İnanana da inanmayana da saygım sonsuz arkadaşlar. Fakat kendi inancını ya da inançsızlığını zorla karşısındakine dayatmaya çalışana saygım yok. En önemlisi de inanacaksanız da okuyun inanmayacaksanız da okuyun. Okuyun ki bilin!
Bir kitabın daha sonuna geldik. Kitap üç kısım ve toplam 16 öyküden oluşuyor. Sabahattin Ali'nin yaşadığı dönemi bütün çıplaklığıyla ve olabildiğince realist bir şekilde anlatmış. Bu kadar kötülüğün bu kadar naif bir üslup ile anlatılması bence büyük bir başarı. Peki…devamıBir kitabın daha sonuna geldik. Kitap üç kısım ve toplam 16 öyküden oluşuyor. Sabahattin Ali'nin yaşadığı dönemi bütün çıplaklığıyla ve olabildiğince realist bir şekilde anlatmış. Bu kadar kötülüğün bu kadar naif bir üslup ile anlatılması bence büyük bir başarı. Peki şimdi hayatımızda değişen bir şey oldu mu diye sorgulatıyor da kitap insanı. Fakat cevap içler acısı. Bir adım bile öteye gidememişiz maalesef. Haksızlıklar, adaletsizlikler ve kötülükler şekil değiştirmiş bir halde hala aramızda geziyor.
Gerçekten kitabın nasıl bittiğini bile anlamadım. O kadar akıcı bir kitap ki... Sabahattin Ali'nin kendi davasında ne kadar haklı olduğunu her seferinde anlamamıza ve bunu aklımıza yazmamıza yardımcı bir kitap. Biraz daha yaşayabilseydi yani o karanlığınız ve kötü kalpleriniz bu adamın yaşamasına biraz daha müsade etseydi yazdıklarıyla dünyada birçok şeyi değiştirebileceğini düşündüğüm nadir insanlardan biri kendisi.
Yine de yattığı yerde rahat uyusun. Bu dünyada adalet tecelli etmese bile ilahi adalet hiç şaşmaz. Bu yüzden o pis kalpli insanlar elbet bir gün cezasını bulacak...📚
Sabahattin Ali'yi öldüren karanlık bugün hepimizi öldürüyor...😪 "Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. "Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?" Diyorlar. "Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir karış…devamıSabahattin Ali'yi öldüren karanlık bugün hepimizi öldürüyor...😪
"Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. "Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?" Diyorlar. "Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir karış toprak, bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden; doktor bulamayanlardan; hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler, iyi güzel şeyler kalmadı mı? Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk, yüreği kederli? Bu memlekette yüzü gülen, bahtiyar insan yok mu?""
Yukarıdaki alıntı Sabahattin Ali'nin Sırça Köşk kitabındaki Bahtiyar Köpek hikayesinden alındı. Aslında Sabahattin Ali'nin yazdıklarının ve bütün bir davasının özeti gibi. Özellikle Sırça Köşk hikayesine bayıldım. Yaşadığı dönemde bile Türkiye'nin kangren olmuş bütün mevzularına değinmiş. Bütün lekelenmişliği ve çürümüş insanlığı gözler önüne sermiştir.
Ahh Sabahattin Ali bu dünya için gerçekten çok fazlasın. Mekanın cennet olsun. Kitaplarının hepsini mutlaka okumanızı tavsiye ederim...📚
On iki öyküden oluşan yine müthiş bir Sabahattin Ali kitabı. Öykülerin hepsi kısa kısa ve hepsi ayrı bir konuda yazılmış. Bu yüzden kitabın konusundan bahsetmeyeceğim. Çünkü tek bir konu etrafında bütünleşmiyor kitap. Eski zaman türk filmlerini andıran bir hayale kapılıyorsunuz…devamıOn iki öyküden oluşan yine müthiş bir Sabahattin Ali kitabı. Öykülerin hepsi kısa kısa ve hepsi ayrı bir konuda yazılmış. Bu yüzden kitabın konusundan bahsetmeyeceğim. Çünkü tek bir konu etrafında bütünleşmiyor kitap.
Eski zaman türk filmlerini andıran bir hayale kapılıyorsunuz okurken. Sabahattin Ali'nin sıcak, samimi ve insanı sıkmayan üslubu da bunlarla bütünleşince tadından yenmeyen bir kitap oluyor. Zevkle okuduğumu söyleyebilirim. Beğendim.
Bazı arkadaşların kötü yorumlar yaptığını okudum bu platformda. Neden bilmiyorum ben tam bir Sabahattin Ali aşığı olduğum için mi çok beğendim kitabı. Arkadaşlarında haksızlık ettiğini düşünüyorum açıkçası. Yanlız bir konuya katılıyorum. Evet, romanları çok daha iyi ama öyküleri de iyi. Kötü değil yani. Ben çok seviyorum ve beğeniyorum. Zevkle ve keyifle okuyorum...📚
Benim okurken zevk aldığım bir hikayeydi. Zaten Türk edebiyatında en sevdiğim yazar Sabahattin Ali. Bu yüzden de keyifle okudum. Nedenini bilmiyorum ama Sabahattin Ali'nin kitaplarını okurken başka kitaplardan daha farklı bir duygu içerisine giriyorum. Daha farklı hislere kapılıyorum. Sanırım bu…devamıBenim okurken zevk aldığım bir hikayeydi. Zaten Türk edebiyatında en sevdiğim yazar Sabahattin Ali. Bu yüzden de keyifle okudum. Nedenini bilmiyorum ama Sabahattin Ali'nin kitaplarını okurken başka kitaplardan daha farklı bir duygu içerisine giriyorum. Daha farklı hislere kapılıyorum. Sanırım bu onun sihri...📚
Çok ama çok kısa bir kitap. Toplasanız belki 50 sayfa bile yok. Yine de hoolywood stüdyolarında 2 saati aşkın dev bir filme dönüşmüş bu kitap. Bay Button'un karısı hamiledir. Yeni doğacak bebekleri için oldukça heyecanlı olan bay ve bayan Button…devamıÇok ama çok kısa bir kitap. Toplasanız belki 50 sayfa bile yok. Yine de hoolywood stüdyolarında 2 saati aşkın dev bir filme dönüşmüş bu kitap.
Bay Button'un karısı hamiledir. Yeni doğacak bebekleri için oldukça heyecanlı olan bay ve bayan Button bu çocuğun özel bir hastanede doğmasına karar verirler. Maddi anlamda durumları da iyi olunca buna herhangi bir engel yoktur. Bay Button bebeğinin erkek olmasını ister. Sonunda beklenen gün gelir ve bebek doğar. Fakat işler hiç de bekledikleri gibi gelişmez. Bay Button oğluyla ilk tanıştığında karşısında yetmişlik bir ihtiyar bulur.
Kitapla ilgili söylenebilecek çok fazla şey yok. Değişik ve çok ilginç bir konuya sahip. Belki de daha önce böyle bir konunun hiç denenmediğini bile söyleyebiliriz. Dil ve üslup açısından da oldukça sade ve yalın. Anlaşılması kolay bir kitap. Zaten oldukça kısa bir kitap olduğu için zorlanmadan çabucak bitirebilirsiniz...📚
Ztefan Zweıg'çiler buraya. Bir çöküşün hikayesi. Yazarın kullandığı dili gerçekten çok beğendim. Kitap çok ince bir en fazla iki saatte bitirirsiniz. Ayrıca sürükleyici bir öykü.