Özellikle soundtrack çok iyiydi, bunun yanında TV/Sosyal medya eleştirisi ve komedi/dram/gerilim üçgeni iyi korunmuş. Tam aile filmi, gönül rahatlığı ile izleyebilirsiniz. Araya sokuşturulan siyah ırkçılıkta dikkatimden kaçmadı değil.
Senaryo her ne kadar zayıf olsa da, sinema sanatının en güzel örneklerinden biri olmayı hak ediyor. Özellikle onlarca farklı kültürden alınan karakterler ve mekanlar izleyiciye büyük bir keyif verirken, yine farklı kültürlerden hikayeye uyarlanan sahneler, çekim açıları, kamera kullanımı izleyiciyi…devamıSenaryo her ne kadar zayıf olsa da, sinema sanatının en güzel örneklerinden biri olmayı hak ediyor.
Özellikle onlarca farklı kültürden alınan karakterler ve mekanlar izleyiciye büyük bir keyif verirken, yine farklı kültürlerden hikayeye uyarlanan sahneler, çekim açıları, kamera kullanımı izleyiciyi hayran bırakıyor.
Bir de Justine Waddel adlı oyuncuyu Sibel Tüzün'e benzetmem yüzünden filmi sevemedim.
Hay sizin yapacağınız dizinin ben taaaaa. Sağ gösterip sol vurmak deyimi vardır ya, bu dizi sağ gösterip sol vurmuyor. İkisini birden gösterip, kafa atıyor. Her bölüm farklı bir senaryo içine çekiliyorsunuz, hikaye her seferinde el değiştiriyor. Peter Capaldi var diye…devamıHay sizin yapacağınız dizinin ben taaaaa.
Sağ gösterip sol vurmak deyimi vardır ya, bu dizi sağ gösterip sol vurmuyor. İkisini birden gösterip, kafa atıyor.
Her bölüm farklı bir senaryo içine çekiliyorsunuz, hikaye her seferinde el değiştiriyor.
Peter Capaldi var diye başladım pişman etmedi diyeceğim ama izlediğime bin pişman oldum. Zaten yarım aklım vardı o da gitti.
İlk sezonlar büyük bir hayranlıkla izliyordum fakat 4. Sezon diyaloglar, oyunculuklar iyice sırıtmaya başladı ve seyir zevki çok düştü. Son sezona katlanabilirseniz oldukça iyi bir senaryosu var ama oyunculuk ve diyaloglar Arka Sokaklar seviyesinde.
Neredeyse her sahnesinde güldüğüm bir film oldu. Hepimizin yaşadığı bir dönem yaşıyor kahramanımız ve doğum gününde yalnız hissetmek istemiyor. Tereddüt etmeden açıp izlenecek bir aile filmi.
Yakın zamanda izlediğim Fermat's Room filminin yükseltilmiş versiyonuydu diyebilirim. Gerilim dozu daha yüksek ve izleyicisini ekrana kilitlemeyi çok iyi başarmış bir yapım. 2. Filmi izleyip izlememekte kararsızım, çünkü bu tarz yapımlarda devamı çok iyi olmayabiliyor. Bkz. Testere Serisi.
Sonu gerçekten beklenmedik oldu. Her ne kadar eşcinsel dayatmalardan hoşlanmasam da, Ruhani varlıkların cinsiyetsiz olduğu varsayıldığında (Ortadoğu dinlerinin yalancısıyım) bu iki karakter için hoşgörülebilir. Aslında 1. Sezonda bunun izleri vardı ama buna değil de resmin bütününe odaklanmış olmalıyım ki ayrıntıyı…devamıSonu gerçekten beklenmedik oldu.
Her ne kadar eşcinsel dayatmalardan hoşlanmasam da, Ruhani varlıkların cinsiyetsiz olduğu varsayıldığında (Ortadoğu dinlerinin yalancısıyım) bu iki karakter için hoşgörülebilir.
Aslında 1. Sezonda bunun izleri vardı ama buna değil de resmin bütününe odaklanmış olmalıyım ki ayrıntıyı gözardı etmişim.
İki zıt kutbun varoluşa olan etkisi cidden izlemeye değer.
2. Sezon bir öncekinden çok farklı değil aslında, bu sefer dünya dışı ama yine dünyevi duygular hakim senaryoya.
1. Sezon kadar etkileyici olduğunu söyleyemem ama yine tekrar edeceğim. Sheen ve Tennant ikilisi bambaşka.
Arkadaş bu nedir yahu? Niye başıma bela ettiysem, iyice acıların çoçuğuna döndük. Sanırım bana bu kadarı yeter. Birinci sezona bile nasıl katlandım, izledim bilmiyorum. Zaten kız itici vızık vızık vızık durmadan konuşuyor, en sevmediğim canlı çeşidi. Bir ara çocuklar merak…devamıArkadaş bu nedir yahu? Niye başıma bela ettiysem, iyice acıların çoçuğuna döndük. Sanırım bana bu kadarı yeter.
Birinci sezona bile nasıl katlandım, izledim bilmiyorum. Zaten kız itici vızık vızık vızık durmadan konuşuyor, en sevmediğim canlı çeşidi.
Bir ara çocuklar merak saldı diye Zebra İspinozu almıştık, dayanamadım verdim komşuya, kızında bu kuşlardan farkı yok.
Çok konuşan insandan zarar gelmez derler ya, kim dediyse onu halt etmiş. Safkan baş ağrısı başka bir şey değil.