“Ama yaşamıyordum, çünkü gerçekleştirmeyi mantıklı bulabileceğim hiçbir arzum yoktu.” “Ne istediğimi kendim de bilmiyordum; hayattan korkuyordum, hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum, ama gene de hayattan bir şeyler bekliyordum”
Çok ters köşeli biraz da gerici bi kitaptı. Konusu beni çok sardı. Okurken bi yandan sürekli tablolalara bakıp inceledim falan keyifliydi. Akıcı bi dili vardı. Ben sevdim
Çocukluğunu yalnız geçiren bi insan istediği kadar kalabalık olsun atamıyor içindeki yanlnızlık hissini. Kapanmaz bi boşluk bırakıyor insanın içinde. Zezeye üzüldüm. Bazı sahnelerde kendi çocukluğumu getirdi aklıma. Kendime daha çok üzüldüm. Çocukluk en problemsiz olduğumuz yaşlar sanıyoruz ama bütün problemlerimiz…devamıÇocukluğunu yalnız geçiren bi insan istediği kadar kalabalık olsun atamıyor içindeki yanlnızlık hissini. Kapanmaz bi boşluk bırakıyor insanın içinde.
Zezeye üzüldüm. Bazı sahnelerde kendi çocukluğumu getirdi aklıma. Kendime daha çok üzüldüm.
Çocukluk en problemsiz olduğumuz yaşlar sanıyoruz ama bütün problemlerimiz bize çocukluğumuzdan kalma şeyler.
Hayatımızın uzun bi kısmını diğer yarımızı aramakla geçiriyoruz. Ki bazen bulamıyoruz. Bazılarımız bulduklarıyla yetinmeyi seçiyor. Ama hep arıyoruz. Keşke doğarken bi işaret olsa herkes birbiriyle eşleşse ve bu zaman kaybını yaşamasak. Ya da açıkta kalanlarımız olmasa. Hayat bi ekip oyunu.…devamıHayatımızın uzun bi kısmını diğer yarımızı aramakla geçiriyoruz. Ki bazen bulamıyoruz. Bazılarımız bulduklarıyla yetinmeyi seçiyor. Ama hep arıyoruz.
Keşke doğarken bi işaret olsa herkes birbiriyle eşleşse ve bu zaman kaybını yaşamasak. Ya da açıkta kalanlarımız olmasa.
Hayat bi ekip oyunu. Bu yüzden evleniyoruz veya çocuk yapıyoruz. Yalnızken zevk almak çok zor. İnsan insanlarlayken insan olduğunu hissediyor.
Musayı başta biraz sinir bozucu ve sıkıntılı bulmuştum ama sonra onu anladım. O ruhu bomboş bi adam. Hayatın ve toplumun ondan beklediği her şeyi reddediyor. Bizim ayıp olur korkusu altında sakladığımız gerçek yüzümüzü, o açık açık herkese gösteriyor. Kırmaktan, kırılmaktan,…devamıMusayı başta biraz sinir bozucu ve sıkıntılı bulmuştum ama sonra onu anladım. O ruhu bomboş bi adam.
Hayatın ve toplumun ondan beklediği her şeyi reddediyor. Bizim ayıp olur korkusu altında sakladığımız gerçek yüzümüzü, o açık açık herkese gösteriyor. Kırmaktan, kırılmaktan, eleştirilmekten korkmuyor. Çünkü herifin umrunda değil.
O yüzden Musa’nın bu duruşunu sevdim. Ya sevdim değil de anlayabildim en azından.
Ağlamalık film arıyorsanız tebrikler buldunuz. Baya baya ağlatıyor. Yani. Beni ağlattı. Leyla’nın annesinin oyunculuğu dışında iyi bi filmdi. O benim odağımı çok bozdu baya kötüydü. Onun dışında gayet güzeldi he biraz daha kısa olabilir miydi? Olurdu. Daha da iyi olurdu…devamıAğlamalık film arıyorsanız tebrikler buldunuz. Baya baya ağlatıyor. Yani. Beni ağlattı.
Leyla’nın annesinin oyunculuğu dışında iyi bi filmdi. O benim odağımı çok bozdu baya kötüydü.
Onun dışında gayet güzeldi he biraz daha kısa olabilir miydi? Olurdu. Daha da iyi olurdu ama öyle uygun görmüşler. İzledik.
Kitabını okumuştum ama anlamamıştım. Filmini de anlamadım. Anladım aslında ama anlamadım. Problem biraz da her şeyde anlam aramamızla ilgili zaten. Bazen bi anlamı yoktur. Aradıkça kayboluruz.
Neden sadece fotoğraf çektirmek için bi yere gidersin ki? Ciddiyim. Böyle insanlar var ve hiç az değiller. Gittiğin yerde fotoğraf çektirmekten bahsetmiyorum bakın gidiş amacı fotoğraf çektirmek. Yeni bi kafe açılıyo mesela -hani yolu da uzak 2 saat yol gidicez…devamıNeden sadece fotoğraf çektirmek için bi yere gidersin ki? Ciddiyim. Böyle insanlar var ve hiç az değiller. Gittiğin yerde fotoğraf çektirmekten bahsetmiyorum bakın gidiş amacı fotoğraf çektirmek. Yeni bi kafe açılıyo mesela -hani yolu da uzak 2 saat yol gidicez - illa oraya gidelim. Niye ? “İşte şöyle bi yeri var orda foto çekilcem.” Nası yani?
Bi ara çevremde de vardı böyleleri ve bunun ne kadar saçma olduğunu asla kabul etmiyorlar.