le guin okumadığınız her gün için ayrı ayrı pişmanlık duyacak, azap çekeceksiniz. 'neden?' diye soracaksınız kendinize, başınızı duvarlara vururken 'neden bu kadını bu zamana kadar hiç okumadım?'
Substack korkunç bir platform ve bunun sebebi aslında güzel bir temele sahip olması. Ancak içerideki insanlar bu güzelliğin farkındalar ve bunu dünyanın en özel şeyiymiş gibi paylaştıkları için platformu mahvediyorlar. Bu paylaşımlar az buz da değil. O kadar çok romantize…devamıSubstack korkunç bir platform ve bunun sebebi aslında güzel bir temele sahip olması. Ancak içerideki insanlar bu güzelliğin farkındalar ve bunu dünyanın en özel şeyiymiş gibi paylaştıkları için platformu mahvediyorlar. Bu paylaşımlar az buz da değil. O kadar çok romantize ediyorlar ki platform özünden sapmış, güzel yazıların okunup paylaşıldığı bir yer olmaktansa, güzel yazıların okunup paylaşılması üzerine güzellemeler yapılan bir yer halini almış durumda.
Ve çok okunma alan bütün yazılar sanıldığının aksine o kadar da iyi değil. Sadece çok fazla insana hitap ediyor ve bu insanları özel💫 hissettirmeyi başarıyorlar. Bu kötü olmayabilir -ki bence öyle- ancak sığ oldukları gerçeğini değiştirmiyor.
Gizli Tarihle karşılaştırıldığı ve her seferinde Gizli Tarih'ten çok daha kötü olduğu söylendiği için uzunca bir süre yorum yapmakta kararsız kaldım. Evet, çok benzer unsurlar var. Özellikle ana karakterlerin düşkünlükleri açısından -hem zihinsel hem maddi düşkünlükleri. Ama -sanırım- ben Tavşan'ı…devamıGizli Tarihle karşılaştırıldığı ve her seferinde Gizli Tarih'ten çok daha kötü olduğu söylendiği için uzunca bir süre yorum yapmakta kararsız kaldım. Evet, çok benzer unsurlar var. Özellikle ana karakterlerin düşkünlükleri açısından -hem zihinsel hem maddi düşkünlükleri.
Ama -sanırım- ben Tavşan'ı daha çok sevdim. Gizli Tarih, karnıma sancılar sokabilecek kadar güzeldi, evet. Ancak Tavşan ızdıraptan tarifsiz bir zevk almamı da sağladı. Donna Tartt'ın kalemi oldukça derin ve insanı bi çukura düşer gibi içine alıyordu. Buna karşılık Mona Awad'ın kalemi benzersiz. Sadece iyi değil, hatta iyi mi değil mi anlayamayacağınız kadar yaratıcı. Kendisine has, betimlemeler yaşanan tuhaflıklarla uyum içinde. Öyle ki kitap bittikten sonra gpt ile nasıl Mona Awad gibi yazabilirim üzerine hasbihal ettik. Bir durumu sınırsız şiirsellik ve absürtlükle süsleyerek kendi çapımda başarılı sayılabilecek denemelere imza attım.
Roman ayakları yere fazla basan okurların hoşuna gitmese de benim gibi dünyada biraz sihir bulmayı seven okurlar için fena halde keyifli olacaktır. Biraz da şiirsel dilden ve size masallar, efsaneler anlatılmasından keyif alıyorsanız mutlaka okumanızı öneririm.
Livaneli okumayı hiç istemiyordum çünkü seven kitleye bakınca kitapları az çok tahmin ediyordum. Yine de gaza geldim, bi deneyeyim dedim okumaya başladım. Orhan Pamuk gibi üst kurmaca yapılmaya çalışılmış ama pek olmamış. Sonra, kitaba konmuş birçok bilgi var, ipsiz sapsız…devamıLivaneli okumayı hiç istemiyordum çünkü seven kitleye bakınca kitapları az çok tahmin ediyordum. Yine de gaza geldim, bi deneyeyim dedim okumaya başladım.
Orhan Pamuk gibi üst kurmaca yapılmaya çalışılmış ama pek olmamış. Sonra, kitaba konmuş birçok bilgi var, ipsiz sapsız çıkarımlar falan... Karakterimiz zeki bi adam bakın, demek için konmuş şeyler. Ama tüm bunlar bana sadece dünyanın sırlarını çözdüğünü sanan orta yaşlı azgın adam kibiri gibi geldi (bkz Teoman). Öyle bi yazılmış ki salak yerine konmuş gibi hissettim.
Ay bi de nostalji 'ey gidi günler' türünde ve vicdani boyutu çok ağlaktı. Yani yazarın yapması gerken acıyı okuyucuya hissettirmektir, ana karaktere vicdan yaptırıp 'ama görüyo musunuz ne kötü şeyler' dedirtip durunca bende pek bir şey uyanmıyor.
Ana konu da derin falan değildi. Irkçılık yapmayın. Evet, bu daha önce benim de aklıma gelmişti.
Bu kadar abartılması maalesef bizim ülkede dramın her zaman tutması yüzünden. Biraz da İbrahim'in batıcılıktan nefret eden, doğunun dramını romantize eden boktan bir seküler olmasından kaynaklı.
İzlediyseniz hatırlarsınız, Love Death & Robots'da bir bölüm vardı. Kadınla adam buzluklarını açtıklarında orada insanların olduğunu, medeniyetin inşa edildiğini, savaşlar çıktığını hızlandırılmış bir şekilde izliyorlardı. Bu kitap da bana tam olarak böyle bir bakış açısı sundu. Buzluğumu açtım ve oldukça…devamıİzlediyseniz hatırlarsınız, Love Death & Robots'da bir bölüm vardı. Kadınla adam buzluklarını açtıklarında orada insanların olduğunu, medeniyetin inşa edildiğini, savaşlar çıktığını hızlandırılmış bir şekilde izliyorlardı. Bu kitap da bana tam olarak böyle bir bakış açısı sundu.
Buzluğumu açtım ve oldukça gerçekçi bir ailenin yaşamını şiirsel bir dille izledim.
Spoiler içeriyor
Karakterler neden nefret etmemiz için yazıldı acaba? Tüm karakterler sempatik, eğlenceli ve seyir zevki veriyorlar ve sonra... Lorelai kaçıngan bağlanması yüzünden sürekli ilişkilerini baltalıyor, Sookie aşırı takıntılı ve bencil takılıyor, Emily hakkında konuşmak bile istemiyorum. Haklı olduğu konularda bile haksız…devamıKarakterler neden nefret etmemiz için yazıldı acaba?
Tüm karakterler sempatik, eğlenceli ve seyir zevki veriyorlar ve sonra...
Lorelai kaçıngan bağlanması yüzünden sürekli ilişkilerini baltalıyor, Sookie aşırı takıntılı ve bencil takılıyor, Emily hakkında konuşmak bile istemiyorum. Haklı olduğu konularda bile haksız olmayı başarıyor.
Ama asıl star parçam Rory. İlk sezon ne kadar sevimli bir kızdı. Sonra ilk hatasını yaptı: Dean'leyken Jess'le olmayı seçti. Onu aldattı. Ve devamı geldi tabii ki. Jess'le kaza yapmaları da devamında gelen salakça olaylardandı.
Rory, etrafındaki insanlara karşı çok hassas ve uyumlu bir kız evet. Bunu görüyoruz. Sanırım bencilliği de kendi düğününden kaçan, kocası olacak adama açıklama bile yapmayan annesinden öğreniyor. Bakın, şu ana kadarkiler bağışlanabilir. Ama Yale'ı bırakması bağışlanamaz.
Anlayamıyorum, tam olarak amacı neydi? Sorun Logan'ın ailesinin onu kabul etmesi için uygun bir aday olmak mı? Çünkü kariyer hedeflerini uygun bulmamışlardı yemek yedikleri akşam. Logan'ın babası ağır bir laf etmemiş olsa da Rory, tüm çevresi tarafından ilahlaştırıldığı için ilk kez gerçeklerle yüzyüze geldi. Ama benim tasarladığım Rory böyle yapmazdı. Rory hırslanırdı. Ona göstericem, derdi. Çabucak pes etmezdi böyle.
Logan da berbat bir sevgili bu arada.
Bir diğer içerlediğim konu da Paris'e karakter gelişimi yazmayı reddetmeleri. Paris cevheri olan bir karakter. Kirk gibi kullanmışlar kızı ama Rory'nin doğru düzgün arkadaşı bile yok. Lane'i ne görüyor, ne duyuyor. Kızın grubu var kaç kere dinlemeye gitmiştir acaba... Rory berbat biri olmamasına rağmen berbat bir arkadaş ve bunu da uygun bulmuyorum. Bence Paris'e biraz karakter gelişimi yazılmalıydı ve Rory pick meliği bırakıp Lane ve Paris'le düzgün iletişim kurabilmeliydi.
Neyse, 6. sezondayım ve devam ediyorum hala. Biraz içimi dökmek istedim.
Sevgili Arsız Ölüm'ün daha 50 sayfasını okudum ama Dirmit bana o kadar Sierva Maria'yı hatırlattı ki bunu yazmak istedim. Bu kadardı. Kaydırmaya devam edebilirsiniz.