Bu kitap, Doğan Kitap’ın 20. yayın yılını kutlamak için 2019 yılında yayımlanan, kolektif bir mektup derlemesidir. İçinde 33 değerli yerli ve yabancı yazar var. Her yazar, 20 yaşındaki kendine bir mektup yazıyor. Bu mektuplarda gençlik hatıraları, yapılan hatalar, edinilen dersler,…devamıBu kitap, Doğan Kitap’ın 20. yayın yılını kutlamak için 2019 yılında yayımlanan, kolektif bir mektup derlemesidir. İçinde 33 değerli yerli ve yabancı yazar var. Her yazar, 20 yaşındaki kendine bir mektup yazıyor. Bu mektuplarda gençlik hatıraları, yapılan hatalar, edinilen dersler, verilen öğütler ve geleceğe dair umutlar paylaşılıyor.
Bazı yazarlar direkt kendi genç hallerine yazıyor; bazıları okurlarla konuşur gibi içten, sohbet havasında anlatıyor; bazıları ise geçmiş üzerinden öğütler veriyor ya da anılarını samimi bir dille paylaşıyor.
Bu mektupları okudukça, bir yandan yazarları gençliklerinde tanıma fırsatı buluyorsunuz; diğer yandan onların deneyimlerinden kendi hayatınıza dair dersler çıkarıyorsunuz.
Kitap, geçmişi yargılamadan kabul etmeyi, yapılan hataları birer öğrenme fırsatı olarak görmeyi ve hayatı cesaretle yaşamayı öğütlüyor. Yazarlar, 20 yaşındaki hallerine hayallerinin peşinden gitmelerini, risk almaktan korkmamalarını, zamanın kıymetini bilmelerini ve başkalarının beklentileri yerine kendi değerlerine kulak vermelerini tavsiye ediyor. Hem mutlulukların hem de zorlukların insanı olgunlaştırdığını vurgulayan eser, keşkelerden çok iyikilerle dolu bir hayatın peşinden gitmeyi salık veriyor.
Kitabın konusu ve taşıdığı fikir beni gerçekten etkiledi. Böyle bir düşünceye katkıda bulunmak ve yazarların bu doğrultuda mektuplar kaleme almasını istemek çok zarif bir yaklaşım. Bu fikir tarzı bana çok hoş geldi.
Mektuplara karşı özel bir ilgim var; okumak da yazmak da beni mutlu eder. Bu nedenle, böyle bir kitabı okumak bana farklı ve derin bir his yaşattı.
Bazı mektuplar öyle güzeldi ki, okurken yüzümde tebessüm oluştu, kalbime dokundu, bazen de hüzünlendirdi. Ama ne yazık ki bazı mektuplarda aynı duyguyu bulamadım; hatta kimi zaman sıkıldığımı hissettim. Kimileri konuyu ustalıkla işlerken, kimileri amacın uzağına düşmüş, bambaşka yönlere sapmıştı. Bu da okuma deneyimimi yer yer zorlaştırdı.
Bana kalırsa bu kitap, zaman zaman yeniden açıp sayfalarında kaybolarak tekrar okunabilecek türden. İçindeki mesajlar, düşünceler, öğütler, fikirler ve hisler bu amaca fazlasıyla hizmet ediyor. Okuyucuya tekrar tekrar okuma isteği uyandırıyor ki bu yönü beni çok etkiledi. Üstelik her okumada farklı duygular ve düşüncelerle karşılaşmak bence çok değerli bir okuma deneyimi olur.
Kitaba başlarken beklentim oldukça yüksekti; çok daha yüksek bir puan vereceğimi sanıyordum. Fakat bazı yazarların mektupları, ne yazık ki, okuma keyfimi düşürdü. Yer yer öyle sıkıldım ki, mektupta bile bu kadar sıkıcı yazıyorsa kitapları nasıldır acaba? diye düşündüm. Bu kitapta ilk kez tanıdığım yazarlar oldu; bazılarını sevdim, bazıları ise bana hitap etmedi. Eğer eser yalnızca beğendiğim mektuplardan oluşsaydı, sanırım çok daha kısa ama yoğun bir kitap olurdu.
Kendi iç yolculuğuna çıkmak ve gençlik döneminin karmaşık duygularını anlamak isteyen herkese kesinlikle öneririm. 🌸
────୨ৎ────
Puanım: 7/10
────୨ৎ────
"Fakat sen de yani öyle tuhafsın ki, senden iki gıdım isteseler, kendini mutlulukla verecek, hiç sızlamayan ufalıp dağılacaksın. Çünkü sen kendine hep kendinin en azını bıraktın. Öyle yapma. Sandığın kadar çok değilsin unutma, bitmezsin sanıyorsun ya pat diye bitiverince fena afallıyor insan."