Kaliteli, çocuklar icin değil de daha çok derin anlamları olan, izlendikten sonra derin izler bırakan bir animasyon film önerisi lazım dostlar. (Nasıl da emir verir gibi yazıyorum ama ya 😂😂, buralar eskiden dutluktu yeenim sjsnsnjs)
Sesli kitap severlere güzel bir haberim var. YouTube'da Shockvoice adında bir kanal var. Anlatıcının sesini orada burada, sosyal medyada falan duymuş olma ihtimaliniz var. Kendisi ürettiği güzel içeriklerin yanı sıra sesli kitap da kaydediyor. Dinlemek oldukça keyifli tavsiye ederim.
Spoiler içeriyor
30 Haziran 2022 tarihinde izledim. 🔎 Filmi anlatmayacağım sadece kendi fikirlerimi söyleyeceğim. Ben açıklamayı okuyunca daha farklı şeyler bekledim. Evet, filmde geleneğe karşı çıkma teması vardı ama istediğim gibi değildi. Ayrıca cadıya n'oldu? Bilen yok. 🔎 Filmde Merida'nın ok yeteneğinden…devamı30 Haziran 2022 tarihinde izledim.
🔎 Filmi anlatmayacağım sadece kendi fikirlerimi söyleyeceğim. Ben açıklamayı okuyunca daha farklı şeyler bekledim. Evet, filmde geleneğe karşı çıkma teması vardı ama istediğim gibi değildi. Ayrıca cadıya n'oldu? Bilen yok.
🔎 Filmde Merida'nın ok yeteneğinden çok ayılara yer verilmiş 🙄😒. Diyeceklerim bunlar.
🔎 Ha bir de unutmadan, değinmek istediğim diğer nokta:
1) Filmlerde şey çok yaygındır, ana karakter bir hata yapar.
2) Hatasının yüzünden bir yakını, sevdiği zarar görür, kaybolur vs
3) Sonda ise mutlu mesut yaşarlar.
Bu mu yani? Ya hayat böyle değil arkadaşlar. Hataların geri dönüşü olmayan bedelleri vardır. Ben eminim ki filmin sonunda Elinor ayı olarak kalsaydı seyircide çok daha derin bir iz bırakırdı. Ama öyle olmadı, klasik senaryo.
🔎 Sadede gelirsek, film güzeldi kötü diyemem. Ama pek de bir esprisi yok yani. Bir Soul, Wall-E değil yani. Kardeşinizle, çocuğunuz ile falan izleyebilirsiniz
Filme puanım 6/10
Hey gidi günler. Ne izlerdim ha. Çok eğitici bir seri aslında. Keşke yeni nesil de görse. Seni unutmayacağım Zabu Mafu (artık nasıl yazılıyorsa sjsjsj)
Düşük bütçeli olmasına rağmen muhteşem ötesi bir film. Yönetmene ve senariste hayran kaldım. Izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. 🔎 Film bir gece evde oturan 8 kişinin o akşam başına gelen ve başka evrenlerden gelen kendileri ile o akşam başlarına gelen ve…devamıDüşük bütçeli olmasına rağmen muhteşem ötesi bir film. Yönetmene ve senariste hayran kaldım. Izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.
🔎 Film bir gece evde oturan 8 kişinin o akşam başına gelen ve başka evrenlerden gelen kendileri ile o akşam başlarına gelen ve yaşadıklarını konu alıyor.
🔎 Filmde çok fazla ayrıntı mevcut. Aslında filmi izlerken her saniye başka evrenleri görüyoruz lakin farkında değiliz. 25. Kare adlı YouTube kanalında filmi çok güzel anlatmışlar. Izledikten sonra bakın derim.
Filme puanım 9/10. Muhteşemdi ya
Spoiler Içeren Kısım:
.
.
.
.
.
..
.
.
.
.
🔎 Filmin başında arabada gelen kadın karakterin ilk vardığı ev aslında onun evreninde değil. Daha yolda iken telefonu kırılıyor ve bu da kuyruklu yıldızın etkisinin başladığı anlamına geliyor. Eve gelirken karanlık yoldan geçiyor ve 5 milyon evrenden birine giriyor. Ayrıca bunu ilk baştaki konuşmalarda da fark edebiliyoruz. Karakterler birbirlerine çok yabancılar. Birisi oyuncu olduğunu söyleyince diğerleri çok şaşırıyor. Çünkü her biri farklı evrenlerden.
Karşısındaki erkeğin penisinin boyu yerine kalbinin boyuna önem veren kadınlar azalıyor. Erkekler geniş göğüs ve kalçaya tamah ediyor. Umarım "Geniş bir göğüs geniş bir kalbe de ev sahipliği yapıyordur" diye düşündükleri için böyledir :) Para her şeyi yutuyor. Sevişmek ile…devamıKarşısındaki erkeğin penisinin boyu yerine kalbinin boyuna önem veren kadınlar azalıyor. Erkekler geniş göğüs ve kalçaya tamah ediyor. Umarım "Geniş bir göğüs geniş bir kalbe de ev sahipliği yapıyordur" diye düşündükleri için böyledir :) Para her şeyi yutuyor. Sevişmek ile seks aynı kefeye koyuluyor. İnsanlar ruhlarını satıyor, uyanın dostlar. Madde egemen oluyor. En son kim ruhunuza iltifat etti he? Kim? Hayat kısa, ölüm var. Gidin insanlara gerçekten aşık olun, onları sevin, sevişin, öpün, sarılın, bakışın...
Dostlar, bir şey fark ettim ya gece gece. Elde bulaşık yıkamak insana çok iyi geliyor ya. Böyle herkes uyurken veyahut tek başınıza iken arkada sevdiğiniz bir parça kısık veya orta seste çalarken bulaşıkları köpüklemek insanı düşüncelere daldırıyor. Kendiniz, aileniz, geçmişiniz,…devamıDostlar, bir şey fark ettim ya gece gece. Elde bulaşık yıkamak insana çok iyi geliyor ya. Böyle herkes uyurken veyahut tek başınıza iken arkada sevdiğiniz bir parça kısık veya orta seste çalarken bulaşıkları köpüklemek insanı düşüncelere daldırıyor. Kendiniz, aileniz, geçmişiniz, geleceğiniz, yaptıklarınız ve yapamadıklarınız, hayat, ölüm ve daha birçok şey üzerine düşünüyorsunuz. Köpükler suyla beraber giderken adeta geçmişinizdeki acılar silinip gidiyor. Tavsiye ederim. Yalnız olun, elde yıkayın, müzik açın. Ha olmazsa da üzülmeyin :) en azından bulaşıklar bitmiş olur.
Kısa Bir Hikaye :)) Yukarı doğru baktı. Tüyleri bir anlığına da olsa diken diken olmuştu. Karla karışık yağmur yağmaktaydı. Penceresinin geniş çerçevesinden izliyordu dışarıyı. Eline bir sigara aldı ve "Benzini siz döktünüz bu hayata, yakan da ben olayım." dercesine yaktı…devamıKısa Bir Hikaye :))
Yukarı doğru baktı. Tüyleri bir anlığına da olsa diken diken olmuştu. Karla karışık yağmur yağmaktaydı. Penceresinin geniş çerçevesinden izliyordu dışarıyı. Eline bir sigara aldı ve "Benzini siz döktünüz bu hayata, yakan da ben olayım." dercesine yaktı çakmağı. Dip bir başkaydı. Küçücük bir hayatı vardı. Nesnel olarak sayıya dökünce uzundu belki ama ona sorsan yeni doğmuş ve ölmek üzere olan bir bebekti. Sahi bebek, evet bebek. Bir bebeği olsun çok isterdi. Kucağına alıp sarılabileceği bir bebek. Ona anne diyecek bir bebek. Kimseler yoktu sokakta. Dışarı çıkmak istedi. Sigarası henüz tam yanmamıştı bu yüzden bitirmeden camın önünden gitmek istemedi. "Şu sokağın dili olsa keşke de beni bana anlatsa, çoğu insandan daha iyi tanır beni şu asfalt." diye geçirdi içinden dumanını dışarı üflerken. 3 gündür sigara içmiyordu. Almaya ne vakti ne de parası olmamıştı çünkü. Yıllardır içtiği en lezzetli sigaraydı belki de. Çünkü uzun olarak nitelendirilebilecek kadar bir süre zarfı boyunca ayrı kalmıştı sigaradan. Tıpkı çocukluğundan beri sadece bir kez aşık olup ardından da onu unutup yıllar sonra bir kez daha aşık olması gibi. İçtiği sigara ile yaşadığı aşk arasında böyle bir benzerlik vardı işte. Sadece bu mu, sayalım teker teker belki sabaha biter. İkisi de ona zarar veriyordu, ikisini de bırakmaktan acizdi, ikisi de bir gün son bulacaktı, ikisi de onu toplumdan ve insanlardan, her şeyden soğutuyordu, ikisi de onu düşüncelere daldırıyordu... Daha çok saymak mümkün ama şimdilik aklıma gelenler bunlar. Şimdilerde yalnızdı. Kimse yok, gerçi ona sorsan gerek de yok. "Artık tükenmiş olan birisi için" diye geçirdi içinden, "ölüm çok da korkunç olmasa gerek" diye de ekledi. 8. kattan aşağı baktı. "Atlarsam, 10 saniye sonra aşağıda olurum. Peki o 10 saniyede bütün hayatım gözümün önünden geçer mi gerçekten? 10 saniyede koca ömür..." diye düşünürken atlamasına engel olan ölüm korkusundan çok, hatırlamak istemediği anıları görme, o anları tekrar yaşama ve hissetme korkusuydu. Gözlerini kapattı ve "Ölünce de gözler kapanıyor ama tekrar açılmıyor. Hem ölmüşüm yaşamışım ne fark eder ki? Şimdi bir anda ölsem kim anlar, kim fark eder ki yokluğumu? E o zaman ben nefes alan bir ölüyüm. Şu havaya üflediğim sigara dumanından farksızım. Varım ama fark edilmiyorum. Sahi en son kim tuttu ellerimi benim, kim sarıldı kollarıma ve bana seni seviyorum dedi, kim saçlarımı okşayıp çok güzelsin dedi bana he, kim kim kim?" diye iç geçirdi. Sonra gözlerini açtı. "İnsanlar çalışıyor durmadan. Peki ne için? Daha iyi bir hayat için. -alaycı bir gülümseme ile devam etti- Daha iyi bir gelecek için. Sanki çok uzun yaşayacaklar da. Topu topu 70-80 sene. Sonra mezara, tıpkı diğerleri gibi. Çalışıyorlar çünkü güzel bir ölüm istiyorlar. Bence bu da çok anlamsız. Çünkü güzel bir ölümün ne olduğunu bile bilmiyorlar bence. Eğer bütün hayatım güzel bir ölüme hazırlıksa bana uyar, tam şuan, şimdi ölebilirim. O zaman çok güzel ölmüş olurdum. Ah ah, kahrolası intihar. Olmuyor be. Ben daha ne kadar yaşarım bilmem ki. Ne kadar daha sürer bu işkence. Tanrım, ölüler neredeler? Şu dünyada ismin ne önemi var? Ölünce mezar taşına yazacaklar, yaşarken öyle çağıracaklar. Ya sonra? Hiç yaşamamış olacaksın. Hani isimler ölümsüzdü. Yalan, yalan, yalan... Tıpkı diğer pek çok şey gibi bu da yalan. Yok ölümsüzlük falan. Önem, anlam hepsi uzayın boşluğunda kayboluyor. Ses bile yayılmıyor bu lanet uzayda. Büyük patlamada neredeydi acaba beni oluşturan atomlar? Keşke anlatsalar bana o anı... Onlar çok suçlular. Bana sormadılar var olmak ister misin diye?" söyleniyordu gecenin karanlığında ay ışığına bakarken. İçi acıyordu adeta. Sanki o doğmadan yıllar önce onu oluşturan atomlar birbiriyle kavgalı olmuşlar da şimdilerde de o kavga yüzünden bir arada durmak istemiyor gibiydiler. Kırgın ve kızgındı. O kırılmış bir kadındı. Sadece kalbi değil, zihni de kırıktı. "Ulan benim kadınlığım" dedi. "Ben, seni ezenlere saygı duydum. Ben bu toplumdan tiksinirken, toplum bana hakaret ederken senle gurur duyamadım. Affet benim canım kadınlığım. Ve sen, yalnızlığım. Kimse yokken sen vardın yanımda. Sen de affet beni." derken sustu bir anda. İçtiği sigara öksürüğe sebep olmuştu. Biraz da söylemeye çalıştığı şeyin ağırlığı altında ezilmişti. Birazdan kulaklarının duyacağı şeyi söylemek için hazırlanıyordu. Biraz öksürükten sonra "Senden af dilemeye yüzüm yok belki ama yüzsüzün teki olduğumu herkes bilir. O yüzden af dileyeceğim." derken gökyüzüne karşı, birkaç damla gözyaşına ev sahipliği yapan yanaklarına rüzgar çarpmaktaydı. "Sen öldün, ben hayattayım. Ama inanır mısın, gerçek şu ki sen ne kadar ölüysen ben de o kadar cansızım. Sen, benim tanıdığım en iyi adamdın. Herkes unutabilir seni ama ben asla. Şu hayatta belki de tanıdığım tek iyi insan sendin ve sen de, sen de - boğazına düğümlenen kelimeler onu hıçkırıklara boğarken bir anlığına durup- öldün." diyebildi. Artık söylemişti. Gökyüzü şahitti ona. İnsanlar yerine yıldızlara anlatmıştı. Kimse duymamış, kimse görmemişti onun bu halini. Elindeki sigaranın son külleri de 8. kattan aşağı düşerken yanağından da son gözyaşları süzülüyordu. Aynaya bakınca gördüğü tek şey suçluluktu. Kendi gözlerine baktığında fark ettiği tek şey mahcubiyetti. Kabullenmişlik... Buna mahkum olmuştu. Tekrar ayağa kalkabileceğine olan inancı hâlâ içinde bir yerlerde uyuyordu. Kim bilir, belki yıllar sonra o uyuyan dev uyanır ve her ağlayan bir gün güler lafı bir kez daha haklı çıkarak bu kadında vuku bulurdu belki. Doğru, her ağlayan bir gün gülecekti. O günü bekler bir halde içeri geçti. Yıldızlara ve geceye veda ederek yatağına uzanmak üzere içeri geçerken pencerenin camını örttü. Perdeyi kapatmadan önce eskiden yaptığı gibi yapmaya çalıştı: Yatağa gitmeden önce bir sarılma, yanaktan bir iyi geceler öpücüğü ve hoş bir gülümseme. Kollarını kürek kemiklerine doğru götürerek kendine sarıldı, elini dudağına götürdü ve öptü. Sonra o parmaklarını yanağında gezdirdi. Aynaya baktı, lakin gülümsemek imkansızdı. Sadece sessiz çığlığında boğulmamak için birkaç gözyaşı döktü. Bu ritüeli onla beraber her gece yaptığını aklına getirince onsuz hayatın ne kadar zor olduğunu bir daha anladı. "Nur içinde yat... Mekanın cennet olsun sevgilim. Seni unutmayacağım" dedi sesli bir şekilde. O gece ses tellerini ilk defa kulaklarının net bir şekilde duyabileceği şekilde titreştirmişti. Yatağa uzandı ve gözlerini kapattı. Sabaha çıkmama ümidi ile uykuya dalarken ömründen bir gün daha eksildiği için mutlu bir şekilde uyudu...
Bu Netflix denen platformda neden adamakıllı bir şey yok. Aradığım kaliteli yapımların hiçbiri yok. Prison break Godfather Death note (anime olanı) Chernobyl (dizi olanı, filmi değil) The X files Uğur böceği ile Kara Kedi (4. Sezonu çıkalı aylar oluyor ama…devamıBu Netflix denen platformda neden adamakıllı bir şey yok. Aradığım kaliteli yapımların hiçbiri yok.
Prison break
Godfather
Death note (anime olanı)
Chernobyl (dizi olanı, filmi değil)
The X files
Uğur böceği ile Kara Kedi (4. Sezonu çıkalı aylar oluyor ama Netflixten ses yok. İlla korsan sitelere başvurmak, reklam izlemek, oynatıcısı bozuk web sitelerinde sürünmek zorunda kalıyoruz. Böyle devam Netflix 👍👏)
Ve bütün bunlar hiçbir şekilde derin arama yapmanıza gerek kalmadan Google'da ilk sırada çıkan sitelere tıklayarak izleyebileceğiniz şeyler. IMDb puanı 5-6 cıvarında olan yapımlara yer verip böyle kült, kaliteli eserlere yer vermediği sürece daha çok abone kaybeder Netflix. Allah bilir benim aratmadığım daha ne kült yapımlar vardır. 14 Haziran'ı bekliyoruz hadi bakalım.
Edit: Çok yaşa hdfilmcehennemi ve dizigom. Bugüne kadar arayıp da bulamadığım dizi-film olmadı sayenizde.