"Herhangi bir şekilde gördüğün, yaşadığın veya duyduğun bir şey sana özeldir. Kendini algılayış şeklinle kendine bir evren yaratırsın. Bu nedenle evrende algıladığın her şey sana özeldir."
2 saat 45 dakika edecek bir kurgusu yoktu bence acayip gereksiz uzatmışlar. Sarhoş üvey baba olayı hem gereksiz olmuş hem de çok uzatmış ama onun dışında güzeldi.
Acayip beğendim. Oyunculuklar bir kere çok iyiydi. Onun dışında aslında çok şirin görünebilecek karelerin bakış açısıyla gittikçe korkunçlaşması ayrı bir heyecanlaydı. Filmi sıkıcı bulanlar olmuş kesinlikle katılmamakla beraber sonuna kadar merakla izlettirdi kendini. Lohusa depresyonunun yalnızlıkla birlikte nasıl dehşet verici…devamıAcayip beğendim. Oyunculuklar bir kere çok iyiydi. Onun dışında aslında çok şirin görünebilecek karelerin bakış açısıyla gittikçe korkunçlaşması ayrı bir heyecanlaydı. Filmi sıkıcı bulanlar olmuş kesinlikle katılmamakla beraber sonuna kadar merakla izlettirdi kendini.
Lohusa depresyonunun yalnızlıkla birlikte nasıl dehşet verici bir şeye dönüştüğünü görmek başlı başına çok korkunçken eşinin çaresizliğine, elinden bir şey gelmeyişine şahit olmak da bu korkunçluğa tuz biber oldu cidden. Çocuk düşünüyorsanız veya hamileyseniz veya lohusaysanız kesinlikle uzak durun bu filmden bence.
"Vücutlarımız, birbirimize en kolay verebileceğimiz şeydir; asıl mesele, hayatımızı verebilmektir. Baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek bir ruh olarak çıkmaktır.”
Bayadır Orhan Pamuk okumuyordum. Kitaplarını çok beğenmekle birlikte yazarın kültür birikiminden de kaynaklı yoğun bir dikkat eksikliği olduğunu düşünüyorum. Kitaplarında bir konu üzerinde giderken birden çok heyecanlanıp o konuyla ilgili tüm bilgilerini aktarmak istiyormuş gibi hissettiriyor bazen. Örneğin bu kitapta…devamıBayadır Orhan Pamuk okumuyordum. Kitaplarını çok beğenmekle birlikte yazarın kültür birikiminden de kaynaklı yoğun bir dikkat eksikliği olduğunu düşünüyorum. Kitaplarında bir konu üzerinde giderken birden çok heyecanlanıp o konuyla ilgili tüm bilgilerini aktarmak istiyormuş gibi hissettiriyor bazen.
Örneğin bu kitapta geçen “Şevket’inki hamamdaki kadınlara kalktığından beri Hayriye onu hamama götürmedi” bu bilgiyi ben neden biliyorum mesela? Hadi öğrendim sonra Şevket’i hamama kim götürdü, buna giriyosun bunu da söyle be adam bu benim kafamda açık bir sekme şu an.
Ayrıyeten ‘oğlancılık’ın alakalı alakasız her konuda üstünde durulması bir tık baydı açıkçası.
Ama bunlar dışında çok sürükleyiciydi.
“Ben zannediyordum ki, ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile çekmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir... Anlıyorum ki, değilmiş... yollar görünmez kayalarla doluymuş... Onlara çarpmamak lâzımmış... Daha fenası gizli akıntılar varmış ki, insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını farkedemezmiş...…devamı“Ben zannediyordum ki, ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile çekmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir...
Anlıyorum ki, değilmiş... yollar görünmez kayalarla doluymuş... Onlara çarpmamak lâzımmış... Daha fenası gizli akıntılar varmış ki, insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını farkedemezmiş... Ta ki kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar...”
3.sezonu batırmışlar bence. Aegon’un 2.yaş kutlamasında tahtı simgelediklerini söyledikleri beyaz geyik rheanerya’ya görünmüştü sadece ki yalnız bu da değil babası sağken tüm hükümdar alametleri rheanerya’da toplanmışken kadını birden nasıl başkasının aklına muhtaç bir embesile çevirdiler anlamıyorum. O kadar saçmalığa rağmen…devamı3.sezonu batırmışlar bence. Aegon’un 2.yaş kutlamasında tahtı simgelediklerini söyledikleri beyaz geyik rheanerya’ya görünmüştü sadece ki yalnız bu da değil babası sağken tüm hükümdar alametleri rheanerya’da toplanmışken kadını birden nasıl başkasının aklına muhtaç bir embesile çevirdiler anlamıyorum. O kadar saçmalığa rağmen izlemeye değer sadece rheanerya ve daemon ilişkisiydi bunu da batırdılar. İzlemeye değer tek nokta dahi kalmadı bende. Aegon’un da rheanerya’ yı ejderhasına yedirmesini izleyemicem açıkçası. Kalanlara başarılar.
“Hâlâ da düşünürüm: Hafızamızın, biz yaşlandıkça fazla yük taşımak istemeyen huysuz bir yük hayvanı gibi attığı ağırlıklar en sevmediği yükler midir, en ağırları mı, yoksa en kolay düşenler mi?” -Öpüş
“Artık kendimiz yokuz. Seyircilerimiz de kalmadı. Ama repliklerimiz fısıldaşır durur sabaha kadar, Gün ağarır, temizlikçiler gelir, replikler yerlerine kaçışır. Hoşçakalın sevgılım, Çağatay Koçtuğ çıkar. Perde.” Açılay çıktıktan, Ahmet ve Çağatay sahneleri minimuma indikten sonra hiçbir tadı kalmasa da yemek yerken…devamı“Artık kendimiz yokuz.
Seyircilerimiz de kalmadı.
Ama repliklerimiz fısıldaşır durur sabaha kadar,
Gün ağarır, temizlikçiler gelir, replikler yerlerine kaçışır.
Hoşçakalın sevgılım,
Çağatay Koçtuğ çıkar.
Perde.”
Açılay çıktıktan, Ahmet ve Çağatay sahneleri minimuma indikten sonra hiçbir tadı kalmasa da yemek yerken falan izledim.
"İlk kez öldürdüğünde bir değil, sanki bin kişiyi öldürmüş gibi olursun. Yeni doğmuş ve annesi tarafından emzirilen o bebeği öldürmüşsündür. Babasının başını okşadığı o çocuğu da, bir genç kıza aşkını ilân eden o delikanlıyı da, zavallı bir kadının kocasını da,…devamı"İlk kez öldürdüğünde bir değil, sanki bin kişiyi öldürmüş gibi olursun. Yeni doğmuş ve annesi tarafından emzirilen o bebeği öldürmüşsündür. Babasının başını okşadığı o çocuğu da, bir genç kıza aşkını ilân eden o delikanlıyı da, zavallı bir kadının kocasını da, savaşa giderken ailesi tarafından uğurlanan o masumu da... bütün bu kişileri öldürmüş olursun. İkinci kez birini öldürdüğünde alt tarafı bir tek kişi öldürmüşsündür. Üçüncü kez ise, kimseyi öldürmüş sayılmazsın."