Birine alın yazısı olmak… Mümkün mü? Yusuf dedi Züleyha… Sana gel kaderim ol demem. O kadar ki; güldeki Sevda, çöldeki ateş, denizdeki su kadar kadersin bana… Orada benim mührüm var. Alnımın yazısı olduğu kadar alın yazısıyım sana…
Yaz bana. memleket karışmış, tuttuğun takım maçı kaybetmiş, en sevdiğin film tekrar vizyona girecekmiş. muhakkak yaz. İşten çıkınca, sokakta bir kediye rastlayınca, gökte bulutları belki bir armuta benzettiğin vakit yaz. Bulutun armuta benzemesi nereden baksan şaşırılacak şeydir. Boynu bükük bir…devamıYaz bana.
memleket karışmış,
tuttuğun takım maçı kaybetmiş,
en sevdiğin film tekrar vizyona
girecekmiş. muhakkak yaz.
İşten çıkınca, sokakta
bir kediye rastlayınca,
gökte bulutları belki bir
armuta benzettiğin vakit yaz.
Bulutun armuta benzemesi nereden
baksan şaşırılacak şeydir.
Boynu bükük bir çiçek görürsen yaz,
gri kaldırım taşlarının arasına
karışmış kırmızı renk taşı görünce yaz.
Bahane çok. sen birini tut
yakasından, onun için yaz.
Canın sıkılır belki, yaz.
ben gülmenin her koşulda
bir yolunu bulurum,
güldürürüm seni.
Sen gülmek için yaz.
Az çok anlarım şiirden,
kelimeler yüreğini daraltırsa yaz.
şarkılar söylerim sana.
Oje rengi seçmek istersen, belki
sadece susmak istersen yaz.
Seni sevmek, en sevdiğim iple bana
örülmüş bir kazak gibi bir histir şimdi.
Sen tut ilmeğin ucundan,
onun için yaz...
Bugün de bir filmle geldimmm. Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Başrolde teen wolf, labirent serisinin yıldızı olan dylan o breın olduğu için bu adamın oynadığı dizi filmler zaten güzeldir diyerek başladığım ama hayal kırıklığı olan bir filmdi. Ki bunu imdb puanından…devamıBugün de bir filmle geldimmm. Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Başrolde teen wolf, labirent serisinin yıldızı olan dylan o breın olduğu için bu adamın oynadığı dizi filmler zaten güzeldir diyerek başladığım ama hayal kırıklığı olan bir filmdi. Ki bunu imdb puanından da anlarsınız. Başrol karakterimizin sevgilisinin bir terör saldırısında öldürülmesi ve abimizin intikam ateşiyle yanıp tutuşması sonucu CIA in gelip tamam sen bu adamların peşine düşeceksin bari gel bizle çalış demesini anlatıyor. Aslında klasik Amerikan senaryosu. Ama filmde hem oyunculukların kötü olması, hemde İstanbul’da geçen kısımda şehrin Arap ülkesi gibi gösterilmesi can sıkıcıydı. Çerezlik bile izlemeyi tavsiye etmeyeceğim bir yapımdır kendileri. Ama yine de merak edip izlemek isteyenlere şimdiden iyi seyirler :)
Nefret ettim insanlığınızdan. Kalp kırmaktan, duyguları incitmekten, göz yaşı döktürmekten ne kadar keyif alır olmuşsunuz. Elindekinin kıymetini bilmemek, onun bir başkasının hayali olabileceğini görememek ne kadar popüler bir hâl haline gelmiş. Taş kesilmiş kalpleriniz. Sevgi görmemiş ruhunuza, kuduz bir köpek…devamıNefret ettim insanlığınızdan. Kalp kırmaktan, duyguları incitmekten, göz yaşı döktürmekten ne kadar keyif alır olmuşsunuz. Elindekinin kıymetini bilmemek, onun bir başkasının hayali olabileceğini görememek ne kadar popüler bir hâl haline gelmiş. Taş kesilmiş kalpleriniz. Sevgi görmemiş ruhunuza, kuduz bir köpek misali ilk dokunmak isteyene saldırır olmuşsunuz. Ön yargılarınızda boğulup kalmışsınız. Gönül gözüyle görmeyi bırak, kendi gözleriniz etrafınızdaki güzelliklere kapanır hale gelmiş. Savaşmak sevişmekten daha kolay zahmetsiz gelmiş o bitik ruhlarınıza. Önüne altın tepside sunulanı elinin tersiyle itip sonra ben buna açım ama ulaşamıyorum demeyi marifet bellemiş insanoğlu. Yazık, çok yazık…
her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla uçak örneğin uçurtma mesela altına konulabilir bir ayağı ötekinden kısa olduğu için sallanan bir masanın veya şiir yazılabilir süresi ötekilerden kısa bir ömür üzerine. bir beyaz kağıda her şey yazılabilir senin dışında güzelliğine benzetme…devamıher şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine. bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
Allah’a inanmaktır
Askerlik psikolojisi çok değişik bir şeymiş gerçekten. Benim olduğum yerde işim sürekli sabit nöbet ve 14 km süren yürüme devriyeden ibaret. İlk zamanlar çok yorardı sıkardı. Dinlenmek için vakit kollar günde iki nöbet değil de tek nöbet yazılsın da yatalım…devamıAskerlik psikolojisi çok değişik bir şeymiş gerçekten. Benim olduğum yerde işim sürekli sabit nöbet ve 14 km süren yürüme devriyeden ibaret. İlk zamanlar çok yorardı sıkardı. Dinlenmek için vakit kollar günde iki nöbet değil de tek nöbet yazılsın da yatalım diye dua ederdim. Ama bitmeye yaklaştıkça işler tam tersine döndü. Nöbetim olmadığı zamanlarda taburda kalmak dinlenme gibi değil de sivil hayatta yüzüne bile bakmaya tenezzül etmeyeceğin değişik tiplerin hal hareketlerini triplerini çekmekle geçmeye başladı. Nöbete gitmek tek başına saatler geçirmek daha huzur verici bir hal aldı. İnsan burada gerçekten yalnız olmanın yalnız kalabilmenin insanlardan uzak durmanın sosyal yaşamak kadar hatta daha fazla bir nimet olduğunu öğreniyor cidden.
Ne seni anlamaya yetti zaman... Ne beni anlamana... Dereden tepeden konuştuk, Havadan, sudan, giyimden, kuşamdan Ölümden, yaşamdan Bir olmaktan, ayrılıktan, yalnızlıktan, kalabalıktan filmlerden, kitaplardan, mutluluktan, göz yaşından Evlerin iç dünyasından söz ettik. Bu dünyayla, başkalarının dünyasıydı o uzun uzun anlattıklarımız…devamıNe seni anlamaya yetti zaman...
Ne beni anlamana...
Dereden tepeden konuştuk,
Havadan, sudan, giyimden, kuşamdan
Ölümden, yaşamdan
Bir olmaktan, ayrılıktan, yalnızlıktan, kalabalıktan filmlerden, kitaplardan, mutluluktan, göz yaşından
Evlerin iç dünyasından söz ettik.
Bu dünyayla, başkalarının dünyasıydı
o uzun uzun anlattıklarımız
Bir de dost arkadaş muhabbetleri...
Kendi dünyamızdan söz etmedik hiç!
Başımı alıp dağlara çıkacağım
Avazım çıktığı kadar haykıracağım
Dağlar taşlar yıkanacak göz yaşlarımda
Beni onlar anlayacak derken...
Ben sen anla diyordum aslında.
Baktın öylece... Anlayamadın...
Teselli edecek sözler aradın
Çığlığı duyamadın
Suskun olduğum günlerde yüreğimin
neden buz tuttuğunu düşünmedin hiç!
Girip göz bebeklerinden bana bakmaya zaman mı yoktu, yürek mi ?
Bilmiyorum ...
Ben beni anlatmaya yetmedim biliyorum
Seni anladım mı yeteri kadar
şimdi düşünüyorum...
Sar beni
Üşüyorum...
YILDIZ KENTER
Belirli bir yaşa geldiğinizi, yaşadığınız hayatınızın bir kaza sonucu bir günde sıfırlandığını, geçirdiğiniz her günün aynı gün olarak baştan başladığını hayal edin. Pek çoğumuz için düşüncesi bile korkutucudur. Uyuyana kadar okurlarına bir kadının başından geçen bu durumu ve yaşadıklarını etkileyici…devamıBelirli bir yaşa geldiğinizi, yaşadığınız hayatınızın bir kaza sonucu bir günde sıfırlandığını, geçirdiğiniz her günün aynı gün olarak baştan başladığını hayal edin. Pek çoğumuz için düşüncesi bile korkutucudur. Uyuyana kadar okurlarına bir kadının başından geçen bu durumu ve yaşadıklarını etkileyici bir dille aktarıyor. Polisiye roman türlerini seven ve ödüllü bir eser merak edenler için tavsiye edebileceğim bir yapıt. Keyifli okumalar dilerim..:)