“senin o küçük dediğin şey belki başkası için çok büyüktür. belki o hayatının en büyük yanlışıdır, belki en büyük doğrusu. bilemezsin, nereden bileceksin.”
Yarım saat içerisinde ne anlatılabilirse kat be kat fazlası anlatılmış. İzleyin, izlettirinn. Kesitler; • "- Burda ne arıyorsun? - Ben, kayboldum." • "-Büyüyünce ne olmak istiyorsun? - Nazik." • "Nezaketi hiçbir şey yenemez. Her varlığın içinde sesszice oturur. " •…devamıYarım saat içerisinde ne anlatılabilirse kat be kat fazlası anlatılmış.
İzleyin, izlettirinn.
Kesitler;
• "- Burda ne arıyorsun?
- Ben, kayboldum."
• "-Büyüyünce ne olmak istiyorsun?
- Nazik."
• "Nezaketi hiçbir şey yenemez. Her varlığın içinde sesszice oturur. "
• "- İlk seferde başarısız olursan, biraz kek ye."
• "Bu çok tuhaf, kendimizi sadece dıştan görüyoruz, ama hemen hemen her şey içeride oluyor."
• "Hayallerinden çok korkularını dinledikleri için pişmanlar. "
• '-Senin hayalin ne?
- 'Ev."
• "Bir eve ihtiyacım var."
• "En büyük özgürlüklerimizden biri, olaylara verdiğimiz tepkilerdir."
• "Zaman zaman herkes kaybolduğunu düşünür."
• "Bana kalırsa ev, sıcacık bir yerdir, nazik ve ışık dolu."
• "-Ben sandığımdan daha küçüğüm.
- Evet, ama büyük bir fark yaratıyorsun."
• "Düştün, ama ben yanındayım."
• "Göz yaşı sebepsiz yere akmaz, onlar senin gücündür, zayıflığın değil."
• "Öğreneceksin."
• "Hayat bazen zordur, ama sevildiğini bil."
• "Yine de, iyi ki yanımızda."
• "Dürüst olmak, daima ilgi çekicidir."
• "Yardım istemek aslında pes etmke demek değildir, pes etmeyi reddetmek demektir."
• "Hepinizi seviyorum, ama kelimelere dökemiyorum."
• "Kötü şeyler üst üste geldiğinde, en yakınında en sevdiğin ne varsa ona odaklan."
• "Bu fırtına mutlaka dinecek."
• "Hiç bir zaman bir ev bulamayacağım."
• "Kimi zaman zihnin sana oyunlar oynar, sana iyi olmadığını söyler, umut kalmadığını ama şunu öğrendim ki, sen seviliyorsu ve önemlisin bu dünyaya başka kimse de olmayan şeyler getiriyorsun. Biraz daha dayan."
• "Seni seviyorum, sen uçsan da uçmasan da."
• "Şunu sakın unutma; sen yeterlisin, hem de her halinle."
• "Evin bir yer olmasi gerkemez değil mi?"
• "Bu yüzden burdayiz değil mi, sevmek ve sevilmek için."
keşke diyorum keşke hiç bir şey bilmeseydim suya bakıp dursaydım ömrüm boyunca bir ırmak kenarında bir deniz ortasında ya da kalbim sınırsızlığın müziğini bulmuş varlığın şarkısına kendini bırakmış bir okyanusa kansaydı keşke
"Konuşan insan, öyle kolay kolay dertten ölmez. Bir insan konuşmadı da içine gömüldü müydü, sonu felakettir." Bu böyledir. "İnsanı sessiz kalmaya zorlayan acı, onu bağırmaya zorlayan acıdan çok daha ağırdır." İnce Memed | Yaşar Kemal
akan gözyaşı kurur. o unutamadığın, artık hatırlamadığın olur. hayal dediklerin gözünün önüne gelir, yaşantın olur. olmaz dersin, tanıdığın biri yabancı olur. yabancı, birden "kalbin" olur. dün düştüğün yer, bugün dik yürümene sebep olur. sonra düştüğün yerin adı, "iyi ki yaşamışım."…devamıakan gözyaşı kurur.
o unutamadığın, artık hatırlamadığın olur. hayal dediklerin gözünün önüne gelir, yaşantın olur.
olmaz dersin, tanıdığın biri yabancı olur.
yabancı, birden "kalbin" olur.
dün düştüğün yer, bugün dik yürümene sebep olur.
sonra düştüğün yerin adı, "iyi ki yaşamışım." olur.
kızarak yaşarsın ama... "neden ben?" diyen
isyanların, seni sen yapmaya vesile olur.
şimdi hayat kötü diyorsun.
bir gün aniden güzel olur, sana tüm kötülükleri unutturur...
"Tahmin edebilirim. Annenle yakın mıydın?" "En uzak olduğum kişiydi." Çok içmiştim; yüzüm uyuşmuş, yanıyordu."Neden?" Richard salıncağıyla birlikte bana döndü."Sadece, bazı kadınların anne olmak için yaratılmadıklarını düşünüyorum. Ve bazı kadınlar da annesinin kızı olmak için yaratılmamışlardır."
"Benim burada ne işim var?" diye düşündüğünüz oldu mu hiç? Bir labirentin içindeymişsiniz ve kaybolduğunuzdan eminmişsiniz de, her bir dönemeci kendiniz yarattığınız için bu tamamıyla sizin suçunuzmuş gibi hissettiğiniz? Üstelik dışarı çıkmanızı sağlayacak birçok yol olduğunu da biliyorsunuz çünkü labirentten…devamı"Benim burada ne işim var?" diye düşündüğünüz oldu mu hiç? Bir labirentin içindeymişsiniz ve kaybolduğunuzdan eminmişsiniz de, her bir dönemeci kendiniz yarattığınız için bu tamamıyla sizin suçunuzmuş gibi hissettiğiniz? Üstelik dışarı çıkmanızı sağlayacak birçok yol olduğunu da biliyorsunuz çünkü labirentten çıkmayı başarmış, dışarıda gülüşüp oynayan insanların seslerini duyuyorsunuz. Çalı çitlerin arasından arada bir görüyorsunuz onları. Yaprakların arasından gelip geçen şekiller halinde. Öyle mutlu görünüyorlar ki onlara değil, bu işi onlar gibi yapamadığınız için kendinize kızgınsınız. Oldu mu hiç? Yoksa bu labirentte kalan bir tek ben miyim?
Not: Kedim öldü de.
- Kitap Alıntısı -
Selamlarrr; Yıllar önce ablamla ilk defa izlemiştim, üzerinden beş yıldan daha fazla zaman geçti, defalarca kez izledim, buna rağmen etkisini hiçbir zaman yitirmedi benim gözümde. Bir yerlerde bazılarının, farklılıklarımızın bir kusur değil de, bir özellik olduğunu düşünmesi çok güzel hissettiriyor.…devamıSelamlarrr;
Yıllar önce ablamla ilk defa izlemiştim, üzerinden beş yıldan daha fazla zaman geçti, defalarca kez izledim, buna rağmen etkisini hiçbir zaman yitirmedi benim gözümde.
Bir yerlerde bazılarının, farklılıklarımızın bir kusur değil de, bir özellik olduğunu düşünmesi çok güzel hissettiriyor. Zor bir durum, ama sadece zor, atlatılamayacak değil. Tek temennim birilerinin hala, farklılıklarına rağmen onlarında bir insan olduğunu unutmamasıdır. Çünkü; herşeyden önce buna ihtiyacı oluyor insanın.
İzleyin, izlettirin, defalarca kez izlenmeye de değer, ön yargıyla yaklaşmayın derim.