"Çünkü maskelerin ardında saklıyız her birimiz. Hepimizin içinden bir başkası çıkıyor ve her yeni yüzümüzle, tıpkı matruşkalar gibi, biraz daha küçülüyoruz."
Yabanıl erkeğin gözünde, kadın, her zaman için "insan"dı. Erkeklerse, ancak, analara olan kan akrabalıkları ile insan sayılmaktaydı, çünkü bu bağ, onları birbirine kardeş kılmaktaydı. Akraba olmayan erkekler, "hayvan"dı. İşte, koca ve babaların ilk konumu buydu.
Çünkü halk salak ve saf . Halkın salak olduğu bir ülkedeki demokrasi de diktatörlük ve seçimle gelen kırallar demektir. Bibi" dedi, "niye horozlar ötmüyor artık?" "Horozlar hep öter!" dedi bibisi, Ama bazı insanlar duyar, bazısı duymaz." Meryem, "Ben artık duymuyorum"…devamıÇünkü halk salak ve saf . Halkın salak olduğu bir ülkedeki demokrasi de diktatörlük ve seçimle gelen kırallar demektir.
Bibi" dedi, "niye horozlar ötmüyor artık?"
"Horozlar hep öter!" dedi bibisi, Ama bazı insanlar duyar, bazısı duymaz."
Meryem, "Ben artık duymuyorum" dedi.
"Sabah olmasını istemiyorsun da ondan" diye yanıtladı.
Normal insanların niye güvenli toprakları terk etmediğini, niye kendilerini maceraya acmadiklarini çok iyi anlamıştı artık. Mülkiyetleri kendilerine ait hapishanelerde kalmalarının tek nedeni güvenlikti. Evleri ve eşyaları, koltuk takımları, kanepeleri, yemek masaları, yemek takımları, gümüşleri, kristalleri onların dışarı çıkmalarını engelleme değil, tam tersine büyük bir tehlikeye karşı koruma görevi üstlenmişti. Hangi tehlike mi? Kendileri! Kurulu düzen, insanın kendi kendisiyle karşılaşmasını engelliyordu.
"Bütün insanlar doğru olsaydı yiğitliğe lüzum kalmazdı!." "Kendimle konuşup duruyordum: Ve denizimde şimdi yangınlar çıkıyor." "Pişmanlık kadar insana yakışan bir hal tanımadım ben. Düşün ki ateşe atılmış yanıyorsun, ama her yanış bir kere daha temizliyor seni." Kendi hakikatimi bilmeden hiçbir…devamı"Bütün insanlar doğru olsaydı yiğitliğe lüzum kalmazdı!."
"Kendimle konuşup duruyordum: Ve denizimde şimdi yangınlar çıkıyor."
"Pişmanlık kadar insana yakışan bir hal tanımadım ben. Düşün ki ateşe atılmış yanıyorsun, ama her yanış bir kere daha temizliyor seni."
Kendi hakikatimi bilmeden hiçbir hakikati bilemeyeceğim."
Savaşta ahlak yoktur, dediler. Ama yamyamlar asla bir günde yiyebileceklerinden fazlasını öldürmezler . Sizin savaşlarınızda, birkaç dakika içinde binlerce kişi ölüyor . Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir. Yeryüzünün canını yok ediyoruz. Tanrım, bana değiştiremeyeceğim…devamıSavaşta ahlak yoktur, dediler. Ama yamyamlar asla bir günde yiyebileceklerinden fazlasını öldürmezler .
Sizin savaşlarınızda, birkaç dakika içinde binlerce kişi ölüyor .
Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir.
Yeryüzünün canını yok ediyoruz.
Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu ver.
O şimdi ne yapıyor Şu anda, şimdi, şimdi? Ve ne düşünüyor Beni mi ? *** Sonra saygıyla toprağa oturdum dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. Toprak, güneş ve ben. Bahtiyarım.…devamıO şimdi ne yapıyor
Şu anda, şimdi, şimdi?
Ve ne düşünüyor
Beni mi ?
***
Sonra saygıyla toprağa oturdum
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben.
Bahtiyarım.
***
Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,
Fakat asla ümitsizliği değil...
***
Analardır adam eden adamı
aydınlıklardır önümüzde gider.
Sizi de bir ana doğurmadı mı?
Analara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.
Niçin ruhunu zorluyorsun, ebedi planlar için çok güçsüz. Mutluluk kolay değil; içimizde bulmak çok zor, başka yerde bulmaksa imkansız. Önünde ne çok kimsenin olduğunu gör ne çok kimsenin de arkanda olduğunu düşün. Başkalarının niteliklerini ve özelliklerini taklit etmek, başkalarının kıyafetlerini…devamıNiçin ruhunu zorluyorsun, ebedi planlar için çok güçsüz.
Mutluluk kolay değil; içimizde bulmak çok zor, başka yerde bulmaksa imkansız.
Önünde ne çok kimsenin olduğunu gör ne çok kimsenin de arkanda olduğunu düşün.
Başkalarının niteliklerini ve özelliklerini taklit etmek, başkalarının kıyafetlerini giymekten çok daha onur kırıcıdır.