Adı konamayan bir merak gibiydi aslında; çok şey söylenmedi ama her şey hissedildi. Cümleler kısa kaldı, bakışlar biraz daha uzun. Kimse büyük laflar etmedi çünkü asıl konuşan, arada kalan o küçük sessizliklerdi. Ne olacağını bilmeden aynı masada oturmak, sanki ihtimallerle…devamı