Spoiler içeriyor
Çok mükemmel ve muhteşem bir kitap bu kitap. Gerçekten okurken hem oldukça fantastik bir dünyaya geçiş yaptım hem de kendi hayatımı, yaşadıklarımı ve yaşamak istediklerimi sorguladım. Silkelenip kendime gelmeme bile sebep oldu diyebilirim. Resmen beni ayağa kaldırdı. Güç verdi, kuvvet…devamıÇok mükemmel ve muhteşem bir kitap bu kitap. Gerçekten okurken hem oldukça fantastik bir dünyaya geçiş yaptım hem de kendi hayatımı, yaşadıklarımı ve yaşamak istediklerimi sorguladım. Silkelenip kendime gelmeme bile sebep oldu diyebilirim. Resmen beni ayağa kaldırdı. Güç verdi, kuvvet verdi ve her şeyin gerçekten çok güzel olacağına inandırdı. Hatta belki de bu kitabı okumak hayatımın dönüm noktalarından biri bile olmuş olabilir.
Peki kitap ne anlatıyor? Kitap Nora adındaki bir kadının kurgusal hikayesini anlatıyor. Nora çok küçük bir yaşta babasını kalp krizi geçirmesi üzerine kaybediyor. Yaşamının ilerleyen zamanlarında da annesi kanser oluyor ve onu da kaybediyor. Abisiyle arası çok kötü, konuşmuyorlar. Çünkü Nora ile abisinin bir müzik grupları var ve Nora bu gruba hem şarkı yazıyor hem de solistliğini yapıyor. Fakat o dönemler nişanlısı olan Dan bu grupta çalışmasını istemediği için çok önemli bir sözleşme imzalayacaklarken, tüm dünya onları tanıyacakken Nora vazgeçiyor. Abisi de çok kızıyor. Fakat sonra Dan'le de işler iyi gitmiyor ve ondan da ayrılıyor. Dan ile birlikteyken bir cerrah olan Ash ona kahve içmeyi teklif ediyor ama o reddediyor. Tek arkadaşı Izy işler kötü giderken Avustralya'ya gidiyor ve Nora'yı da çağırıyor ama Nora yine gitmiyor. Böylelikle dostunu da kaybetmiş oluyor. Çok küçükken iyi bir yüzücüdür hem de olimpiyatlara katılacak kadar ama yüzmeyi de çoktan bırakmıştır. Bayan Elm'in yönlendirmesiyle buzul bilimci olmak ister ama onu da olmaz. Şimdilerde tel teorisi adı verilen müzik aletleri satan dükkanda çalışır ama buradaki işinden de kovulur. Zaten aslında hayvan barınağında çalışmak istemiş ama parası fazla olduğu için bunu tercih etmiştir. Bir çocuğa piyona dersi verir fakat işten kovulumca bunu unutup insanları tam bir saat kapıda bekletir. Haliyle piyona dersi de iptal olur. Felsefe okumuştur ama felsefeyle ilgilide hiçbir şey yapmaz. Tek tutunduğu kedisidir. Fakat onu da bir gece Ash (aynı zamanda Nora'nın komşusu) yolda ölü bulur. Bu da bardağı taşıran son damla olur zaten. Nora artık yaşama gücünün kalmadığını asla iyi bir hayatı olmayacağını yaşamayı hak etmediğini düşünmeye başlar. Ve ilaç içerek intihar eder. Fakat intihar ettikten sonra adına geceyarısı kütüphanesi dedikleri yere düşer. Burada zaman hep 00.00.00 ı gösterir.
Şimdi bir kütüphane düşünün ki adı geceyarısı kütüphanesi. Raflarında sonsuz tane kitap var ve bu kütüphanenin ucu bucağı yok. Ve her kitapta da sizin olası yaşayabileceğiniz bir hayat yazılı. Kitaplardan birini seçip okumaya başlıyorsunuz ve başlar başlamaz da o hayatı deneyimlemek için o hayatınızın içine düşüyorsunuz. Tabii bunu yaparkende ilk başta okuduğunuz pişmanlıklar kitabından da bolca yardım alıyorsunuz. Keşke onu yapmasaydım da bunu yapsaydım, keşke o yola girmeseydim de bu yola girseydim dediğiniz o lanet kitap...
Nora bir sürü hayat deneyimliyor sırasıyla. Babasının sağ olduğu keşke ölmeseydi dediği bir hayata gidiyor. Bu hayatta babasının annesini bir kadınla aldattığını ve annesinin yine kanser olduğunu öğreniyor. Annesinin sağ olduğu hayatı deneyimlerken annesiyle konuşmadıklarını aralarının kötü olduğunu görüyor. Abisiyle arasının iyi olması için müziği bırakmadığı bir hayatta gerçekten de tüm dünya onları tanıyor ama abisi fazla dozdan ölmüş oluyor. En yakın arkadaşı Izy ile Avustralya'ya gittiğinde bir ay sonra arkadaşının trafik kazasında öldüğünü görüyor. Dan ile wvlendiğinde Dan'in onu ikiden fazla kez aldattığını öğreniyor. Çok iyi bir yüzücü olup olimpiyatlara katıldığında iyi bir hayatı olmasına rağmen intihar ettiğini görmüş oluyor. Kedim evde olsaydı keşke ölmeseydi dediği bir hayatta kedisini evde ama ölmüş buluyor. Buzul bilimci olduğunda hayal ettiği gibi olmadığını anlıyor. Ve bunların her birini deneyimlerken pişmanlıklar kitabından da bir pişmanlık siliniyor ve kitap hafifliyor.
Neredeyse o hayata yaklaşıyor. Son bir deneyim daha yaşadığında güzel bir hayata gidiyor. Keşke Ash'ın kahve teklifini reddetmeseydim dediği hayata. Orada Ash ile evli, ona aşık ve çok mutlu. Ondan bir kızı var Molly onu gerçekten seviyor. Annesi babası ölmüş ama iyi bir şekilde ölmüşler. Abisi ile görüşüyor ve abisinin hayatı da yolunda. Hatta en yakın arkadaşı Izy ile bile mesajlaşıyorlar. Üniversitede felsefe hocası. Bir kitap yazıyor. Platon adında bir köpekleri var. Ama Nora burayı da kendine ait hissetmiyor. Çünkü hak etmediğini düşünüyor. Çünkü o hikayeye sonradan dahil oldu.
Kütüphane yıkılıyor... Nora kendisi için en iyi hayatı bulamamış durumda. Kütüphaneci ona bir kalem uzatıyor. Hala şansın var senin için uygun bir kitap var ona yetiş diyor. Sonunda o kitabı buluyor Nora ve içine kocaman harflerle YAŞIYORUM yazıyor. Çünkü bu kitap henüz boş. Bu kitabı Nora kendi mücadelesiyle dolduracak.
Nora evinde biraz kendine gelir gibi olur kusarak. Tam o anda ölmek istemediğini anlar. Çok zorda olsa kendini dışarı atmayı başarır. Yaşlı bir komşusu vardır. Onun kapısını çalar ve ambulans çağarmasını ister. Nora'yı hastaneye kaldırırlar.
Nora Seed yaşıyordur ve artık ölmek istemiyordur. Haberi alan abisi koşarak yanına gelir. Onu çok sevdiğini ve kötü günler geçirdiği için yanında olamadığını söyler. En yakın arladaşı Izy mesaj atar ve geri döneceğini söyler. O artık bayan Elm'i huzur evinde ziyarete gider ve bolca satranç oynarlar. Piyona dersi alan çocuk tekrar ders almaya başlar ve böylelikle belki de Nora'nın hayatlarından birinde polisle başı belada olan çocuk olmayacaktır o. Ve artık o kendisi Ash'e kahve içmeyi teklif etmeyi düşünüyor.
Tabii ben olsam kitabın sonunu bu şekilde yazmazdım. Nora'nın ölen kedisini yolda Ash bulmuştu. Sonra da gidip Nora'ya haber verdi. Hatta kediyi onun için gömdü bile. Öncesinden kahve içmeyi teklif eden biri olarak ondan hoşlandığı da belli. Onu merak etmiş gibi yapıp Nora'yı o bulabilir ve hastaneye götürebilirdi. Sonra da Nora'nın yazacağı hayatın ilk kelimelerini oluşturabilirlerdi. Ben olsam öyle yapardım. Öyle olmasını da istedim. Ama yine de kitap çok iyiydi.
Sonuç olarak buradan ne anlıyoruz? Mükemmel hayat diye birşey yoktur. Sadece bazı seçimler vardır. Ve o seçimlerinde belli sonuçları olur. Önemli olan o sonuçları en iyi şekilde göğüsleyebilme potansiyelimizdir. Keşke öyle yapmasaydım da böyle yapsaydım, keşke onu seçmeseydim de bunu seçseydim demek yerine girdiğimiz yolda en iyi şekilde mücadele etmeliyiz. Yaşadığımız hayatı güzelleştirmeliyiz. Savaşmalıyız. Hem kim bilir belki de yaşadığımız hayat o kadar da kötü değildir. Zaten yaşamak kumar oynamak gibidir. Bir yola girmeden önce yüzde elli şansın vardır. Sonuç ya iyi olur ya da kötü. Ama yaşamadan asla bilemezsin. Öğrenmek için yaşamalısın. Hem de en iyi şekilde yaşamalı. Zaten mükemmel hayat olsa bile senaryonun ortasına öylece yerleştirmez kimse sizi. O mükemmel hayat için çalışmalı, çabalamalı, mücadele etmelisiniz. Yoksa ne olursa olsun o hayatta eğreti durursunuz.
Kitap gerçekten çok anlamlıydı. Bu kitabı okumaya ciddi anlamda ihtiyacım varmış. Yaşamın izlerini barındırdığı gibi, kişisel hayatımızı da sorgulatıyor. Sadece o da değil pozitif bir enerji yayarak insanın ruhunu iyileştiriyor. Neredeyse birçok yerde Hanry David Thoreau'ya selam çakıyor. Varoluşçu felsefe, insanın anlam arayışı gibi konular üzerinden zihni meşgul ederek, düşünceyi derinleştiriyor. Kuantum metafiziğine ve paralel evrenlere hem bilimsel hem de fantastik bir bakış açısı sunuyor.
Bayıldımmmmm....📚