Bana ülkeni söyle sana dizini söyleyeyim. Netflix Türkiye yapımı bir dizi mi ,ııh almayayım. Üyeliği iptal mi etsem diye düşünüyor sonra iyi işler de var diye vazgeçiyorum. Aile dizimi Google 'da en cok arananlardan olmuş, demek epey bi izlenmiş.Umarım izleyip…devamıBana ülkeni söyle sana dizini söyleyeyim. Netflix Türkiye yapımı bir dizi mi ,ııh almayayım. Üyeliği iptal mi etsem diye düşünüyor sonra iyi işler de var diye vazgeçiyorum.
Aile dizimi Google 'da en cok arananlardan olmuş, demek epey bi izlenmiş.Umarım izleyip geçer etkisinde kalıp, şarlatanların eline düşmez insanlar, etik açıdan da sorunlu bir iş.
Ülkelerin toplumsal ve siyasi dinamikleri ve o ülkedeki sosyal trendler dijital platformların bu ülkelere getirdikleri içeriğin kalitesini de belirler.Pazar araştırmalarıyla içerikler az çok belirlenir.
Bu yönüyle de dijital platformların demokratikleştirici değil totaliter devletlerde birer propaganda aracı olarak işlev görebileceğini düşünüyorum ve benim doktora çalışmam da Türkiye'de dijital platformların içerik politikaları üzerine.
Türkiye toplumunun içinde bulunduğu yozlaşma, vasatlık, cahillik ve bunun beraberinde pozitif bilimlere olan güveninin erimesi şu anda Netflix gibi bir mecranın bile Türkiye kataloğunu eritmiş durumda.
topluma afyon verircesine insan aklıyla dalga geçen içerikleri üreten bu platformların bunu başka toplumlarda da aynı ölçüde yapabileceğini sanmıyorum, ya da bu şekilde kayıtsız kalınacağını.
Mesela Zeytin Ağacı mesela Aşkın Kıyameti isimli ikisi de Netflix film yapımı olan dizi ve film. Ben bir yapımcı ve aynı zamanda yüksek eğitimini sinema üzerine de yapan biri olarak soruyorum kimse mi bu filmlerin dramatik yapısını incelemiyor.
Kimse mi neden sonuç ilişkisi kurmuyor? Bu filmler pozitif bilim karşıtı söylemlerden senaryo çıkardığını sanan safsatalar dizisi.
dini tarikat ve cemaatlerin yanında, bir de üst orta sınıfın yaşadığı kolay yoldan selamete erme, bunalmışlıklarından kurtulma adına para ile eğitim, terapi kisvesi altında tersi bir yapıyı da görüyoruz bu tarz film ve dizilerin izleyici kitlesinde.
Geçenlerde bir oyuncunun çıkıp şeriatı savunması boşuna değil. İktidar, medya, film endüstrisi ve eğitim sektöründe, her koldan bu toplumun içine itildiği cehaletten nemalanmaya çalışan bir güruh var.
Gülseren Budayıcıoğlu dizilerine ise hiç girmek istemiyorum, o kadın ve yapımcı şirket bu zamanın acılarının simsarlarından başka bir şey değil kanımca.
fakat gelecek dönemde de bu tarz içeriklerin artacağını düşünüyorum çünkü toplumda mantık çerçevesinde hesap sorma, tartışma kültürü, neden sonuç ilişkisi kurma ve eleştirel bakış açısı tümden günlük hayattan çıkarılmış durumda .. "