2026 (3. Film) @mmusa'nın önerisi üzerine listeme eklemiştim. Ona kısa sürede izleme sözü versem de maalesef arkadaşlarla izleyelim demiştik. Biraz benden bağımsız sebeplerden olsa da şükür izleyebildik:) Filmin konusu: Özel bir detektif, bir hastanın gizemli ölümünü araştırmak için akıl hastanesine…devamı2026 (3. Film)
@mmusa'nın önerisi üzerine listeme eklemiştim. Ona kısa sürede izleme sözü versem de maalesef arkadaşlarla izleyelim demiştik. Biraz benden bağımsız sebeplerden olsa da şükür izleyebildik:) Filmin konusu: Özel bir detektif, bir hastanın gizemli ölümünü araştırmak için akıl hastanesine yatar ve düğümler birbiri ardına çözülür.
Filmin yönetmen koltuğunda aylar önce keşfettiğim Oriol Paulo oturuyor. Kendisi "Ceset" ve "Görünmeyen Misafir" filmlerinin de yönetmeni. Hatta öyle ki filmin başrolü Bárbara Lennie Görünmeyen Misafir filminde de yönetmenin birlikte çalıştığı oyunculardan biriydi. Filme gelirsem Oriol Paulo'nun bu filmi yaparken "Zindan Adası" filminden esinlendiğini, bazı benzerlikler olduğunu düşünüyorum. Yönetmenin 4 filminden 3 tanesini izleyen biri olarak diğer iki filmi ile kıyasladığımda süre olarak daha uzun konu işleyişi olarak daha ağır ilerleyen bir iş vardı. Bu konuda diğer iki filmden ayrılan bir tarzı var diyebilirim. Genel olarak filmin gizem büyüsü izleyiciyi son sahneye kadar ekranda tutmayı başarıyor. Ancak kanımca yönetmenin diğer iki filmine göre hikayenin tahmin edilebilirliği de bir tık daha basitti. Her şeyi tahmin etmek elbette imkansızdı ancak sonu ihtimal dahilindeydi.
Sonuç olarak gayet keyifle izlediğim bir film oldu. Ters köşe, gizem tarzı yapımları hep sevmişimdir. Bu filmde benden geçer not aldı. Yönetmenin filmleri arasında kıyas yaparsam;
1- Görünmeyen Misafir
2- Ceset
3- Çarpık Çizgiler derdim. 3 filmi de mutlaka izleyin.
7.3/10
Film Hakkında Özel Detaylar (Spoiler Uyarısı)
1- Filmde sigara kullanımı çok dikkatimi çekmişti. Sigaranın ekran süresi oldukça uzundu. 1979 İspanya'sında kapalı alanlarda, hastanelerde sigara içmek son derece yaygınmış. Bir "sosyal statü" bir "rahatlama aracı" olarak görülüyormuş. Alice'in sorgulamalar sırasında sigara yakması onun karşısındakinden korkmadığını aksine durumu kontrol ettiğini gösterir. Sigarayı tutuşu bile onun bir "hanımefendi" olduğunu kanıtlar niteliktedir.
2- Film Torcuato Luca de Tena'nın 1979 tarihli çok meşhur bir romanından uyarlama. Yazar bu kitabı yazabilmek için gerçekten akıl hastanesine yatmış. Yani filmdeki tuhaf karakterlerin çoğu yazarın gerçek hayatta karşılaştığı insanlardan esinlenilmiş.
3- Filmin orijinal adı "Los renglones torcidos de Dios" Bu isim, akıl hastalarının "Tanrı'nın yanlış yazdığı veya eli titrediği için yamuk olan çizgileri" olduğu inancına bir gönderme. Alice ise kendisini o kağıttaki en düz çizgi sanıyor. Ama aslında o da aynı mürekkebin bir parçası.
4- Film boyunca Alice'i sürekli aynalara bakarken veya camdaki yansımasını görürken izleriz. Yönetmen Oriol Paulo Alice'in "çift kişilikli" veya "parçalanmış" zihnini bizlere hissettirmek için bu görsel hileyi sürekli kullanıyor.