılgınlığı(mız) için taramalı tüfek gibi üretip savurduklarından, aynı örüntüleri takip eden ve büyük isimlerin aksiyon filmlerinin özentisini olan, başrolün ismiyle kurtarabileceğini sanan dizi. ilk defa bu kadar sivri dilliyim, sefil bir hayatım olmasa zaman kaybetmeyi…devamımantık hatalarıyla dolu, netflix’in tüketim çılgınlığı(mız) için taramalı tüfek gibi üretip savurduklarından, aynı örüntüleri takip eden ve büyük isimlerin aksiyon filmlerinin özentisini olan, başrolün ismiyle kurtarabileceğini sanan dizi.
ilk defa bu kadar sivri dilliyim, sefil bir hayatım olmasa zaman kaybetmeyi göze alıp bitirmezdim.
Suggestopedia yaklaşımını inceliyorum alanım gereği. Zamanında öğrencilerin deneysel metotlara tabi tutulduğu, minderlerin serili olduğu-klasik müziğin eşliğinde- yetişkin grubuna birer bardak vodka ikramından sonra öğrenmenin gerçekleştiği oldukça rahat bir dil öğretimi tekniği. Lazanov öğrenme ortamının önemini vurgularken rahatlama tekniklerinin kullanımını da…devamıSuggestopedia yaklaşımını inceliyorum alanım gereği.
Zamanında öğrencilerin deneysel metotlara tabi tutulduğu, minderlerin serili olduğu-klasik müziğin eşliğinde- yetişkin grubuna birer bardak vodka ikramından sonra öğrenmenin gerçekleştiği oldukça rahat bir dil öğretimi tekniği.
Lazanov öğrenme ortamının önemini vurgularken rahatlama tekniklerinin kullanımını da dil öğrenimine katıyor.
Psikolojik bariyerlerin kaldırılması gerektiği yönüyle hümanistik bir yaklaşım olarak inceleniyor.
Uygulanabilirliğinin zorluğu ve öğretmen adaylarının önce pedagojik bir eğitim sürecinden geçmesi gerekliliğiyle eleştiriliyor.
Öğretmen otoritesini öğrencilere güven vermek amacıyla ilan ederken, çevresel öğrenimden de faydalanıyor.
Posterlerin aktif kullanımı, bilinçli ve bilinçdışı öğrenimi aktivize etmesiyle bence çok ilginç bir yaklaşım.
Farkında olmaksızın, efor sarf etmeksizin gerçekleşen öğrenme cidden ilginç bir süreç.
Eleştirdiği bir nokta da içeriğinin anahtar kelimesi sayabileceğimiz infantalization kavramı.
Öğrenci- öğretmen ilişkisini ebeveyn- çocuk ilişkisine benzer bir şekilde kurulmadır ilkesiyle hareket ediyor ki bu bizim eğitim sistemimizde zaten yabancı olmadığımız bir olgu.
Ödevin, sınavın olmadığı, barok müziğin ders prosedüründe kullanımının temel alındığı bir yöntem oluşuyla eğitimcilerin özellikle de yabancı dil eğitimcilerin incelemelerine tabi tutuluyor mütemadiyen.
Yeni bir kimlik seçimiyle öğrencide yapılan hataların kendine ait olmadığı hissi veriliyor ve böylece anksiyeteyi ortadan kaldırıyor.
Kurgusal otobiyografilerini yazan öğrenciler pasif de olsa güçlü bir öğrenme gerçekleştiriyor.
Hatalar yeni kimliğin hatası olup dili üretirken kaçıngan tavır sergilenmemesi hedefleniyor.
Önyargılar, geçmiş olumsuz deneyimler sindirilmeye çalışılıyor.
Kelime öğretimi ve ana-dil çevirisi merkezli ilerleyen dersleriyle benim ciddi ölçüde kale alacağım bir yöntem.
Aklımın yapraklarını, bir bir kopardın Binaların üst katlarına, süslü teraslar yaptın Geçer gider sandım, geçmedi gitti Kurduğun bu mahalle, haritadan silindi Kurduğun bu mahalle, haritadan silindi Aklımın sokaklarını, arar sorarken Kimbilir ben kaç kalp kırdım Zamanın istasyonunu, trenler geçerken Kim…devamıAklımın yapraklarını, bir bir kopardın
Binaların üst katlarına, süslü teraslar yaptın
Geçer gider sandım, geçmedi gitti
Kurduğun bu mahalle, haritadan silindi
Kurduğun bu mahalle, haritadan silindi
Aklımın sokaklarını, arar sorarken
Kimbilir ben kaç kalp kırdım
Zamanın istasyonunu, trenler geçerken
Kim bilir kaç kez kaçırdım, kaç kez kaçırdım
Kaç kez kaçırdım, kaç kez kaçırdım
Şebnem Ferah-Mahalle