📌... ABD'de herhangi bir üniversitede okuyan kendini elit zannediyor. Türkiye'de üst sınıfın çocuklarını Levent'ten Aksaray'a bırakırsan simit bile alamazlar...Bizde elit çocuk diye yetiştirilenlerin neyin eliti olduğunu anlamak zor. Kitabı okumaya başlarken bu kadar güzel bir okuma süreci geçireceğimi düşünmemiştim. Sanki…devamı📌... ABD'de herhangi bir üniversitede okuyan kendini elit zannediyor. Türkiye'de üst sınıfın çocuklarını Levent'ten Aksaray'a bırakırsan simit bile alamazlar...Bizde elit çocuk diye yetiştirilenlerin neyin eliti olduğunu anlamak zor.
Kitabı okumaya başlarken bu kadar güzel bir okuma süreci geçireceğimi düşünmemiştim. Sanki soruları soran benmişim ve güzel bir sohbetin ortasındaymışım gibi hissettim. İlber Ortaylı'yı popülaritesinden dolayı tanıyor olsam da bu derecede entelektüel bir insan olduğunu asla hayal edemezdim ve çok şaşırdım. Beni rahatsız eden tek şey kitapta soruların yazı tipiydi, üstüne bir de italik ve koyu olması gözlerimi çok yordu.
Açıkçası kişisel gelişim kitaplarına pek sıcak bakmam ve okumayı da tercih etmem. Bu kitap kişisel gelişim türü adı altında olsa da bana pek öyle gelmedi, yani ortada gerçek deneyimler ve realite vardı, "her şeye rağmen mutlu ol, istersen başarabilirsin" zırvaları yoktu. Yine de şu bir gerçek kitap daha çok üst sınıfa hitap ediyordu. Yani gençlerin sürekli Amerika'ya seyahat etmesi ve ailelerin çocuklarını Amerika'da okutmasına karşı çıkılması kısmı...Aman efendim şuraları gezin, şu okullarda okuyun! - vb. konular-
Bana Türkiye'deki çoğunluğun yaşam standardı göz önünde bulundurulduğunda biraz absürt geldi.
Yani moral olsun diye söylüyorum yorumlarda yirmi beş yaşından sonra okuyanlar için hayal kırıklığı felan yazmışlar, on dokuz yaşındayım aynı hayal kırıklığını yaşadım. Daha doğrusu neredeyse on dokuz yılı yaşamadan yaşamış olmanın üzüntüsünü hissettim. Hayır isterseniz kitabı on yaşında okuyun şu ülkede opera dinlenir, şu ülkede yaşanır, şu ülkede yemek yenir, şu ülkede kafa tatili yapılır...vs. hangimizin hayat şartları bunları uygulamaya elverişli ki? Tamam dramamızı ortaya koyduktan sonra biraz da pozitif yaklaşalım, en azından önerilen kitaplar okunabilir, filmler izlenebilir, kendi adıma İstanbul'da önerilen her yeri gezebilirim, belki bir dil öğrenebilirim, şehirler arası birkaç yere gitme şansım olur bence, uzun yurtdışı listesinden de bir yer seçebilirim -bu yolculuğu yapana kadar yaşlanmazsam tabi-.
Sonuç olarak elitlik içinde boğulmayı aklı olan herkes ister, yarınlar yokmuşçasına ülke ülke gezmeyi de ama paramız yok. Şaka bir yana muhakkak okumanızı öneririm. Gerçekten bir farkındalık yaşatıyor, konulardan biri dikkatinizi çekmese bir diğeri çekiyor ve farklı şeyler keşfedebiliyorsunuz, evet bazı acı gerçekler can sıkıyor ama hayat da çok tatlı değil ki zaten. Keyifli okumalar dilerim!!!!
Yorumumu yurdum insanının anlamlı cümleleriyle sonlandırıyorum:
"Bizi her şey sinirlendirir çünkü paramız yok."
-Dayının biri
"Fakirliğe okeyim ama keşke vizyonum dar olsaydı hem fakir olup hem vizyonumun geniş olması çok kötü ** plan çok ama bi şey yapamıyoz."
-Twittercı bir abi