bu kitaba bu kadar yükselmekle kötü mü yaptım ya😶 son 150 sayfam falan kaldı 630 sayfalık kitapta ve şu ana kadar bana vay aq dedirtecek bir şeyle karşılaşmadım… kitabı okuyanlar spoiler vermeden sonda büyük ters köşe olacağımı falan yazsın lfn👐🏻🙃
Spoiler içeriyor
Akıcılık konusunda iyi bir diziydi ama karakter olarak hepsi birbirinden beterdi. Funda’nın bile bile nazlı’yı bakıcı olarak tutmaya devam etmesi ve sürekli olarak bir öyle bir böyle davranması, Nazlı’nın takıntısı ve kendi deyimiyle “ tutku”su uğruna yaptığı planlar, İlker’in ikisini…devamıAkıcılık konusunda iyi bir diziydi ama karakter olarak hepsi birbirinden beterdi. Funda’nın bile bile nazlı’yı bakıcı olarak tutmaya devam etmesi ve sürekli olarak bir öyle bir böyle davranması, Nazlı’nın takıntısı ve kendi deyimiyle “ tutku”su uğruna yaptığı planlar, İlker’in ikisini de aynı anda seviyorum kafalarında oluşu. Yan karakterler bile kırıktı, kimse kimseyi atlatamıyor herkes geçmişe takıntılı. Dizideki tek masum karakter Mavi’ydi harbiden. Funda’nın kibri ve merağı felaket delirtti, hem paranoyalı hem de nazlıyı işte tutmaya devam ediyor. Nazlı desen sevgisizlikten ne yaptığını bilmiyor ve takıntısını sevgi sanıp sahip olabileceği hayata funda sahip diye ona kuruluyor, kızı zehirliyor. İlker’in ne yaptığı hiç belli değil zaten. Emre de nazlıya bu kadar sadıkken ve her şeyi ortaya çıkaracakken gitti çocuk. Dizinin sonunda funda tedavi görürken çocuğa neden nazlı bakmaya devam etti mesela herkes niye bu kadar kör?? Sonda nazlı’nın burası benim evim bu aileyi ben kurdum falan filanları çok yordu biri şu kızı kapı dışarı atsın artık. Bu kadar donuk bi insana nasıl tahammül edebiliyorlar anlamış değilim
Fumi, hayat kurtarmaya odaklanan yetenekli bir acil servis cerrahı. Bir ameliyat sonrasında yaşanan olay yüzünden hastaneden ayrılmak zorunda kalıyor ve yolu, ünlü estetik cerrah Rin Tohyama’nın kliniğine düşüyor. Fumi, estetik ameliyatları insanların gerçekten ihtiyacı olmayan şeyler olarak görürken Rin, güzelliğin…devamıFumi, hayat kurtarmaya odaklanan yetenekli bir acil servis cerrahı. Bir ameliyat sonrasında yaşanan olay yüzünden hastaneden ayrılmak zorunda kalıyor ve yolu, ünlü estetik cerrah Rin Tohyama’nın kliniğine düşüyor. Fumi, estetik ameliyatları insanların gerçekten ihtiyacı olmayan şeyler olarak görürken Rin, güzelliğin insanları iyileştirebileceğine inanıyor. Dizi ise estetik ameliyat yapan doktorlar dizisi olarak değil, daha çok güzellik uğruna insanların neleri göze alabileceğini gösteren psikolojik bir drama. Ben çok beğendim ve kesinlikle sıradan bir dizi değildi. Hırs, intikam, güzellik arzusu ve travmalar ve hayat dersi ile dolu bir diziydi🔮
Kitap, ilk başta birbirinden bağımsız gibi görünen birkaç resmin aslında birbirine bağlı, oldukça tuhaf ve rahatsız edici bir hikâye anlattığını konu alıyor. Resimlerdeki küçük detaylara dikkat ettikçe olayların aslında göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkıyor. Karakterler ve olaylar birbirine girmesin diye…devamıKitap, ilk başta birbirinden bağımsız gibi görünen birkaç resmin aslında birbirine bağlı, oldukça tuhaf ve rahatsız edici bir hikâye anlattığını konu alıyor. Resimlerdeki küçük detaylara dikkat ettikçe olayların aslında göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkıyor. Karakterler ve olaylar birbirine girmesin diye kendimi çok zorladığım için başımı ağrıttı ama genel olarak çok beğendim. Gizem çözme üzerine yazılan kitaplardan çok daha farklı bir atmosferi vardı ayrıca yazarın dili de çok akıcıydı bugün başladığım gibi bitirdim. Yazarın kendisi zaten başlı başına değişik ve ürkütücü biri, kim olduğunu bilinmiyor bu bile kitaplarına şans vermek için bir fırsat. Son olarak, Naomi sen neymişsin aq😶🌫️😶🌫️
Bad Influence, Tiffany Smith’in kızı Piper’ı küçük yaşta sosyal medyada ünlü etmesiyle başlayan ve zamanla çok daha rahatsız edici bir hâle gelen olayları anlatıyor. Piper’ın ve çevresindeki diğer çocukların sürekli içerik üretmesi, izlenme uğruna özel hayatlarının kullanılmasına kadar gidiyor. Dışarıdan…devamıBad Influence, Tiffany Smith’in kızı Piper’ı küçük yaşta sosyal medyada ünlü etmesiyle başlayan ve zamanla çok daha rahatsız edici bir hâle gelen olayları anlatıyor. Piper’ın ve çevresindeki diğer çocukların sürekli içerik üretmesi, izlenme uğruna özel hayatlarının kullanılmasına kadar gidiyor. Dışarıdan bakınca eğlenceli, renkli ve herkesin mutlu olduğu bir dünya gibi görünürken aslında çocukların masumiyetlerinin içerik uğruna kullanıldığını görmek çok üzücüydü. Belgesel bence çocukların sosyal medyada şöhret kazanmasının arkasında neler olabileceğini ve yetişkinlerin çocuklar üzerindeki gücünü net bir şekilde gösteriyor. Ne yazık ki Tiffany Smith hiçbir ceza almadığı için bu içerikler +18 şekilde devam ediyor ve Piper’ın hâlâ bunu normal olarak karşılaması bilinçaltının nasıl yıkandığını bize gösteriyor. Kızını bu şekilde kullanan bir kadına anne demeyi de hiç doğru bulmuyorum, umarım bir şekilde hakettiği cezayı çeker.
Spoiler içeriyor
ben bu adam ne yazsa okurum. kitaplarındaki her şey bana o kadar hitap ediyor ki bayılıyorum okuduğum her cümleye. bu kitapta da wilbur adındaki bir adamın öldükten sonra gece yarısı treni adında bir trenle yaşadığı tüm hayatı tekrardan izleyişini ve…devamıben bu adam ne yazsa okurum. kitaplarındaki her şey bana o kadar hitap ediyor ki bayılıyorum okuduğum her cümleye. bu kitapta da wilbur adındaki bir adamın öldükten sonra gece yarısı treni adında bir trenle yaşadığı tüm hayatı tekrardan izleyişini ve yaptığı seçimlerin ne kadar yanlış olduğunu fark edişiyle gidişatı düzeltmeye çalışmasını okuyoruz. wilbur, hayatındaki en önemli insan olan maggie ile çocukluktan tanışıyorlar ve büyüdüklerinde evleniyorlar ama wilbur yoksul geçmişini ve travmalarını atlatamadığı için hayatı boyunca eşini çok fazla ihmal edip kendini tamamen işine veriyor ve bu maggie ile birbirlerini çok sevmelerine rağmen yollarının ayrılmasına sebep oluyor. wilbur öldükten sonra yaptığı bu yolculukta maggie’nin onun hayatındaki tek doğru olduğunu fark ediyor ve geçmişteki kendini uyarmak için trenin “ yaşanan şeylere karışma ve gidişatı değiştirme” kuralını çiğneyip geçmişteki kendisiyle iletişime geçiyor ve tüm hayatını değiştirme adına bir kumar oynuyor. Kitabın gece yarısı kütüphanesindeki nora’ya atıfta bulunması da çok güzeldi. ben bayıldım ya çok fazla anlam çıkarılabilecek bir kitaptı🚂💛
Ara sıra psikoloji kitapları okumayı seviyorum bana kendimi iyi hissettiriyor. Bu kitapta çaresiz veya üzgün hissettiğimizde nasıl daha iyi hissetmemizi sağlarız bunu çok iyi anlatmış bence yazar. Kitabın içinde geçen gerçek hayat hikayeleri de empati yapıp örnek alınacak şeylerdi ben…devamıAra sıra psikoloji kitapları okumayı seviyorum bana kendimi iyi hissettiriyor. Bu kitapta çaresiz veya üzgün hissettiğimizde nasıl daha iyi hissetmemizi sağlarız bunu çok iyi anlatmış bence yazar. Kitabın içinde geçen gerçek hayat hikayeleri de empati yapıp örnek alınacak şeylerdi ben baya etkilendim. Kitapta söylenen tavsiyeleri kendimi kötü hissettiğimde uygulamaya çalışıyorum umarım 3 günden daha uzun sürer 😛
kitap, zamanla gözlerinde görme bozukluğu oluşmaya başlamış ileri derece görme kaybıyla yaşayan, bu sebepten dolayı uzun yıllar boyunca sevdiği kadından ayrılmak zorunda kalmış bir yunanca öğretmenini ve onun konuşma yetisi olmayan orta yaşlardaki bir kadın öğrencisini ele alıyor. öğretmenin görme…devamıkitap, zamanla gözlerinde görme bozukluğu oluşmaya başlamış ileri derece görme kaybıyla yaşayan, bu sebepten dolayı uzun yıllar boyunca sevdiği kadından ayrılmak zorunda kalmış bir yunanca öğretmenini ve onun konuşma yetisi olmayan orta yaşlardaki bir kadın öğrencisini ele alıyor. öğretmenin görme problemi o kadar ileride ki gözlüğü ve el feneri olmadan dışarı çıkamıyor, kötü olan durum ise ileriki yaşlarında tamamen kör olacağının farkında olması. öğrencisi ise derslere düzenli katılan biri ama hiçbir zaman konuşmuyor. öğretmen de zamanla kadındaki problemin sadece konuşma ile sınırlı kalmadığını, aynı zamanda işitme ve algılamada da problem yaşadığını anlıyor ve ikilinin arasında garip bir bağ oluşuyor. ben kitapta özellikle 5. Bölümdeki mektubu çok beğendim, altını çizmediğim yer kalmadı o bölümde. kitap da genel olarak sakin ama akıcı ilerliyor. tek sorun yazar cümleleri o kadar birbirinden kopuk yazmış ki bi süre sonra her şey birbirine girdi okurken, neyse ki toparladım. güzel bir kitaptı ben sevdim💛
Takashi Nagai’nin Nagasaki’nin Çanları, atom bombasının Nagazaki’de bıraktığı yıkımı bir doktorun gözünden anlatıyor. Nagai’nin aynı zamanda bombaya ve etkilerine maruz kalmış biri olması, kitabı benim için daha da etkileyici yaptı. Anlattıkları sadece dışarıdan gözlemlenmiş bir savaş hikâyesi değil, bizzat yaşanmış…devamıTakashi Nagai’nin Nagasaki’nin Çanları, atom bombasının Nagazaki’de bıraktığı yıkımı bir doktorun gözünden anlatıyor. Nagai’nin aynı zamanda bombaya ve etkilerine maruz kalmış biri olması, kitabı benim için daha da etkileyici yaptı. Anlattıkları sadece dışarıdan gözlemlenmiş bir savaş hikâyesi değil, bizzat yaşanmış bir acının içinden geliyor.Kitabı okurken beni en çok insanların hayatlarının bir anda altüst olması etkiledi. Birkaç saniye içinde evlerini, sevdiklerini ve geleceklerini kaybeden insanların yaşadıkları gerçekten ağırdı. Nagai’nin yaşananları anlatırken insanlara ve hayata bakışını da korumaya çalışması kitabı sadece bir savaş anlatısı olmaktan çıkarıyor.Çok uzun bir kitap değil ama okuduktan sonra insanda ağır bir his bırakıyor. Özellikle savaşın ve nükleer silahların aslında arkasında ne kadar büyük bir insanlık acısı bıraktığını düşündürüyor.