İzlerken neşeyle dolduğum içimin kıpır kıpır olduğu mükemmel bir yapımla karşınızdayım. Yeni yıla bu güzel filmle başlamak iyi oldu. Nasıl başlarsa öyle gider misali. Hayatımın ilerleyişinden değil izleyeceğim filmlerin kalitesinden bahsediyorum. Şimdi bu filmi önemli kılan şeyler var. Katharine Hepburn,…devamıİzlerken neşeyle dolduğum içimin kıpır kıpır olduğu mükemmel bir yapımla karşınızdayım. Yeni yıla bu güzel filmle başlamak iyi oldu. Nasıl başlarsa öyle gider misali. Hayatımın ilerleyişinden değil izleyeceğim filmlerin kalitesinden bahsediyorum. Şimdi bu filmi önemli kılan şeyler var. Katharine Hepburn, Hollywood'un en büyük aktrisi. Öyle yalandan falan da değil. 4 Oscar ödülü var en iyi kadın oyuncu olarak. Şimdi oyuncu dediklerimizde bir tane bile bulunmuyor. Sadece aldığı oscarlardan dolayı böyle demiyorum. AFI'ın yayınladığı en önemli 25 aktris listesinin birinci sırasında. Yeniler yok o listede çünkü ya 1950'den önce filmde oynamış olmalısınız, ya da liste hazırlanırken ölü olmanız gerekiyor. Listemizde yeniler yok onlarla kıyaslayamayız ama eskilerin en büyüğü olduğunu biliyoruz. Sadece sinemadaki başarıları değil onu önemli kılan. Gerçek hayattaki tutumları da bu başarısında önemli yer tutuyor. Eğitimli bir ailesi var çocuklarını da o şekilde yetiştiriyorlar. Özgürlükçü birisi, annesi gibi kadın hakları için mücadele etmiş keza annesi Amerikalı kadınlar oy verebilsen diye kurulmuş bir cemiyetin başkanlığını yapmış bir insan. Broadway'de yıldızınız patladıysa, Hollywood'un önemli bir ismi olduğunuz zaman medya sizi ele geçirir. Sizi şöhret makinesi yaparlar, onların topluma empoze etmeye çalıştıkları insan tipini sizin üzerinizden yansıtırlar. Ama Hepburn buna direnmiş bir insan. Röportajlarında bunlara ters cevaplar vermiş istedikleri kadın olmayı reddetmiştir. Amerikan hayali olan "Modern Kadın"ın temelini atmış bir insan. 87 yaşına kadar filmde rol almaya devam etmiş ve neredeyse 60 yıl boyunca başrol olarak oynamıştır. Anlayacağınız hayran olunası muhteşem bir karaktere sahip. Ve bunu oynadığı filmlerde de açıkca gösteriyor. Katharine Hougton Hepburn övgümden sonra filme geçeyim artık. Elimde değil kadına hayranım.
Filmimiz bir leoparı aramak üzerine geçiyor. Susan verdikleri cevaplarla olayları umursamayışıyla bizi kendine bağlıyor. Neşeli, cıvıl cıvıl bir insan. İstediğiniz sorulara asla cevap vermiyor. Kendi anlatmak istediklerini söylüyor sadece. Sizin arabanıza bindiğinde bu benim arabam derseniz alacağınız cevap şu: Hayır, bu benim arabam. Ya nasıl ya diyorsunuz ama sinirlenemiyorsunuz. Başka oyuncu bu rolü oynasa sinir krizi geçiririm ama ona yakışıyor. Rol arkadaşı Cary Grant ise AFI'a göre tüm zamanların en iyi ikinci aktörü. Sadece ikisi için oturun izleyin derim. Tam diyordum ki siyah beyaz sevdama bir son verip modern şeyler izleyeceğim. Çünkü bilindik pek çok filmi duymamışımdır bile. Ama bunun gibi güzel yapımlar geçmişte takılıp kalmama sebep oluyor