Pek çok kişi işleyiş bakımından Zindan Adası'na benzetmiş. Kesinlikle katılmakla birlikte sonunun da benzememesi için dua ederek izledim resmen. Baştan sona birçok tahminde bulunmaya çalışarak ve gerilerek izledim. Fazlasıyla akıcıydı.
"Eğer işin insanlara yardım etmekse... Eğer bunu profesyonel olarak yapıyorsan, durumu asla kişiselleştirmeyeceksin. Diyelim ki bir köyde çocuklara yiyecek dağıtıyorsun... Eğer o çocukların gözlerine bakmaya başlarsan... Ya da ne bileyim, adlarını öğrenmeye başlarsan, yani o çocukları gerçekten görmeye, onların farkına…devamı"Eğer işin insanlara yardım etmekse... Eğer bunu profesyonel olarak yapıyorsan, durumu asla kişiselleştirmeyeceksin. Diyelim ki bir köyde çocuklara yiyecek dağıtıyorsun... Eğer o çocukların gözlerine bakmaya başlarsan... Ya da ne bileyim, adlarını öğrenmeye başlarsan, yani o çocukları gerçekten görmeye, onların farkına varmaya başlarsan o köyden asla ayrılamazsın. Hatta son nefesine kadar kendini o çocuklara adarsın. Sonra da başka köylere gidemezsin! Başka çocuklara yiyecek dağıtamazsın! Onun için de yardım götürdüğün insanlarla aranda daima bir mesafe olacak. Hani uçaktan paraşütle yardım paketleri atılır ya? İşte, duygusal olarak aranda o kadar mesafe olmalı! O uçak yerden ne kadar yüksekteyse, sen de insanlardan o kadar uzak olacaksın. Çünkü senin isin dağıtmak! Teslim etmek. Sen bir postacısın, o kadar. Çantanda ne varsa, onu dağıtırsın. Sırf insanları mutlu etmek için mektuplar yazmaya başlamazsın! Çünkü bunu yapmaya başlarsan asıl işini yapamazsın, mektup dağıtamazsın! Anlıyor musun?"
Hakan Günday'ı okumaktan asla sıkılmayacağım sanırım. O kadar birbirinden alakasız kelimeleri bir araya getirip o kadar uyumlu cümleler kuruyor ki turk alfabesi bu adama tapıyor resmen. Okumadıysanız hangisi olduğu fark etmeksizin herhangi bir kitabına şans vermelisiniz bence.
"Kararlarının sorumluluğunu üstlenmelisin. Bütün hayatını insanlara kapı tutup sonra da sana teşekkür etmedikleri için kızarak geçiremezsin. Kimse senden kapı tutmanı falan istemedi!" Koskoca 7 sezondan sonra ufak bir boşluk hissediyorum. Sonunda bu kadar etkilenebileceğimi düşünmemiştim açıkçası. Pek çok insana çok…devamı"Kararlarının sorumluluğunu üstlenmelisin. Bütün hayatını insanlara kapı tutup sonra da sana teşekkür etmedikleri için kızarak geçiremezsin. Kimse senden kapı tutmanı falan istemedi!"
Koskoca 7 sezondan sonra ufak bir boşluk hissediyorum. Sonunda bu kadar etkilenebileceğimi düşünmemiştim açıkçası.
Pek çok insana çok farklı bakış açıları sağlayabilecek bir dizi olmuş. Mahkumların içeride hayatlarını nasıl idame ettirdiklerini (ya da ettiremediklerini), çıktıklarında nasıl uyum problemleri yaşadıklarını, gerçekten asla ıslah edilmelerine izin verilmemesini çok iyi ifade etmişler.
Dizinin en sevdiğim yönü ayrımcılığın her türlüsünü ele almaları. Her kesimin uğradığı zorbalığı işlemişler.
Karakterler o kadar iyi islenmisler ki tüm karakterler için kesinlikle severim veya nefret ederim diyemiyorsunuz.
Buna rağmen dizi boyunca kendime çok yakın hissettiğim 3 karakter var.
Suzanne; kesinlikle hayatımda olmasını isteyeceğim türden bir dost. Dogget'ın ölümünde onun anısına bir şeyler yapmak istemesi, insanlara iyi gelme çabası, aşırı hoşuma giden manyakca mimikleri... Çok iyi bir dostsun suzanne. Aynı leyla ile mecnundaki İsmail Abi gibi.
Dogget; insanın değişebileceğine, ıslah olabileceğine en iyi örnek bence. Depresif havaları, insanlara yardımcı olma çabaları, kaçış yolu olarak kapşonunu kafasına geçirip tembel tembel yürüyüşleri, cesedi götürürlerken hayaletinin hapishaneye son bir nah çekişi... Beni içlerinden en etkileyen, ölümüne en içerlediğim ve dizi boyunca beni ağlatbilen tek karakterdi kendisi.
Blanca; aslında bu karaktere çok yakın hissettiğim söylenemez. Blanca'nın bendeki tek kredisi sevgilisi. Asla ondan vazgeçmeyip pıtır pıtır peşinden gitmesi, sürekli sevgilisinin yanında olma çabası, arkasından asla iş çevirmeyişi... Adını bilmediğim için özür dilerim umarım aynı senin gibi bir insanla tanışırım.
"Aslında tüm babalar çocuklarını sever. Ama bazen herkes gibi babalar da çaresizliğe kapılır. O an için inandıklarını düşündükleri şeyler söylerler. Ama zamanla fark ederler ki aslında söylediklerine hiç inanmamışlar. Çocuklarına 'yük' ya da 'ödlek' gibi korkunç şeyler söyleseler bile içten…devamı"Aslında tüm babalar çocuklarını sever. Ama bazen herkes gibi babalar da çaresizliğe kapılır. O an için inandıklarını düşündükleri şeyler söylerler. Ama zamanla fark ederler ki aslında söylediklerine hiç inanmamışlar. Çocuklarına 'yük' ya da 'ödlek' gibi korkunç şeyler söyleseler bile içten içe çocuklarını severler."
"Bırak duvarlar onların olsun, duvarlar kimin umurunda? Şarkılar söyleyeceğiz, müzik yapacağız, birlikte olacağız, limandan limana gezeceğiz." Instagram akışta gezerken birden karşıma çıkan bir film. Filmi o kadar beğendim ki her sahnesinde her saniyesinde filmin içinde olmak, filmden bir parça olmak…devamı"Bırak duvarlar onların olsun, duvarlar kimin umurunda? Şarkılar söyleyeceğiz, müzik yapacağız, birlikte olacağız, limandan limana gezeceğiz."
Instagram akışta gezerken birden karşıma çıkan bir film. Filmi o kadar beğendim ki her sahnesinde her saniyesinde filmin içinde olmak, filmden bir parça olmak istedim. Hem çok eğlendim, hem de çok duygulandım. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film.
Aşkı dibine kadar yaşamış bir arkadaşımın şiddetle tavsiye ettiği bu filmi hayatımda hiç aşık olmamış bir insan olarak izledim. Kendisi izlerken aşırı etkilenmiş ama ben dehşete düştüm. Bekir'in Uğur'a aşık olduğu halde başka bir kadınla evlenip onun hayatını karartmasına mı,…devamıAşkı dibine kadar yaşamış bir arkadaşımın şiddetle tavsiye ettiği bu filmi hayatımda hiç aşık olmamış bir insan olarak izledim. Kendisi izlerken aşırı etkilenmiş ama ben dehşete düştüm. Bekir'in Uğur'a aşık olduğu halde başka bir kadınla evlenip onun hayatını karartmasına mı, üstüne hayatını kararttığı kadından iki çocuk yapıp onlara babalık yapmayışına mı, üstüne Uğur'un peşinden gidip kendi çocuklarına yapmadığı babalığı baskasının çocuğuna yapmak istemesine mi şaşırayım bilemedim. Tüm bunların aşkla bağdaştırılması bana çok korkunç geliyor. İleride aşık olduğum zaman empati yapıp Bekir'i anlayabilir miyim bilmiyorum ama aşkı yaşamamış bir insan olarak izlediğim zaman sadece acıma duydum.
Bence dizinin en kötü yanı bahsi geçen karakteri inanılmaz sempatik göstermesi. O kadar sanki her şey katilin değil de onun harici herkesin suçuymuş gibi gösterilmiş ki izlerken oyuncunun sempatikliğine kapılıp o hariç herkese sövdüm.(sakin olun katilin kendisine değil aktöre) Diziden…devamıBence dizinin en kötü yanı bahsi geçen karakteri inanılmaz sempatik göstermesi. O kadar sanki her şey katilin değil de onun harici herkesin suçuymuş gibi gösterilmiş ki izlerken oyuncunun sempatikliğine kapılıp o hariç herkese sövdüm.(sakin olun katilin kendisine değil aktöre) Diziden sonra adamın hayranlarının türemesine çok şaşırmıştım ama diziyi izleyince bir tık hak verdim çünkü adamı gayet ponçik şirin arada spor olsun diye adam katleden biri şeklinde göstermişler.
Onun haricinde glenda karakterini cok takdir edemedim çünkü pek çok hareketi şov gibi geldi. Madem çocuğun küçük olduğunu düşündün ve polis ciddiye almadı bir şekilde katilin dikkatini dağıtıp o çocuğu kurtarabilirdin. Ya çocuğun uflesen mezara uçacak babaannesi bile olaydan şüphelenip kurban kendine gelene kadar yanında oturmusken senin yaptığın şovdan öteye gecemiyor benim gözümde maalesef ki.
"Bizim oralarda 'Hayat yaşayanların elinde ziyan olur' diye bir söz vardır." Vee serinin ikinci kitabı da bitti. Evreni, varoluşu baya iyi bir şekilde tiye alan, sonlarına doğru adem ve havvanın cennetten kovulmasına da bir ufak değinen (yalan söyleyemicem okurken bir…devamı"Bizim oralarda 'Hayat yaşayanların elinde ziyan olur' diye bir söz vardır."
Vee serinin ikinci kitabı da bitti. Evreni, varoluşu baya iyi bir şekilde tiye alan, sonlarına doğru adem ve havvanın cennetten kovulmasına da bir ufak değinen (yalan söyleyemicem okurken bir tık hak verdim) bol aksiyonlu bir kitaptı. Bu arada en sevdiğim karakter Marvin. Hayattan, yaşayanlardan tiksinmesi, sürekli depresyonda oluşu, hiçbir şeyden memnun olmayışı bakımından kendime çokça benzettiğim için favorim o.
"Elveda ve balıklar için teşekkürler." Çok uzun zamandır okumak istediğim fakat sürekli çeşitli nedenlerle (mesela her bu kitap için çıktığımda başka bir kitap alıp onu okumam gibi) ertelediğim serinin ilk kitabını okumuş bulundum. Bilim kurgu- fantastik şeyleri okumayı ve izlemeyi…devamı"Elveda ve balıklar için teşekkürler."
Çok uzun zamandır okumak istediğim fakat sürekli çeşitli nedenlerle (mesela her bu kitap için çıktığımda başka bir kitap alıp onu okumam gibi) ertelediğim serinin ilk kitabını okumuş bulundum. Bilim kurgu- fantastik şeyleri okumayı ve izlemeyi cidden çok seviyorum ve bunu da inanılmaz sevdim. Başta bir tık anlamsız geldi ama yazarın dilini çözünce cidden eğlenerek okumaya devam ettim.
Bu dünyada cidden özel bir yere sahip olduğunu ve evrendeki her şeyin insan için olduğunu düşünen tüm arkadaşlara nah çekmek için yazıldığını düşünüyorum şu an. Böyle düşünen ve hayal kırıklığına uğramak istemeyen insanlar uzak dursun bu kitaptan bence. Ama kafam dağılsın güzel bir şeyler okuyayım diyenler kaçırmasınlar bence.
Ertelediğime çok pişmanım ve serinin diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.
(NOT: Hayır maalesef bu övgülerim için para ödenmedi.)