Her şeyini kaybetmiş bir adamın harakiri yapmak için güçlü bir klandan bahçelerini kullanmak için izin almasıyla film başlıyor. Bambudan yapılmış bir katanayla yapılan harakirinin altında ne acılar var. Yozlaşmış samuray öğretisine karşı çıkan Hiroşimalı yarı aç bir roninin hikayesi... "En…devamıHer şeyini kaybetmiş bir adamın harakiri yapmak için güçlü bir klandan bahçelerini kullanmak için izin almasıyla film başlıyor. Bambudan yapılmış bir katanayla yapılan harakirinin altında ne acılar var. Yozlaşmış samuray öğretisine karşı çıkan Hiroşimalı yarı aç bir roninin hikayesi...
"En büyük lezzetler bile bir başına yenildiğinde lezzetsiz olur"
Pek sevmem, izlemem de Asya sinemasını Kore, Çin, Japon fark etmez. IMDb'de 19. sırada olduğu için izlemem gerekiyordu. Erteledikçe erteledim. Erteleme sebebim ne filmin uzunluğu ne de siyah beyaz oluşuydu -çok da severim böyle filmleri- dediğim gibi Asya filmi olduğu…devamıPek sevmem, izlemem de Asya sinemasını Kore, Çin, Japon fark etmez. IMDb'de 19. sırada olduğu için izlemem gerekiyordu. Erteledikçe erteledim. Erteleme sebebim ne filmin uzunluğu ne de siyah beyaz oluşuydu -çok da severim böyle filmleri- dediğim gibi Asya filmi olduğu için kaldı hep. Bu akşam oturdum izledim. Sahneler uzun, sakin ama nedense hiç sıkılmadım. 3 saat boyunca heyecanla, zevkle izledim. Filmin ortasında ara veriyor ve beş dakika müzik çalıyor bu çok hoşuma gitti, atlamadım dinledim. Japonca gerçekten garip bir dil sadece bağırıyorlar. Ne dedikleri önemli değil hep bağırıyorlar ve sanki hep aynı şeyi söylüyorlarmış gibime geliyor. Hatta bir ara dedim ki çevirmen acaba biliyor mu yoksa kendisi hayal gücünü kullanarak mu uydurmuş altyazıyı. Başlarda oyunculuklar biraz tuhafıma gitti. Rikichi tartışıyor sonra küsüp çömeliyor. Her şeyi topluca yapıyorlar. Bir başlıyorlar yerlere kapanıp ağlamaya aynı anda hepsi yapıyor bunu. Komik bir şey gördüler mi anında basıyorlar kahkahayı ve dakikalarca aynı tempoda gülüyorlar. İlginç bir olay mı var hepsi oturup izlemeye başlıyor. Filmin çeyreği ağlamayla, çeyreği kahkahayla, çeyreği bağırmayla geçiyor. Ama o diğer çeyrek var ya onun için on saat bile izlenir. Hepsi birbirinden anlamlı sözler güzel çekilmiş sahneler filme bağlıyor insanı. Film gerçekten çok hoşuma gitti. Kikuchiyo'nun bayrağı diktiği sahne mükemmel bir tablo gibi. Başlarda deliliğine, pervasızlığına kızıyorsunuz ama sonlara doğru bütün nefretiniz kaybolup gidiyor. Kanbê Shimada'dan samuray öğretilerini dinlemek mükemmel. Ortalık karıştığında tek sözüyle herkesi susturması, bilgeliği, liderliği, özellikle anlamlı sözleriyle kendisine hayran bırakıyor. Kyûzô'nun karizması da kimsede yok. Kimse seni kılıçla öldüremezdi zaten. Filmin sonunda hala yaşayan üç arkadaşın savaşta kaybettikleri dört arkadaşının mezarına baktıkları sahnede içim gitti. "Yine kaybettik, kazananlar köylüler, biz değiliz". Köylülerin korkaklığı çok güzel yansıtılmış. Onlar için can verdikleri halde hala samuraylara saygıları yok. Yohei kızına samurayla birlikte olduğu için kızıyor mesela.
“…ama zaman akıp gidiyor. Hayallerin gerçeğe dönüşmeden önce bütün saçların beyazlaşıyor. İşte o zaman ailen ve arkadaşların çoktan ölüp gitmiş oluyor.”
“Unutmayın! Bu bir savaş! Hepiniz aynı teknedesiniz! Sadece kendini düşünen bir adam, aynı zamanda sonunu da hazırlar. Böyle bir bencillik hoş görülemez!”
“Unutmayın! Savaş bir koşuşturmacadır. Saldırmak yada savunmak için koşturup dururuz. Koşamazsanız, işiniz bitti demektir.”
Film güzel arkadaşlar izleyin derim...
Film iki saat ama insana iki dakika gibi geliyor. Konusu güzel sonu şaşırtıyor ben beğendim. Sondaki çocuğun gördüğü ışık acaba gerçek mi yoksa geçirdiği travmadan dolayı hayal mi etti? Bunu hiç kimse sorgulamamış nedense...
İlk iki filmdeki oyuncak kardeşlerimizin çoğusunu kaybettik. Geriye bir avuç oyuncak kaldı. Artık bir kişiyi bile kaybedemeyiz. Sonsuza kadar beraber olma yemini edelim ve asla ayrılmayalım konulu animasyon. Lotso'dan nefret ediyorum iyi oldu ona. Sheriff Woody'in sevdiceği Bo Peep'in olmamasına…devamıİlk iki filmdeki oyuncak kardeşlerimizin çoğusunu kaybettik. Geriye bir avuç oyuncak kaldı. Artık bir kişiyi bile kaybedemeyiz. Sonsuza kadar beraber olma yemini edelim ve asla ayrılmayalım konulu animasyon. Lotso'dan nefret ediyorum iyi oldu ona. Sheriff Woody'in sevdiceği Bo Peep'in olmamasına üzüldüm. Adamcağız tek başına bunca şeyi nasıl atlatsın. Tamam arkadaşları var ama onlar sayılmaz. Buzz'ın her seferinde Jessie'ye tekrardan aşık olması çok güzel. Her resetten sonra bir daha aşık oluyor. Özellikle İspanyol versiyonu çok romantik...
Şimdi sıra Buzz Lightyear'da. Arkadaşına can borcunu ödemeli. Aksiyonun bir saniye bile eksilmediği kendimi Hızlı ve Öfkeli'de zannettiğim mükemmel bir animasyon. Birincisinden hiç de geri kalır yanı yok. O sondaki kamera arkasına ne demeli? Bayıldım...
Keşke bu filmi küçük oyuncaklarımı korkmasınlar diye yatağımda yatırdığım zamanlarda izleseymişim(büyükler zaten korkmaz büyük oldukları için). Çok güzel bir hikaye ve mükemmel bir dostluk. - Hey Buzz uçuyorsun +Bu uçmak değil, bu sadece fiyakalı bir düşüş...
Film güzel izlenir. Ama burada önemli olan Naim'in hayatı. Olimpiyatları kazanırken tek amacı milletimizin gördüğü zulümü, ırkçılığı dünyaya duyurmaktı. Dilimizi, ismimizi kaybetmediğimiz sürece kültürümüz de bizimle beraber var olmaya devam edecektir...
Bir kuşak var hepsinin ilk sinema filmi Aslan Kral. Ben de o dönemde izlesem çok beğenirdim herhalde ama izlediğim yıl 2020 neredeyse 30 sene sonrası. O yüzden övgüyle bahsetmeyeceğim. Çok uzun zamandır izleyeyim diyorum ama animasyonları hep küçük kuzenleri topladığım…devamıBir kuşak var hepsinin ilk sinema filmi Aslan Kral. Ben de o dönemde izlesem çok beğenirdim herhalde ama izlediğim yıl 2020 neredeyse 30 sene sonrası. O yüzden övgüyle bahsetmeyeceğim. Çok uzun zamandır izleyeyim diyorum ama animasyonları hep küçük kuzenleri topladığım zaman izlerim kısmet bugüneymiş, izledik. Ama dokuz yaşındaki kuzenim beğendi...
Eskiden çok film izlerdim akla hayale sığmayacak kadar çok. Sonra neden bilmem bıraktım izlemeyi. Karantinada Raf'ı buldum. Film heyecanım geri geldi birkaç gün izledim. Sırf buraya gönderi atabilmek için. Eskiden izlediğim her filmi defterime yazardım. Buraya yazabileceğimi düşündüm, izlemeye başladım.…devamıEskiden çok film izlerdim akla hayale sığmayacak kadar çok. Sonra neden bilmem bıraktım izlemeyi. Karantinada Raf'ı buldum. Film heyecanım geri geldi birkaç gün izledim. Sırf buraya gönderi atabilmek için. Eskiden izlediğim her filmi defterime yazardım. Buraya yazabileceğimi düşündüm, izlemeye başladım. Ama bu heyecanım da fazla sürmedi tekrardan bıraktım. Aylarca hiç film izlemedim desem yeridir. Çok sevdiğim bir insan izlemediğimi, izlemediğim için üzüldüğümü ama izlemek için hiç çaba sarf etmediğimi görünce onu kıramayacağımı bildiği için beraber izlemeyi teklif etti. İzlemeye başladım. İzledikçe eski tutkum yerine geldi tekrardan sevmeye başladım. Eski bir dostuma tekrardan kavuştum senin sayende çok teşekkür ederim. Teşekkür ederim...