Merhaba cici kitap. Çocukluğum Anne Mazer'ın bu serisiyle geçti neredeyse. Raf uygulamasında gördüğümde de serinin ilk kitabını rafıma eklemeden edemedim, anısı kalsın istedim. Şimdi zamanım olsa bu seriyi sil baştan, yeniden okumayı ne çok isterdim! Neredeyse hiçbir kitabının içeriğini hatırlamıyorum…devamıMerhaba cici kitap.
Çocukluğum Anne Mazer'ın bu serisiyle geçti neredeyse. Raf uygulamasında gördüğümde de serinin ilk kitabını rafıma eklemeden edemedim, anısı kalsın istedim.
Şimdi zamanım olsa bu seriyi sil baştan, yeniden okumayı ne çok isterdim! Neredeyse hiçbir kitabının içeriğini hatırlamıyorum ama bana ne kadar iyi hissettirdiğini hatırlıyorum. Abby Hayes'in Neşeli Günlükleri, bana rengarenk ve güneşli bir dünyanın kapısını açıyordu.
Abby Hayes, keşke gerçekten arkadaş olsaydık!
Birkaç yıl önce okuduğum bilimkurgu romanlarını [Mars Yıllıkları, 2001:Bir Uzay Destanı, Frankenstein, Su Adamı, Kaplan! Kaplan! gibi] tekrar okuma isteğiyle boğuşuyorum, onlara karşı büyük bir özlem duyuyorum. Üstelik de çok yoğun bir dönemden geçerken... :/ Bu yalnızca bende olan bir…devamıBirkaç yıl önce okuduğum bilimkurgu romanlarını [Mars Yıllıkları, 2001:Bir Uzay Destanı, Frankenstein, Su Adamı, Kaplan! Kaplan! gibi] tekrar okuma isteğiyle boğuşuyorum, onlara karşı büyük bir özlem duyuyorum. Üstelik de çok yoğun bir dönemden geçerken... :/
Bu yalnızca bende olan bir dürtü değildir herhalde. Sizin de 'özlediğiniz' kitaplar veya filmler var mı?
Yenilmez'in bende yeri çok ayrı... Bilimkurgu klasikleri serisinde, uzay operası ve yeni türlerle temas konusunda en sevdiğim kitaptır. Lem gerek kullandığı bilimsel dili, gerekse yarattığı gizemli ve karamsar havasıyla insanı kendi etkileyici atmosferine tutsak ediveriyor. Kitabı okurken (yeniden hatırlayabilmek için…devamıYenilmez'in bende yeri çok ayrı... Bilimkurgu klasikleri serisinde, uzay operası ve yeni türlerle temas konusunda en sevdiğim kitaptır. Lem gerek kullandığı bilimsel dili, gerekse yarattığı gizemli ve karamsar havasıyla insanı kendi etkileyici atmosferine tutsak ediveriyor. Kitabı okurken (yeniden hatırlayabilmek için yakın zamanda 2. kez okudum ve bende yarattığı etkinin hala değişmemiş olduğunu fark ettim) tuhaf bir şekilde karamsar, yenilgiyi kabullenmiş bir tavra bürünüyorum ve kitabın adının ‘Yenilmez’ olmasına rağmen, karakterler de bu tavırla hareket ediyorlar. Lem’in eserine bu başlığı seçmesindeki sebebin insanın kibrini vurgulamak olduğunu düşünüyorum.
Kitap diğer ‘uzaylıyla ilk temas’ romanlarına zıt olarak destekleyici değil sorgulayıcı bir yapıya sahip. Her yere gidip işgal etmeye hakkımız var mı? Hiç bilmediğimiz organizmaların düzenlerini bozmaya hakkımız var mı? Başkahraman Rohan üzerinden işlenen düşünce bu ve ben çok beğendim/beğeniyorum/hayranım.
Ne desem bilemiyorum... Bu kitap benim korkuyla yaklaştığım bir kitap olmuştu. Aslında çok da umutluydum, konusu ilgimi çektiği için. Kitaba başladığımda diğer bilim kurgu klasiklerinden farklı olarak mizahı ve karakterlerin samimiyetini gördüm. Her bir karaktere ayrı ayrı değinmesi benim çok…devamıNe desem bilemiyorum... Bu kitap benim korkuyla yaklaştığım bir kitap olmuştu. Aslında çok da umutluydum, konusu ilgimi çektiği için.
Kitaba başladığımda diğer bilim kurgu klasiklerinden farklı olarak mizahı ve karakterlerin samimiyetini gördüm. Her bir karaktere ayrı ayrı değinmesi benim çok hoşuma gitti çünkü onları tanımak, düşüncelerini öğrenmek çok güzeldi.
Buna rağmen kitabın ilk yarısında ara sıra eğlensem de çok fazla sıkıldığım-bırakmak istediğim oldu ve kendi içimde çatışmalara girdim, fakat sonunda kitaba devam etme kararı aldım. İyi ki de bu kararı almışım diyorum.
Kitap ikinci yarısına girer girmez öyle bir hız kazandı ve her şey o kadar sürükleyici gelişti ki ağzım açık kaldı. Her bir karakterin kararını ve gizemlerin birer birer açığa kavuşmasını hayranlıkla okudum. Kitap ilk yarısındaki o sıkıcılığı tamamen unutturmuş, gözümde başka bir yer kazanmıştı şimdi.
Sonuç olarak 'Tanrı'nın Gözündeki Zerre' benim en çok sevdiğim uzaylılarla ilk temas hikayelerinden biri oldu. Şu an bile hayranlıkla kitabın kapağını izliyorum, uzun bir süre de bunun etkisinden çıkamayacağım kesin...