"Tek korkum: yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan." ● Albert Camüs'ün 'Yabancı' kitabını hatırlatmıştı bana tabii biraz daha karışık ve ağır hali gibi?..
"Uyuyabiliyor musunuz geceleri? Uyumayı bırakın, yaşayabiliyor musunuz, haykırmadan bir dakika yaşayabiliyor musunuz?" ● Kimin için savaşır insan, ne için savaşır ve uğruna savaşılan şeyler buna değer mi?.. Çok güzeldi.
"Çok tuhaf, insanlar büyük bir mutsuzluk yaşayanlara mutluluktan bahsedemiyor. Anlamıyorum. Aslında tam da büyük bir mutsuzluk halinde mutluluk dileklerine ihtiyaç vardır; hâlihazırda mutlu olanların ihtiyacı yoktur. Mutsuz olduğunuzda, sanki herkes öyle kalmanızı diliyor. Sonsuza kadar."
"Her türlü şeyi deneriz, sonra da hep yarıda bırakırız, birdenbire onlarca yılı çöpe atarız." (Bu ben) ● Kitabı beğendiğimi hatırlıyorum ama kitabı tam hatırlamıyorum. Belki bir ara tekrar okurum
"Merhamet, daha nazik iklimlere has bir şeydi." ● Bir ara Jack London üzerine bir araştırma yapmam gerekiyor gibi hissediyorum çünkü çok beğeniyorum kitaplarını, anlattıklarını
“İçinde en ufak bir merak duygusu yoktu. Aslına bakılırsa heyecan ve duygu denen şey çoktandır terk etmişti onu. Acı da hissetmiyordu artık…” ● Okurken az kalsın donuyorum :)