Ne diyorduk "Kötü günler geçti, sırada daha kötü günler var" mı yoksa "Güzel günler bitti, sıra daha güzellerinde" mi? Olay tamamen bakış açısı ile alakalı galiba.
11 Ağustos 2021'de izledim BLACK MİRROR 5. SEZON 1. BÖLÜM STRİKİNG VİPERS (Spoiler İçerir) 🔎 Herkese selamlar, yeni bir black mirror incelemesi ile buradayım. Dizinin bu bölümü gerçekten çok çarpıcı ve sarsıcıydı. 🔎 Derin bir konuyu ele alan bu bölümde…devamı11 Ağustos 2021'de izledim
BLACK MİRROR 5. SEZON 1. BÖLÜM
STRİKİNG VİPERS (Spoiler İçerir)
🔎 Herkese selamlar, yeni bir black mirror incelemesi ile buradayım. Dizinin bu bölümü gerçekten çok çarpıcı ve sarsıcıydı.
🔎 Derin bir konuyu ele alan bu bölümde bir barda Theo'ya kur yapan Danny'i görüyoruz. Ardından Danny'nin arkadaşı Carl'ı. Carl ve Danny gayet iyi anlaşıyor. Oynadıkları oyundan çok zevk alıyorlar. Ardından 11 yıl geçiyor. Danny evlenmiştir. Hayatı cidden sıkıcıdır. Öyle ki doğum gününe gelen misafirin tek zevki bisiklettir. Danny bulaşık yıkamaktadır, sıkıcı bir hayat rutini içindedir. Carl için de durum aynıdır. Sevgilisinden ayrılmıştır ve yeni sevgilisinin kendisine göre olmadığını yaptığı tek espride anlar. İki karakter tam bir çıkmaza ve boşluğa düşmüşken Carl'ın Dannye aldığı aşırı gerçekçi dövüş oyununu oynarlar. Sevişirler, sürekli olarak sanal dünyada sevişirler. Bu, hayatlarını altüst eder. Bölümün sonlarına doğru Danny Carl ile gerçekten ilişki yaşamak ister, gerçekte de oyundaki gibi çekiciler mi gibi diye, ama kavga ederler. Olmaz yani.
🔎 Bölümün anlatmaya çalıştığı şey bence gelecekte insanlar için sanal gerçeklik, gerçektenlikten farksız kalacak ve gerçek hayatı fazlasıyla etkileyecek. Bugün dahi etkiliyor lakin dizideki gibi değil. Gelişen teknolojinin insan libidosu ile karşı karşıya kaldığında olası ahlâkî çöküşü anlatıyor. Bugün bile mevcut zaten, kim GTA oynarken cluba gitmemiştir ki..
Bilemiyorum lakin dizi çok derin ve ciddi bir konuyu el almış bu bölümde.
🔎 Oyunculuklara gelirsek hissettiren, anlatan, yansıtan çok kaliteli bir performans sezdim bölümde.
🔎 Senaryoyu ise sindire sindire anlatmış. İkilinin geçmişi, hayatlarının rutinleşmesi, aralarındaki ilişkinin gelişmesi... Bölümü izlerken olayları anlamakta gram zorluk çekmiyorsunuz. Yani şuradan bile anlaşılır. Doğum günü sahnesinde Danny, bisiklet hobisi olan adama "Sadece bisiklet mi yoksa motorsiklet de seviyor musun" diye sorunca adam "Sadece bisiklet" diyor. Hayatı o derece durgun ve sakin. Danny bulaşık yıkıyor, sıradan, ailesini seven mutlu aile babası profili çok güzel oluşturulmuş. Öte yandan Carl'ın hazımsızlığı, hayatındaki o boşluğu doldurmak için çabalama ama bunu becerememesinden dolayı yaşadığı içsel acı... Hepsini hissettim, çünkü senaryo sindire sindire ilerledi ve oyunculuk çok başarılı idi.
🔎 Bölüme puanım 8,5/10 👌
8 Ağustos 2021'de okudum Kısa keseceğim. Kitap fena değildi. Lakin daha iyi bitebilirdi. Söylemek istediğini lafı uzatmadan okuyucuya aktarıyor. Ne kadar açık aktarıyor o tartışmalı, lakin bence iyi yapmış. Kibir, ne yaparsanız yapın bu illete bulaşmayın, zaten kitap da bunu…devamı8 Ağustos 2021'de okudum
Kısa keseceğim. Kitap fena değildi. Lakin daha iyi bitebilirdi. Söylemek istediğini lafı uzatmadan okuyucuya aktarıyor. Ne kadar açık aktarıyor o tartışmalı, lakin bence iyi yapmış. Kibir, ne yaparsanız yapın bu illete bulaşmayın, zaten kitap da bunu anlatıyor. Seviliyorsunuz Raf ahalisi 🥰😘
30 Temmuz 2021'de izledim Black mirror 4. Sezon 2. Bölüm ARKANGEL 🔎 Dizi 4. Sezondan itibaren Netflix e geçmiş ve daha ilk bölümlerden bu farkı görüyoruz. Bölüm gerçekten boştu. 🔎 Şöyle anlatayım. Diğer bölümler izleyicileri korkuyordu. Olası şeyleri anlatıyordu. Ama…devamı30 Temmuz 2021'de izledim
Black mirror 4. Sezon 2. Bölüm
ARKANGEL
🔎 Dizi 4. Sezondan itibaren Netflix e geçmiş ve daha ilk bölümlerden bu farkı görüyoruz. Bölüm gerçekten boştu.
🔎 Şöyle anlatayım. Diğer bölümler izleyicileri korkuyordu. Olası şeyleri anlatıyordu. Ama bu bölüm ortaya çok basit bir fikir bırakıyor ve öylece bırakıp gidiyor. Adamakıllı işlemiyor bile.
🔎 Konusu fena değil bölümün lakin iyi işlenmemiş. Senaryo çok oldu bittiye getirilmiş. 50 dakika boyunca olan olaylar, ne bileyim, yani izleyince daha iyi anlarsınız gerçekten boş. Sonu da çok ucu açık. Bitince "eeee abi, neydi bu" falan oluyorsunuz. Hani Black Mirror bir de yani, insan bi beklenti ile izliyor ve bu bölüm beklentimin çok altında kaldı bende. Ha bir de izleyen varsa eğer, bölüm tam olarak neyi eleştiriyor, neyi anlatıyor bana açıklayabilir mi? Teşekkürler.
Bölüme puanım 6/10 (vasat)
.
.
.
.
SPOİLER İÇEREN KISIM
🔎 Bölümde kafamı kızdıran bazı şeyler var. Daha doğrusu boş bırakılmış yerler ve mantık hataları.
Öncelikle baba nerede abi. Yani bu kızın annesi dedesiyle mi yaptı bu çocuğu. Kimse de bir şey söylemiyor bu konuda.
Onun dışında kadın çocuktan resmen korkuyor ya. Çocuğuna karşı onun yaptığı yanlışları "Bak kızım bu yanlış" demekten bile korkuyor.
Bir başka mantık hatası ise madem teknoloji artık kaldırıldı, madem böyle bir şey var peki öyleyse neden tabletler devlet tarafından toplanmadı. Vs vs
Anlamadığım bir diğer şey ise kızın annesini neden böyle ölesiye dövdüğü. Yani aile ortamın güzeldi, travman yoktu. Ne ara bu kadar canileşti anlamadım ki. Bir de niye yani. Hani kız öğrenince annesinin bildiğini kadın "özür dilerim yavrum, kusura kalma yapmayacaktım" diyor. Lan kız kötü yolda, alttan alıyor hâlâ. Bizde olsa coktaaaan... Ôhöm, evet dizinin bu bölümünü cidden boş ve vasat buldum
🔎 Kocccaaa bölümde yaşananlar şu
-Kız doğar,
-Annesi ona çip takar,
-Kız büyür,
-Annesi çipi devre dışı bırakır,
-Kızımız bad boyun peşinde mahvolur,
-Anne bunları öğrenir ama ne hikmetse susar,
-Kızımız annenin bunları bildiğini öğrenince anneyi döver ve kaçar.
Tadaaaa. Alın işte bölüm.
Black mirror dizisine 3 yıl önce başlamıştım ve bugün 4. Sezondan devam ediyorum. Bu sezondan itibaren her bölümü film gibi teker teker analiz etmek istiyorum. Bence güzel olacak.
Spoiler içeriyor
20 Temmuz 2021'de başladım. 22 Temmuz 2021'de bitirdim. 🔎 Herkese merhabalar. Süper ötesi bir kitap ile tekrar buradayım. 15 gündür adamakıllı kitap okuyamıyordum. Neyse ki büyüyü bozdum 😅. 🔎 Kanımca fabl diyebileceğimiz bir eser olan Hayvan çiftliği kitabı, gücün kişiyi…devamı20 Temmuz 2021'de başladım.
22 Temmuz 2021'de bitirdim.
🔎 Herkese merhabalar. Süper ötesi bir kitap ile tekrar buradayım. 15 gündür adamakıllı kitap okuyamıyordum. Neyse ki büyüyü bozdum 😅.
🔎 Kanımca fabl diyebileceğimiz bir eser olan Hayvan çiftliği kitabı, gücün kişiyi ve kurumları nasıl yozlaşmaya götürdüğünü, sorgulamamanın ağır bedelini ve bunlarla birlikte birçok şeyi okuyucuya açık bir dille sunuyor.
🔎 Konusunu anlatmayacağım. Yazmışlar zaten, ben daha çok kendi anladıklarımı yazacağım. Öncelikle kitapta dikkatimi en çok çeken şey Boxer adlı at oldu. "Napoleon her zaman haklıdır, daha çok çalışmalıyım" diyerek yaşadı durdu. Peki sonra?? At kasabı, veladdalin amin 👋👋.
🔎 Kitabın sonunu ben gerçekten çok ürpertici buldum. Ama daha ürpertici olan neydi biliyor musunuz?
🔹 Dört ayak iyi, iki ayak kötü ➡️ Dört ayak iyi, iki ayak daha iyi
🔹 Hiçbir hayvan yatakta yatmacak ➡️ Hiçbir hayvan 'gerekmedikçe' yatakta yatmayacak
🔹Hiçbir hayvan içki içmeyecek ➡️ Hiçbir hayvan 'aşırı' içki içmeyecek
Ve son olarak, "Bütün hayvanlar eşittir" maddesinden, daha doğrusu bütün bu maddelerden ve yazmadığım birkaçından kurtulunup gelinen noktada kurulan yeni düzende, eski kuralların hepsinin silinip tek bir kural kalmasıydı asıl ürpertici olan: Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir.
🔎 1954 yılında Halide Edip Adıvar da bu kitabı çevirmiş ve kitaba bir ön söz bırakmış. "... İki taraf da kudretini, kendi kafa ve kuvvetinden ziyade, korumak veya kapmak istedikleri yavrulara borçludur. Fakat yavrular kendi kuvvetlerinden haberden değildirler" Burayı okuyunca aklıma 1984 kitabından bir alıntı geldi. "Tek umut proleterlerde, tabi uyanırlarsa..."
🔎 Dikkatimi çeken bir diğer şey ise domuzlar kendileri ile o kadar çok çelişiyorlar ki, ama nasıl çelişiyorlar öyle böyle değil, hiç kimse gıkını çıkarmıyor. Napolyon, Snowball'u "vatan haini" ilan edince herkesin "Ağıl savaşında çok kahramanca davranmıştı, ona madalya vermiştiniz" diye sorduktan sonra da türlü bahaneler ile domuzların hayvanları yatıştırmasıydı. Nasıl yatışabilirsiniz anlamıyorum. Zaten yaşadığım toplumu da anlamıyorum. Benzer işler 😉.
🔎 İsteyen "Orwell bu kitapta Kızıl devrimi eleştirmiş" desin. İsteyen de "Antisosyalizmi savunmuş" desin. İsteyen istediğini desin umurumda değil. Kim ne derse desin. Gayet açık konuşacağım. Kitabı okurken, özellikle de Domuzların kendileri ile çeliştikleri her noktada diğer hayvanların domuzlara adeta günümüz Türk toplumuymuşçasına kanmaları bir tek benim gözüme batmamıştır diye düşünüyorum. Ne demek istediğimi tam olarak anlamak isteyen olursa ufak bir video linki bırakıyorum. Merak eden bakabilir.
https://youtu.be/a2EhFDl9yqI.
🔎 80 yıl önce yazılmasına karşın bugünü "de" bu kadar güncel bir şekilde eleştirebilen, kalitenin tavan yaptığı bir kitaba puan vermek haddime değildir diye düşünüyorum. George Orwell'ın, gerçek adıyla Eric Arthur'un yazdığı bu başyapıt karşısında sadece şapka çıkarıyorum. İyi okumalar.
İzlerken aklıma İlber Ortaylı'nın bir sözü geldi. "Gençlere önerimdir; gittiğiniz okullar size yetmeyecek, sizi yetiştirmeyecek. Öyle kurgulandılar. Deliler gibi kitap okuyun! Okuyun, güçlenin" Belki ne alaka diyeceksiniz ama kısa filmimiztde çocuğa okulda yaptıkları şeyi ben bizzat yaşadım. Monotonlaşmak, herkesin aynı…devamıİzlerken aklıma İlber Ortaylı'nın bir sözü geldi.
"Gençlere önerimdir; gittiğiniz okullar size yetmeyecek, sizi yetiştirmeyecek. Öyle kurgulandılar. Deliler gibi kitap okuyun! Okuyun, güçlenin"
Belki ne alaka diyeceksiniz ama kısa filmimiztde çocuğa okulda yaptıkları şeyi ben bizzat yaşadım. Monotonlaşmak, herkesin aynı düşündüğü, aynı baktığı bir dünyada işten bile değil emin olun. Ayrıca farklı düşünmek de böyle bir ortamda suçtur. Neyse ben daha fazla konuşmayayım, siz izleyin.
Filme puanım 8/10 👌
.
.
.
.
UFAK SPOİLER İÇEREN KISIM
Filmde babanın iş çıkışında oğluna sarıldığında rengini tekrar kazanması çok hoşuma gitti.
1 Temmuz 2021'de başladım 4 Temmuz 2021'de bitirdim. 🔺İlk defa Sabahattin Ali okudum. Oldukça kaliteli bir anlatımı var yazarın. Son derece akıcı bir romanımsı bir hikayeydi. Evet bence tam roman değil bu kitap. Bana daha çok uzun hikaye gibi geldi.…devamı1 Temmuz 2021'de başladım
4 Temmuz 2021'de bitirdim.
🔺İlk defa Sabahattin Ali okudum. Oldukça kaliteli bir anlatımı var yazarın. Son derece akıcı bir romanımsı bir hikayeydi. Evet bence tam roman değil bu kitap. Bana daha çok uzun hikaye gibi geldi.
🔺Kitabın anlattığı şey ise sessiz insanların gürültülü zihinlere sahip olduğu. Hikayesini bilmeden hiç kimseyi yargılamamak gerektiği. Ve son olarak ümit etmek, itham etmemek, beklemek ve sevmek gerektiği. Evet sevmek, bazen bir portreyi sevmek. Hatta öylesine sevmeli ki, öylesine aşık olmalı ki o portreye, portredeki kişi yanınızdan geçse bile onu fark etmeyip o portreye bakakalabilmeli...
ALINTILAR
🔹Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden meydana çıkıyordu. Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. O zaman bütün tereddütler hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbirleriyle kucaklaşmak için her şeyi çiğneyerek birbirine koşuyordu.
🔹Bu akşam anladım ki Bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. Gene bu akşam anladım ki onu kaybettikten sonra ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim.
Kitaba puanım 9/10 👌
.
.
.
.
.
.
.
.
.
..
.
.
VADİDEKİ ZAMBAK VE BU KİTAP HAKKINDA SPOİLER İÇEREN KISIM:
🔺Maria'nın ölüm haberini alınca Raif Bey'i okurken aklıma Vadideki zambak kitabından Felix geldi. Henriette ölünce o da öyle olmuştu. Artık benim için bi kürk mantolu Madonna vardır bir de Henriette. İki kitabın sonunda da ağladım.
21 Haziran 2021 tarihinde bitti. 🔎 Kitabın anlattığı şey kısaca şu: Ana karakterimiz bize kendini anlatıyor. Herhangi bir 3. şahıs falan yok kitapta. Direkt olarak anlatan kişiyle muhatabız ve bu anlatan abimiz aşırı takıntılı. Takıntılarını ve bu takıntılar sebebiyle başına…devamı21 Haziran 2021 tarihinde bitti.
🔎 Kitabın anlattığı şey kısaca şu: Ana karakterimiz bize kendini anlatıyor. Herhangi bir 3. şahıs falan yok kitapta. Direkt olarak anlatan kişiyle muhatabız ve bu anlatan abimiz aşırı takıntılı. Takıntılarını ve bu takıntılar sebebiyle başına gelen birkaç olayı anlatıyor.
🔎 Kitapta fazla betimleme yok. Lakin okurken içinizde bir acıma, merhamet hissiyatı uyanması olası. Çünkü karakterimiz gerçekten günlük hayatta (ve bir zamanlarki benim gibi) karşımıza çıkan ezik tabirine uyuyor.
🔎 Karşılıklı sohbet havasında yazıldığı için kitabın bazı yerlerinde koptum. Bu anlatım tarzına pek alışkın değilim. Ama kitap gerçekten sağlam ve okuyan herkese bir şeyler katar. Spoiler vermek istemiyorum o yüzden çok bir şey anlatamıyorum bu yüzden siz en iyisi mi kitabı okuyun.
"Beni kıyamet kopmasıyla çaysız kalmam arasında seçim yapmak zorunda bıraksalar, dünya yıkılsa umurumda olmayacağını, ama çayımdan vazgeçmeyeceğimi haykırdım"
Kitaba puanım 8,7/10 👌
Edit: Edebiyat dünyasındaki isimsiz karakter metaforuna bayılıyorum. "Sen olaya odaklan boşver ismi" dercesine yazılmış kitaplar... Körlük öyleydi mesela, bu kitap da öyle. Yani çok güzel.