1. Sezonda dizi kendini izlettirmeyi başarmıştı ama 2. Sezon için aynı şeyi söyleyemicem. Bir yerden sonra beni sarmadı keyif alamadım, tek keyif veren kısım butcher'ın fazla cıvık olmayan esprileri idi. Son zamanda bu dizi baya dillenmişti izleyeyim dedim izlediğime pişman…devamı1. Sezonda dizi kendini izlettirmeyi başarmıştı ama 2. Sezon için aynı şeyi söyleyemicem. Bir yerden sonra beni sarmadı keyif alamadım, tek keyif veren kısım butcher'ın fazla cıvık olmayan esprileri idi. Son zamanda bu dizi baya dillenmişti izleyeyim dedim izlediğime pişman değilim, aslında sadece süper kahraman içerikli yapımlar bana pek ilgi çekici gelmiyor. Tabi izlemek yada izlememek sizin zevkinize kalmış.
Çok güzeldi hele ki oyunculuklar muazzam, fazla abartıya kaçılmamış. Günümüz toplumsal sorunların birine yani uyuşturucu kullanımına ışık tutulmuş sağlam bir film olmuş önerilir.
Tarantino'nun 9. uzun metraj filmini büyük beklentilerle izledim. Dahi yönetmene bu filmi Cannes'da sorulduğunda "en kişisel filmi" olmakla cevap vermişti. Sanırım son derece doğru bir tespit. Tarantino sinemasına son derece saygı duyan bir sinemasever. Bu filminde de tekniğini konuşturmuş, bunun…devamıTarantino'nun 9. uzun metraj filmini büyük beklentilerle izledim. Dahi yönetmene bu filmi Cannes'da sorulduğunda "en kişisel filmi" olmakla cevap vermişti. Sanırım son derece doğru bir tespit. Tarantino sinemasına son derece saygı duyan bir sinemasever. Bu filminde de tekniğini konuşturmuş, bunun ötesinde görüntü yönetmenliği, kostümler, dekorlar, özellikle western temasının işlendiği sahnelerdeki o ufacık ayrıntılarla kalitesini konuşturmuştu...Sanat yönetimi son derece başarılı olmakla birlikte senaryo için ve özellikle kurgu için aynı şeyi söylemem mümkün değil ne yazık ki. Tarantino filmlerinde genelde görülen karakter odaklı anlatım, diyalogların ve tiplemelerin kusursuzluğu bu filmde de var fakat "hikaye" yok. Yani çok basit b sınıfı filmlerde oynayan bir aktör ve onun dublörü üzerinden yürüyen, yan taraftan da Polanski üzerinden desteklenen ve hippi kültürü üzerinden de beslenerek yolunu bulmaya çalışan bir olay örgüsü var. "Bir zamanlar Hollywood" baştan sona görüntülerle izlettiriliyor, hatta araba sahnelerinden tutun ışıklı neon tabelalara kadar resmen gözümüze sokuluyor. Los Angeles'ın sokaklarında gezintilere sürükleniyoruz. Dönemsel ayrıntılar Hollywood ile sınırlı kalıyor. Vietnam savaşına yönelik eleştirilerde de yönetmen gereken duyarlılığı tam olarak gösterebilmiş değil. Tarantino filmlerinde özellikle son filmlerinde, bu film içinde geçerli olan bir şeydir ki film gidişatında herhangi bir sahneyi çıkardığınızda filmin bütünü olumsuz etkilenmiyor hatta filme bir etkisini de hissetmiyorsunuz. Çünkü anlatmaya çalıştığı, derdi olan bir hikayesi yok. Bu film Tarantino sevenler için merak uyandıracak, sıradan sinema izleyicisi için de sürükleyici olacak bir konuya sahip değil. Sahneler birbirinden o kadar kopuk ki her şey son 15 dakikalık sahnede cereyan ediyor ve bütün düğüm çözülüyor. Düğümün çözüldüğü sahnenin filmin genel havası ile de alakası yok. Final ile film genelinde bağlantı kurabilmek de pek mümkün değil. Fakat "bize öldürmeyi öğretenleri öldürelim" gibi filme etki edecek derecede önemli bir replik o şekilde mi tamamlanmalıydı? Bence olmamış. Bruce Lee eleştirileri kısmen, Charles Manson'ın gerçek hayatta yaptıklarına yönelik filmde vicdanları rahatlatacak alternatif bir sahne sunulması ise oldukça iyiydi. Döneme ait sinema ve tv sektöründeki önemli filmler, unutulmaz müzikler de Tarantino'nun kişisel zevki katılarak süzgeçten geçirilerek filme dahil edilmiş olsa gerek. Kurgu, özellikle filmin ilk yarısında katlanılacak gibi değildi akıcılığı zayıftı. Sahneler arasındaki geçişler basit ve sıradandı. Her üç karakterin kendilerine ait sahnelerini kurgu ortak bir yere bağlayamadığı gibi maalesef filmin odak noktalarını kaçırmanıza da sebebiyet verebiliyor. Oyunculuklarda DiCaprio her zamanki gibi yine pürüzsüz bir oyunculuk sergilemiş, Brad Pitt de keza dramatik sahnelerde farkını belli etmiş. Tarantino özellikle Bruce Lee sahnelerinde dalga geçmenin ayarını kaçırarak fazla amerikan milliyetçisi bir duruma soktu sanki kendini. Buna ek olarak hippi sahnelerindeki nefretin dozajı da ayarlanamamış bence. Kariyerindeki filmlere bakıldığında radikal tarzını ve eleştirel mizahını düşüşe sokmuş gereksiz yere. Tamamen kişisel bir film olmuş bu. Senaryo sadece karakterler ve diyaloglardan ibaret değil. Tarantino bu anlamda zaten muazzam bir senarist Coenler gibi ama son filmlerinde bilhassa bu filmde konu yok, konu bütünlüğü haliyle yok... Artık olası ödül törenlerinde de Tarantino, senaryo yerine bence sanat yönetimi, oyunculuk, kostüm vb dallarında ödüllendirilirse daha doğru olacaktır.
Manyakk bir film. Cidden manyak bir film. Quentin tarantinonun bu filmde sadece kafa dağıtmak ve her yeri kana bulamak için çektiğini düşünüyorum desem fazla abartmış olmam öyle değil mi! sıkı bir Tarantino fanıyımdır ama filmi bitirdikten sonra aklıma gelen ilk…devamıManyakk bir film. Cidden manyak bir film.
Quentin tarantinonun bu filmde sadece kafa dağıtmak ve her yeri kana bulamak için çektiğini düşünüyorum desem fazla abartmış olmam öyle değil mi! sıkı bir Tarantino fanıyımdır ama filmi bitirdikten sonra aklıma gelen ilk şey bunlardı izleyenler belki bana biraz hak verirler.
İlk sahnesinden son sahnesine kadar hakiki bir Tarantino filmi olduğunu hatırlattırıyor. Ben tek mekanda geçen filmleri pek tercih etmem ama ilginizi çekiyorsa bu filmi listenize eklemeyi esirgemeyin derim. Eğer bol diyalog ağırlıklı ve bol kan içeren filmleri seviyorsanız aradığınız film. Ayrıca diyaloglar, kullanılan müzikler, çekim açıları halkukade bu adamın en sevdiğim yönü ise filmlerinin seyirci ile bağdaştırabilmesine hayranım bunu nasıl yapıyor halen inanamıyorum. Ve aklıma gelmişken Tarantino abi onuncu filmden sonra yönetmenliği bırakacakmış umarım yanlış bilgidir :(
İyi seyirler..
Woow.. Cidden dedikleri kadar varmış. Benim için İyi ki izlemişim kategorisine giren bir yapım oldu. Fleabag'ı uzun bir süredir duyuyordum, ama hiç aldırış etmedim ta ki üç gün öncesine kadar. Dizi tek oturuşta bitirecek kadar kısa iki sezondan oluşuyor altı…devamıWoow.. Cidden dedikleri kadar varmış. Benim için İyi ki izlemişim kategorisine giren bir yapım oldu.
Fleabag'ı uzun bir süredir duyuyordum, ama hiç aldırış etmedim ta ki üç gün öncesine kadar. Dizi tek oturuşta bitirecek kadar kısa iki sezondan oluşuyor altı bölüm ve yirmi beş dakika. Ben ilk sezonda öyle bir hataya düştüm ama bence siz bunu yapmayın derim anlayarak izlemenizi tavsiye ederim ;)
Dizi günümüz aşk, para, güven, arkadaşlık, din-ahlak yani kısacası gündelik yaşamımızda karşılaşabileceğimiz örneklerin hepsini başarılı bir şekilde dikkat çekiyor. Hele ki bunu kendi ayakları üzerinde durmayı başarabilen bir kadının gözünden anlatılması benim ilgimi çekti. Başrol demişken başrolümüzün her sahnede girdiği tiplemeler, ani duygu değişimleri ve kararsızlık çıkmazı gibi örnekleri izlerken "- eee bu aynı benn!" Dedirtti. Neyse, uzun lafın kısası diziyi çok ama çok beğendim bitirdikten sonra keşke devamıda olsaydı :(
İzlemeden önce tipik çerezlik bir filmdir diye sanıyordum. Ama kesinlikle her zamanki gibi ön yargılarımın hiç bir anlam ifade etmediğini bu sefer daha iyi kavramış oldum. Çünkü on numara gerilim filmi olmuş, ben bu kadar beklemiyordum cidden zaten Joseph Gordon…devamıİzlemeden önce tipik çerezlik bir filmdir diye sanıyordum. Ama kesinlikle her zamanki gibi ön yargılarımın hiç bir anlam ifade etmediğini bu sefer daha iyi kavramış oldum.
Çünkü on numara gerilim filmi olmuş, ben bu kadar beklemiyordum cidden zaten Joseph Gordon oyunculuğunu döktürmüş ama ne döktürmüş "Şansa Bak" filminden sonra etkilendiğim ikinci performansı oldu Net!!
Filmin konusu şöyle; Berlinden Paris'e havalanan Avrupa 162 nolu uçağın sözde Müslüman olan teröristler tarafından kaçırılır. Bence bu kadarı yeterli gerisini anlatırsam komple filmi anlatmış olurum. Film bir buçuk saat zaten. Ve benim garibime giden ise bir buçuk saate böyle gerilimi tavan yapmış olan konuyu nasıl sığdırmışlar helal olsun. Hiç sıkılmadan izlerken tırnaklarınızı ısıracağınız bir film kesinlikle önerilir.
( Bu arada filmi izledikten sonra biraz araştırdım ve 2015'te aynı benzeri bir olaydan uyarlanmış)
Spoiler içeriyor
Dizi ilk iki bölüme kadar sıkıcıydı ama olaylar geliştikçe nedense her geçen bölüm biraz daha meraklandırdı. Olay örgüsü, diyaloglar bence çok başarılı HMYM'den tanıdığımız Ted yani Josh Radnor dizinin havasını değiştirmeyi her şekilde başarmış. Tabii burda başarısız aktörün nasıl bir…devamıDizi ilk iki bölüme kadar sıkıcıydı ama olaylar geliştikçe nedense her geçen bölüm biraz daha meraklandırdı. Olay örgüsü, diyaloglar bence çok başarılı HMYM'den tanıdığımız Ted yani Josh Radnor dizinin havasını değiştirmeyi her şekilde başarmış. Tabii burda başarısız aktörün nasıl bir nazi avcısı olabildiğini keyifli şekilde anlatılmış. Neyse konu ikinci dünya savaşı sonrasında Amerikalıların Nazi bilim adamlarını ülkelerine gizlice getirtildiğini ayrıca ülkenin her alanında yerleştirildiğini ve bir grup nazi avcısının peşlerine düştüğünü anlatıyor. Bu arada dizinin Alışagelmedik bir atmosferi var. Yani arada eklenen komik nazi göndermelerini bence hoşuma gitti. Mesela Nazi bilim adamlarının gerçekten de Nasa'da çalışıp Amerikalıların uzaya gitmelerine en büyük faktör olabilir miydi? diye kendi içimde cevap aramaya başladım. Böyle göndermeler ile dizi her bölümde biraz daha ilgimi çekti onun haricinde Jonah ile büyük babasının yani Meyer ile ailevi ilişkisi geçmiş ile çok iyi kurgulanmış.
Vee gelelim spoiler olan yere.. düşündüğüm yere. Dizinin en son sahnesinde Hitler'in yaşadığına dair bir gönderme yapıldı. Yine akıllara acaba sorusunu getirdi ama tarihe açıp baktığımızda bunun gerçekleşme ihtimali çok düşük yinede diziye ikinci sezona çok güzel ayrıntı bırakmış oldu. Ve sabırsızlıkla bekliyorum :)
En sevdiğim yönetmenlerden birtanesi olan David Fincher'ın bu filmde de detaycılığını hat safhada yönettiği "SE7EN" in 25 yıl önce bugün vizyona girmiş, iyikide girmiş.