bu kitabı bitirdikten sonra ben ne okudum diye sordum kendime Çin'in tek çocuk politikasını siyasal bir eleştiriden daha çok politikanın yarattığı duygusal boşluk ile eleştiriyor. Bayan Ming lüks bir otelde tuvalet temizlikçisidir. Fransız bir iş adamıyla tanıştıktan sonra Bayan Ming'in…devamıbu kitabı bitirdikten sonra ben ne okudum diye sordum kendime
Çin'in tek çocuk politikasını siyasal bir eleştiriden daha çok politikanın yarattığı duygusal boşluk ile eleştiriyor.
Bayan Ming lüks bir otelde tuvalet temizlikçisidir. Fransız bir iş adamıyla tanıştıktan sonra Bayan Ming'in dünyasına giriyoruz. İş adamına 10 çocuğu olduğunu söyler adam buna inanmasa da Bayan Ming'e duyduğu derin sevgisi ve aynı zamanda bayan ming'in kurgusunu merak ettiği için bu oyuna dahil oluyor.
Bayan ming'in 10 çocuk olayı ise çok daha farklı ve sanıldığından çok daha güçlü bir derinliğe sahip.
Kitaba bayıldım kısa olduğu için de tadı damağımda kaldı.
Spoiler içeriyor
geç kaldığımı düşündüğüm mükemmel bir kitap. Dilin bir ülkenin, milletlerin kaderini nasıl değiştirdiğini, Eliezer Ben-Yehuda'nın ölü ve din dili olan İbraniceyi nasıl yeniden dirilttiğini, bu ideali uğruna ailesinden nasıl koptuğunu okuyoruz. Ben-Yehuda İbranice'nin derslerde okutulması ve günlük hayata geçirilmesi gerektiğini…devamıgeç kaldığımı düşündüğüm mükemmel bir kitap. Dilin bir ülkenin, milletlerin kaderini nasıl değiştirdiğini, Eliezer Ben-Yehuda'nın ölü ve din dili olan İbraniceyi nasıl yeniden dirilttiğini, bu ideali uğruna ailesinden nasıl koptuğunu okuyoruz. Ben-Yehuda İbranice'nin derslerde okutulması ve günlük hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor öyle ki daha kelime dağarcığı aşırı az olan bir dilin evde konuşulması gerektiğini söylüyor eşi ve oğluna diğer dilleri konuşmalarını yasaklıyor. Bu yüzden ne eşi ne de oğlu dışarı çıkabiliyor ne de oğlu 4 yaşına kadar konuşabiliyor. Öyle ki gelen misafirlere bile İbranice konuşamayınca işaret diliyle konuşmaya başlıyorlar. Günde 18–19 saatini çalışma odasında geçirip ülke ülke kütüphaneleri, külliyatları inceleyip İbranice kelime hazinesini genişletmek için elinden gelenin fazlasını da yapıyor. Ve başarılı da oluyor. Bugün konuşulan modern İbranicenin kurucusu Eliezer Ben-Yehuda. Zamanında kendileri dindarlar tarafından çok sert bir şekilde eleştirilmesine rağmen şu an sokaklarda ismi yaşatılan biri. Yahudi ve siyon mücadelesini güzellemiyorum ancak ideallerimiz için ne kadar vazgeçebiliriz kendi rahatımızdan, bu dava bilincini neden önemsemeliyiz konusunda sağlam bir motivasyon kaynağı.
kitap son son Osmanlı paşalarından Şakir Paşa'nın torunu Füreya Koral'ın hayatını anlatıyor. Şakir Paşa ailesi sanatla, dönemin siyasetiyle uğraşmış, vizyonlu, eğitimli bir aile. Füreya da bu ailenin en büyük kızı Hakkıye Koral'ın kızı. Babası Mustafa Kemal Atatürk'ün sınıf ve asker…devamıkitap son son Osmanlı paşalarından Şakir Paşa'nın torunu Füreya Koral'ın hayatını anlatıyor. Şakir Paşa ailesi sanatla, dönemin siyasetiyle uğraşmış, vizyonlu, eğitimli bir aile. Füreya da bu ailenin en büyük kızı Hakkıye Koral'ın kızı. Babası Mustafa Kemal Atatürk'ün sınıf ve asker arkadaşı Emin Bey aynı zamanda.
Füreya'nın hayatı mücadeleyle, hatalarla geçiyor ancak bu hataları yine kendi içindeki güce tamamen inanarak telafi ediyor. Mutsuzluk ve art arda gelen kötü olayları teyzesi Fahrünnisa gibi resimle atlatmaya çalışıyor ancak gerçek mutluluğu seramik ile buluyor. Azim, sabır ve yürekten bir istekle sıkı sıkı sarılıyor seramiğe ve böylece arkasından onlarca sanatçı bırakacak, dünyada ve cumhuriyetin ilk yıllarında ağızları açık bırakacak eserlerle sergilerini açacak.
mükemmel bir kitap, bitmesin diye azar azar okudum hep.
kitap fakir bir ailenin kızlarını zengin bir aileye emanet emanet etmesiyle başlıyor. Evlat acısı çeken Kinsella ailesinin ve kız arasındaki bağın ilmek ilmek işlendiğine şahit oluyoruz. Hem içimi burkan hem de ısıtan bir kurguydu sonu ise çok üzüldüğüm bir sondu.…devamıkitap fakir bir ailenin kızlarını zengin bir aileye emanet emanet etmesiyle başlıyor. Evlat acısı çeken Kinsella ailesinin ve kız arasındaki bağın ilmek ilmek işlendiğine şahit oluyoruz. Hem içimi burkan hem de ısıtan bir kurguydu sonu ise çok üzüldüğüm bir sondu. Kitapta olay yok sadece bir kız ve ailenin günlük yaşantısını okuyoruz, çok beğendiğim bir kitap oldu
kitaba bayıldım. gotik edebiyatından okuduğum ilk kitaptı. kurgusu, konusu güzel, kahraman bakış açısıyla yazılması da güzel sadece sonu biraz aceleye getirilmiş geldi bana daha heyecanlı bir şekilde sonlanabilirdi.. soluksuz okudum 8/10'luk bir kitap
Spoiler içeriyor
Kitap başkarakter Nora'nın intihar ve yaşamak arasındaki kararsızlığıyla başlıyor. Nora keşkeleri içinde boğulan bir karakter ve bu yüzden ölmek istiyor önünde bir hayat olmadığını düşünüyor. Tabii bu kararsızlıkla beraber gerçeklikten uzak bir kütüphaneye düşüyor ve Bayan Elm ile tanışıp pişmanlıklarının,…devamıKitap başkarakter Nora'nın intihar ve yaşamak arasındaki kararsızlığıyla başlıyor. Nora keşkeleri içinde boğulan bir karakter ve bu yüzden ölmek istiyor önünde bir hayat olmadığını düşünüyor. Tabii bu kararsızlıkla beraber gerçeklikten uzak bir kütüphaneye düşüyor ve Bayan Elm ile tanışıp pişmanlıklarının, keşkelerinin olduğu hayatları yaşamaya başlıyor. Kitap bu konu üzerine kurulu verilmek istenen mesajı beğendim ancak kitap bu kadar abartıya değer mi çok bilemedim. Eminim hayata bakışınızı çokça değiştirecek, artık keşke derken düşünecek raddeye geleceksiniz. Sade,gayet anlaşılır ve yormayan bir dili vardı. Matt Haig'in okuduğum ilk kitabıydı iyi bir seçim yapmışım diye düşünüyorum yazarı tanımak için okunacak ilk kitap olabilir bence
bu diziyle ilgili konuşulacak o kadar çok şey var ki.. izlerken ağladığım ekranı bulanık gördüğüm, bazı sahnelerinde ise boğazımın düğümlendiği tek dizi oldu. ae-son ve gwansik'in hayatları, aşkları, evlatları için gösterdikleri mücadeleye hayran kaldım. saf iyi niyetlerinin ve mücadelelerinin sayesinde…devamıbu diziyle ilgili konuşulacak o kadar çok şey var ki.. izlerken ağladığım ekranı bulanık gördüğüm, bazı sahnelerinde ise boğazımın düğümlendiği tek dizi oldu. ae-son ve gwansik'in hayatları, aşkları, evlatları için gösterdikleri mücadeleye hayran kaldım. saf iyi niyetlerinin ve mücadelelerinin sayesinde ilerde karşılaştıkları sorunları çözdüler, dostları oldu. Biri bu dizi için hayatınızın 3 döneminde izleyin diyordu gençken, anneyken ve yaşlıyken izleyin diyordu. Kesinlikle öyle bir dizi içimi hem burktu hem açtı IMDb puanını sonuna kadar hak ediyor. iu ve bogum'un oyunculukları karşısında şok oldum özellikle de 6.bölümde... canım sıkıldığında ya da gerçekten kötü olduğum bir anda elimin gideceği bir dizi oldu
Spoiler içeriyor
bridgerton'a bayılan biri olarak buna da bayıldım, bu kadar iyi olacağını asla tahmin edemezdim. Charlotte'nin mücadelesini, aşkından vazgeçmemesini izlemek müthiş zevk verdi bana. 6 bölümlük kısa bir dizi bana kalırsa bridgerton'dan sonra izlenmeli en azından ilk 2sezondan sonra izlenmeli çünkü…devamıbridgerton'a bayılan biri olarak buna da bayıldım, bu kadar iyi olacağını asla tahmin edemezdim. Charlotte'nin mücadelesini, aşkından vazgeçmemesini izlemek müthiş zevk verdi bana. 6 bölümlük kısa bir dizi bana kalırsa bridgerton'dan sonra izlenmeli en azından ilk 2sezondan sonra izlenmeli çünkü leydi danbury ve violet bridgerton'un gençlik hayatlarını da izliyoruz. Kraliçe, leydi danbury ve violet bridgerton'un arkadaşlığının nasıl geliştiğini görüyoruz. Neyse kral George'a gelirsek ilk başta aşırı sinirleniyorsunuz ancak neden kraliçeden ayrıldığını, uzaklaştığını görünce de öfkem geçti. George gittikçe deliriyor, bu deliliğe karşı mücadelesi de aşırı zorlu ve acılı geçiyor. Kraliçe'ye zarar vermekten korkuyor kısaca konu bunun üzerinden ilerliyor. Dizinin en bayıldığım sahneleri ise George ve Charlotte'nin tanışması, oradaki repliklere bile bayıldım ikinci olarak da dizinin final sahnesini çok sevdim. Tanışma sahnesine atıfta bulunulmuştu ayrıca son sahne bir nevi George'un Charlotte'ye olan minnettarlığının da bir gösterimi oldu🥹 kesinlikle izlenmeli!!