Ve Son... Kitaplığımda uzun zamandır bekleyen ama bir anda dikkatimi çekmesi üzerine elimdeki öncelikli kitapları bırakıp aniden bu kitabı okuma isteğime minnettarım. Okurken olanların gerçekliğinden şüphe ettiğim ve etkisinde kaldığımı itiraf etmem gerekiyor. Tarihsel süreciyle birlikte bu kadar olağandışı gibi…devamıVe Son...
Kitaplığımda uzun zamandır bekleyen ama bir anda dikkatimi çekmesi üzerine elimdeki öncelikli kitapları bırakıp aniden bu kitabı okuma isteğime minnettarım. Okurken olanların gerçekliğinden şüphe ettiğim ve etkisinde kaldığımı itiraf etmem gerekiyor. Tarihsel süreciyle birlikte bu kadar olağandışı gibi görünen bir durumu gerçek olması mümkünmüş gibi ensemde hissettirmesi tüyler ürperticiydi. Bir kitap mı okuyorum yoksa gerçekleşmiş bir olay üzerine bilgi mi ediniyorum fark edemeden bitirdim. Nasıl bir yazar bu kadar ihtişamlı ve pürüzsüz yazıp okuyucuyu da bütün olanların kenarından seyrettirebilir. Öğrendiğim kadarıyla bu kitap bütün Vampir camiası adına yön gösterici olmuş ve belirgin bir biçimde de ilham kaynağı olmuş. Aksi düşünülemezdi zaten.
1897 yılında yayımlanmış bir kitabın fantastik koreografisi bu kadar yetenekli olunca 2024 yılındaki okuyucunun ağzını açık bırakması çok isabetli bir durum. Kitap aynı zamanda hangi din olursa olsun belirgin bir inancın gücünü ve insan ilişkilerindeki güveni, düşünmenin ve mantığın yerini zamanını, iletişimdeki nezaket ve üslubun ne kadar özel olduğunu da belirgin bir biçimde işlemiş. Sadece bir vampir kitabı olarak düşünülemeyecek kadar çok kapsamlı, birçok açıdan insani değerleri ve kişisel gelişimi etkisi altında tutan bir kitap. Gerçekten şimdiye kadar okuduğum birçok kişisel gelişim kitaplarını geride bırakabileceğine gönülden inanıyorum. Stratejik hamlelerle düşünme kapasitesini değiştiren bir kitap. Düşünmeye, çözmeye, inanmaya adanmış bir kitap. Olağanüstü olduğunu son bir kez daha dinle getirmek istiyorum. Ve benim için artık çok özel bir yeri olduğunu da...
Ve son bir şey daha eklenmeli;
Kitabın 'ilerleyişini' ve 'olay örgü biçimini' J. R. R. Tolkien 'nın tek ciltte toparlanan (1056 sayfalık) Yüzüklerin Efendisi kitabına benzettiğimi söylemek istiyorum. Ama Bram Stoker'in Dracula'sı çok daha iyi...
Bram Stoker'in Dracula kitabı bitmek üzere ve hâlâ büyük bir hayranlıkla okumaya devam ediyorum. Yine de çok az kaldı diye üzülüyorum. Büyük bir ısrarla yavaş okumama rağmen kitap bir film gibi akıp gidiyor...
Şuan Bram Stoker'in Dracula adlı kitabını okuyorum. Büyük bir hayranlıkla ileriyor hikaye. Uzun zamandır bu kadar ilgi çekici türü olan bir kitapla tanışmamıştım sanırım. Bitmesini istemiyorum ve sindire sindire okumak istiyorum..
Mükemmel bir insan psikolojisi ve otobiyografi olarak kabul edilmesi gereken intihar mektubu. Etkileyiciydi çünkü insan yaşamının başından sonuna kadar ki sancılı sürecinden söz ediyordu. Üstelik gerçeklik payı hâlâ araştırılan da bir konu. Yazarın karakter rolüne girip bir şeyler anlatması olayı…devamıMükemmel bir insan psikolojisi ve otobiyografi olarak kabul edilmesi gereken intihar mektubu. Etkileyiciydi çünkü insan yaşamının başından sonuna kadar ki sancılı sürecinden söz ediyordu. Üstelik gerçeklik payı hâlâ araştırılan da bir konu. Yazarın karakter rolüne girip bir şeyler anlatması olayı çok sık ve zahmetlidir. Bu da çok iyi bir örnek niteliğindeydi. Ne karmaşa ama diye hayretle okudum bütün hayatını. Hayret ettim çünkü aklımda çok şey vardı. Bir insanın insanlığını yitirirken bu kadar açık ve net olması bende büyük boşluklar oluşturdu. Neticede ölmesi gerektiğine karar verdiği zamanki göz yaşları bütün dürüstlüğüyle karşımda olunca şaşkına döndüm. Güzelliğine hayran kaldığım bir kitap oldu benim için 🪷
Belgesel tarzında gerçek hikayeden uyarlama bir film. İki kardeşin öksüz kaldıktan sonra ki hikayelerini konu alıyor. Abi ve Ayşe 'nin küçük dünyaları çok iyi işlenmiş. Ayşe'nin gül fatmasına vedası benim için en can alıcı noktaydı. Abinin de dizlerinin üstüne çöktüğü…devamıBelgesel tarzında gerçek hikayeden uyarlama bir film. İki kardeşin öksüz kaldıktan sonra ki hikayelerini konu alıyor. Abi ve Ayşe 'nin küçük dünyaları çok iyi işlenmiş. Ayşe'nin gül fatmasına vedası benim için en can alıcı noktaydı. Abinin de dizlerinin üstüne çöktüğü anı öyleydi. Çocuk oyuncuları büyük hayranlıkla izledim. Izleyen herkesi ağlatmasa bile gözlerini dolu dolu edecek kalitede bir film. Mommo da iki kardeşin çocuksu korkusu olan bir duvar deliği aslında. Ayşe gitti Ayşe'nin bıraktığı her şey Abiye kaldı...
Bu filmi izledikten sonra Sezen Aksu/Kavaklar şarkısına denk geldim bir bütün gibi hissettirdi. Filmi izleyen olursa üstüne bu şarkıyı muhakkak dinlemeli. Diğer yandan kameranın kullanış tarzı Nuri Bilge Ceylan tarzında. Uzun sahneleri var ve bu ara ara sıkıyor. Ben izlerken daha yoğun geçer diye beklemiştim hikayeyi ama çok sade bir gerçeklikle anlatılmış. Yani empati kurarak izlerseniz çok etkilenirsiniz. İzlediğime memnun olduğum bir filmdi tavsiye ederim.
Bu tür fantastik içerikli kore yapımları daha ilgi çekici geliyor bana. Üstelik içinde aksiyon ve gerilimde olunca ortaya muazzam bir tat çıkıyor bence. Bu da tam öyle işte yakışıklı başroller ve hiçbir şeyden haberi olmayan ama özel güçleri olan bir…devamıBu tür fantastik içerikli kore yapımları daha ilgi çekici geliyor bana. Üstelik içinde aksiyon ve gerilimde olunca ortaya muazzam bir tat çıkıyor bence. Bu da tam öyle işte yakışıklı başroller ve hiçbir şeyden haberi olmayan ama özel güçleri olan bir genç kadın ve kötü karakterlerin bir araya toplanmasıyla başlıyor hikaye. Bu kadar sıradanlaştırdığım için üzgünüm haksızlık olur çünkü gerçekten çok iyiydi..
Bu arada kadın başrol oyuncusu için kimi stilist olarak tutmuşlarsa yazıklar olsun her şeyin tadını bozan o olmuş bu kadar berbat kıyafetleri gözümüzün içine sokmalarına hiç gerek yoktu.
Ya bi şey daha söylemem lazım niye 2. Sezona ihtiyaç duyup güzelim diziyi batırdınız ki bu çok üzücü...
Çok şirin bir diziydi. Miyo için yapılan seslendirme eziyet olsa da çok beğendim. Klasik bir konu olduğu için övülecek çok bi yanı yok ama bana kalırsa ilk kez anime izleyecek birine göre çok yeterliydi. Filmini de yapmışlar ama izlemedim belki…devamıÇok şirin bir diziydi. Miyo için yapılan seslendirme eziyet olsa da çok beğendim. Klasik bir konu olduğu için övülecek çok bi yanı yok ama bana kalırsa ilk kez anime izleyecek birine göre çok yeterliydi. Filmini de yapmışlar ama izlemedim belki izlerim. 🪷🌸
Bu tarz kitapların en iyi yanı zekanın çok ön planda olması hatta distopik ve hayal gücü zehirlenmesinden daha fazla ön planda. Şaşırıp vay canına dediğiniz nokta atışları o kadar çok ki beğenmemek mümkün değil bu yüzden bilimkurgu alanına bayıldım. Robotların…devamıBu tarz kitapların en iyi yanı zekanın çok ön planda olması hatta distopik ve hayal gücü zehirlenmesinden daha fazla ön planda. Şaşırıp vay canına dediğiniz nokta atışları o kadar çok ki beğenmemek mümkün değil bu yüzden bilimkurgu alanına bayıldım.
Robotların 3 temel kuralla varolması ve hiçbir ayrıma öncü olmadan sadece robotbilimde varolması çok etkileyiciydi. İşleyişi o kadar iyidi ki diyaloglar arası beni çok etkiledi. Sürekli çözülmesi gereken bir problem ve çözümü çok harika bir süreçle karşılaşıyorsun.
Tavsiye edilir çok iyidi...
Ben bilimkurgu klasiklerine büyük bir hevesle başladım. Emindim ilgimi çekeceğinden ve yeni bazı kapılar açacağından. Kıl payı kaçırıyordum aslında ama haklı çıktım neyse ki. Bu kitap yüzünden bir daha bilimkurgu okumayacağıma çok ikna etmiştim kendimi. Neden bir yazar kitaplar hakkında…devamıBen bilimkurgu klasiklerine büyük bir hevesle başladım. Emindim ilgimi çekeceğinden ve yeni bazı kapılar açacağından. Kıl payı kaçırıyordum aslında ama haklı çıktım neyse ki. Bu kitap yüzünden bir daha bilimkurgu okumayacağıma çok ikna etmiştim kendimi. Neden bir yazar kitaplar hakkında bilimkurgu yazmak ister ki diye çok sinirlenmistim ve saçma bile bulmuştum. Ön yargılarımı aşmak konusunda hâlâ çok zorlanıyorum belli ki. Kitabı bırakmamaya direnip (bu arada kitap direnilecek bir kitap değildi akıcı ve anlaşılırdı. Direnmek tamamen benim aptallığımdan kaynaklıydı)bitirdim ve şuan baştaki düşüncelerimden utanıyorum. Üstelik sonunda yazar resmen beni duymuş gibi o kadar iyi ifade etmiş ki başından sonuna kadar her şeyi yine utandım. Bana bırakılsa herkesin muhakkak okuması gerektiğini söylerdim ama özgürüz ve isteyen okumayabilir. Üzerimde etkisini hissettiğim yeni fikirlerle zihnimi doyuran ve farklı yaklaşım ve bakış açılarıyla beni besleyen bir kitap. Üstelik kitabın ismini çok beğendim.