Niye bitti? hafızam ne zaman silinir? Bir diziye deli bağ kuracağım aklımın ucundan geçmezdi, ama resmen büyülendim. Pek tabii ara ara sarmayacak galiba dediğim anlar oldu ama hemen toparlayıp nasıl bu kadar ilgimi çekebilirsin ya… böyle bir aşk görülmemiştir gerçekten.…devamıNiye bitti? hafızam ne zaman silinir? Bir diziye deli bağ kuracağım aklımın ucundan geçmezdi, ama resmen büyülendim. Pek tabii ara ara sarmayacak galiba dediğim anlar oldu ama hemen toparlayıp nasıl bu kadar ilgimi çekebilirsin ya… böyle bir aşk görülmemiştir gerçekten. ne yedi ne içti bu senarist nasıl yazdı bu adamı! zirvede bıraktı resmen. Ae ve Gwan’ın yaşadıklarını kaldırabilmek gerçekten yürek isterdi; neyse ki aşkları vardı onları ayakta tutan. herkes hep hayaller demiş ama kesinlikle Gwan’ın tek hayali Ae ile olmaktı ve başardı da. Duygularım şelale, anlatamayacağım diziyi :) şimdi bitirdim ve fırtına günü ile son bölüm dışında ağlamadım. çoğu kişi genel ağladığını söylesede ağır da olsa çok ağlanmalı ve dram mı bilemedim hatta güldürdüğü yerler daha fazlaydı sanki, tartışılır emin değilim.
neyse, harikaydı.
tekrar tekrar izleme ihtimalim de yüksek.
10/10 diyorum 🥹🌊
Her yıl bir kez izleyerek, gözden kaçırdığım şeyleri tekrar gözlemliyorum ve o gecede bunlardan birisi. Müzeyyen'e ilk iki izleyişimde hiçbir anlam yükleyemedim hatta kızdım, Arif yerine kırıldım ve onun adına gözyaşı döktüm. Fakat bugün anladım ki; Müzeyyen doğru olanı, bir…devamıHer yıl bir kez izleyerek, gözden kaçırdığım şeyleri tekrar gözlemliyorum ve o gecede bunlardan birisi.
Müzeyyen'e ilk iki izleyişimde hiçbir anlam yükleyemedim hatta kızdım, Arif yerine kırıldım ve onun adına gözyaşı döktüm. Fakat bugün anladım ki; Müzeyyen doğru olanı, bir taraf için acı verici olsa da olması gerekeni yaptı.
Her sabah uyandığınızda size aşkla bakan ve her şeyinizi ezbere bilen, sizi okuyabilen birini sevmiyorken bu haksızlığı ona nasıl yapabilirsiniz ki? Üstelik bir başkasına bu duyguları beslediğini düşününce, doğru olan gitmekti.
Müzeyyen henüz kendini bile tanımlayamayan ve duygularını belirli bir noktada çözümseyebilen bir kadın değildi.. gitmek istedi ve gitti. Müzeyyen aşıktı lakin o Arif değildi. İçindeki acıyı söküp atamadı, bu yüzden gitmeyi seçti. Bazı gitmeler kısa ve sessiz olur, veda etmek gerekmez çünkü vedalar en ağır yükleri bindirir omuzlara; belki de bundan kaçındı.
Bir konuyu hâlâ oturtamadım, hep giden olmak yıpratıcı, yorucu ve daha nicesi değil miydi? Madem ki her şey en nihayetinde bitecekti neden sürekli kaçıp gitmeleri sığdırdı hayatına.. bir filmi daha çekilse ve bu sefer Müzeyyen tamamı ile yansıtılsın çok isterdim.
Arif'in gözünden bir var oluşu gözlemlesek de ben en çok Müzeyyen'de takılı kaldım.
Arif'in gidişine hayran kaldım.
"Daha fazla çay içmek istemiyorum ben." büyük bir güçtü. Dünyada ki tüm anlamları yüklediğin, aşık olduğun kadına hayır diyebilmek.. ah Arif!
Kalbimi bıraktığım kısım birazda buydu ❄️
"Bana bunu neden yaptın Müzeyyen... Ben kendi isteklerime bile sınır koyamazken, senin isteklerine nasıl hayır diyebilirdim?."
"Bazen sadece bir çıt sesi duyarsın. Bu sesi duyduğun zamanda gitmen gerekir. Bazen bir eşyadan gelir, bazen de üçüncü bir şahıstan."
31.01.2022
4.izleyişimden notlar...
🎈
Gergin düşünce bölümü: Eğer takdire şayan bir film arıyorsanız bu bir film değil,o yüzden uzaklaşın. Çünkü bu bir gerçekliğin kameralara profesyonel bir şekilde oynanarak gösterilen bölümü. O kadar gerilerek; sinirlenerek, küfürler,isyanlar ederek izledim ki size anlatamam. Ağladım. Bunun gerçek olmasına…devamıGergin düşünce bölümü:
Eğer takdire şayan bir film arıyorsanız bu bir film değil,o yüzden uzaklaşın. Çünkü bu bir gerçekliğin kameralara profesyonel bir şekilde oynanarak gösterilen bölümü. O kadar gerilerek; sinirlenerek, küfürler,isyanlar ederek izledim ki size anlatamam. Ağladım. Bunun gerçek olmasına hatta şu an bile tv'de bir ülkenin kadınlarının bu şekilde anılmasına, çaresizliğimize de ağladım. Gerçekten nereye gidiyoruz? Hepimizin istediği şey ne, neden bir şeylerin önüne geçemiyoruz anlayamıyorum. Nefes almak neden bu kadar zor, sorgulayamıyorum bile.
Neyse, gelelim Bütün Kızlar Adına'ya.
Jodie, insan kaçakçılığı bürosundan bir polistir (dedektif de olabilir tam anlamadım). Bir süre önce kaçırılan 6 kız çocuğunun davasını araştırmaya ve operasyonlara devam ederler. Bu sırada Liezel adında küçük bir kızın dedesinin ölümüyle, Jodie ilgilendiği davadan bu davaya atanır. Bunu araştırmaya koyulur ve bulduğu ip uçlarını yavaş yavaş birleştirmeye başlar. İki davanın birbirine bağlantılı olması aynı zamanda bürodan şüphelendiği birisinin peşinden giderken olaylar epey karmaşık bir hâl alır. Çünkü davayla ilgili olan herkes teker teker öldürülmeye başlıyor. Katil filmin başında anlaşılıyor zaten o yüzden çok detayına vs girmeyeceğim.
Etkilendim. Tabii ki üzerinde daha fazla durulsa,emek harcansa daha çok kişiye ulaşabilir hatta fark yaratabilirdi. Karşıma çıkmasına sevindim. Tavsiye ederim.
🦈
Tuhaf bir şekilde uzun süredir ne bir film izleyebiliyorum ne de bir kitap okuyabiliyorum. Aylardır iki kitap okudum yalnızca ki onları bile kafam almadı. Üç haftadır Livaneli-Kardeşimin Hikayesi'ni okumayı deniyorum fakat imkanı yok anca yarıladım. Bu durum beni çok rahatsız…devamıTuhaf bir şekilde uzun süredir ne bir film izleyebiliyorum ne de bir kitap okuyabiliyorum. Aylardır iki kitap okudum yalnızca ki onları bile kafam almadı. Üç haftadır Livaneli-Kardeşimin Hikayesi'ni okumayı deniyorum fakat imkanı yok anca yarıladım. Bu durum beni çok rahatsız ediyor. Çünkü olduğu kadar boş zamanım var ve boş geçiriyorum. Buraya gelip izlediğim ya da okuduğum şeyler hakkında yazmayı o kadar çok özledim ki, sürekli uygulamaya girip sizin yazılarınızı bile okumadan hemen çıkıyorum.
Bu hiç hoş olmayan duruma düşen var mı? Ya da düştükten sonra çıkabilen... Zannediyorum böyle giderse kendimle büyük kavga edeceğim.
iyi günler ✨
Spoiler içeriyor
Yorumların genelinde sıkıcı olduğu vs yazıyordu,kendi açımdan pek katılamadım. Hiç sıkılmadım,keyifle ve merakla izledim. Sonunu böyle beklemiyordum zaten o yüzden benim için hoş oldu. Ben bekliyorum çocuğu annesine götürsün,üvey babayı çözüme kavuştursunlar :) Kaybettiği çocukluğu yaşatmış; güldürmek için uğraşmış,kendisini bulmak…devamıYorumların genelinde sıkıcı olduğu vs yazıyordu,kendi açımdan pek katılamadım. Hiç sıkılmadım,keyifle ve merakla izledim. Sonunu böyle beklemiyordum zaten o yüzden benim için hoş oldu. Ben bekliyorum çocuğu annesine götürsün,üvey babayı çözüme kavuştursunlar :)
Kaybettiği çocukluğu yaşatmış; güldürmek için uğraşmış,kendisini bulmak için çabalamış ve kendisi için kimsenin çırpınmıyor oluşuna kanamış.
Film güzeldi. Duygusal,hoş ve hüzünlü bir proje olmuş. Çağatay'ın oyunculuğu zaten muhteşem,çocuk çok tatlı. En iyi 100 film arasına girecek bi' film değil elbette.
Asıl yaşamımızda da böyle örneklerin olduğunu düşünürsek, ilgi çektiğini ve insanı sorgulamaya sürüklediğini itiraf etmeliyim. Keşke evsiz diye bir tanımlama da bulunmak zorunda kalmadığımız bir dünyamız olsaydı, sadece filmlerde görseydik.
Bu arada izlerken aklımda geçen sene izlediğim bir TedX videosu geldi önermek istedim:
Ayşe Tükrükçü-Hayata Sarıl konuşmasını izlemelisiniz,bu filmi sevdiyseniz vakit ayırırsınız diye düşünüyorum. Bir şeyler bulacağınıza eminim,hoş bir sohbet.
Görüşmek üzere :)
Sevgili Limon Çiçeği... Sahaf sahibi ve kitabevi çalışanı arasında geçen seviyeli ve tatlı bir atışmayı okuyoruz. Mektuplaşıyorlar, birbirlerine bilgiler katıyor ve bunu tartışıyorlar. Kitabı pek açıklamak istemiyorum fakat yeni nesil bir kitap olmasına rağmen, kesinlikle gereksiz düşünce barındırmayan, klasiklemiş hikayesi…devamıSevgili Limon Çiçeği...
Sahaf sahibi ve kitabevi çalışanı arasında geçen seviyeli ve tatlı bir atışmayı okuyoruz. Mektuplaşıyorlar, birbirlerine bilgiler katıyor ve bunu tartışıyorlar. Kitabı pek açıklamak istemiyorum fakat yeni nesil bir kitap olmasına rağmen, kesinlikle gereksiz düşünce barındırmayan, klasiklemiş hikayesi olmayan bir ikili göreceksiniz. Çünkü kitap,kitaplar üzerine kurulu.
Öyle ki her bir bölümün başlığında eski türkçemizden ya da osmanlıca kelimeler görecek, her cümlelerinde özenle farklı kelimeler kullandıklarını da göreceksiniz. Dedim ya saygılı. Ayrıca samimi de.
Kendinizi watty kitabı okuyan ve bundan suçluluk duyan biri gibi görmeyeceksiniz.
Bir solukta bitirdim. Eskiye dair her şeyi seven biri olduğum için bu kitabında nostalji dolu hikayesi oldukça hoşuma gitti. İçinizi ısıtacağını düşündüğümden emin olabilirsiniz.
sevgilerimle 🦋
Herkese merhabaa,nasılsınız? Dizi izlemeyi gerçekten hiç sevmiyorum fakat izleyeceksem de Asya yapımları dikkatimi çekiyor. Az bölüm olması, uzatmıyor olmaları ve gözümde fazla temiz olmalarından kaynaklı herhalde. Diziye gelirsek: Hoş bir diziyle geldim uzun aradan sonra. Otizmli abisine yıllarca bakan ve…devamıHerkese merhabaa,nasılsınız? Dizi izlemeyi gerçekten hiç sevmiyorum fakat izleyeceksem de Asya yapımları dikkatimi çekiyor. Az bölüm olması, uzatmıyor olmaları ve gözümde fazla temiz olmalarından kaynaklı herhalde. Diziye gelirsek:
Hoş bir diziyle geldim uzun aradan sonra. Otizmli abisine yıllarca bakan ve abisinin geçmişte yaşadığı travmatik bir olaydan dolayı kaçan,sürekli yer değiştiren iki kardeşi izliyoruz. Aynı zamanda küçük kardeş Gang-tea ile masal yazarı olan Moon Young'un çocukluktan gelen bağlarının,yıllar sonra tekrar düğümlenmesini yani ortada buluşmalarını da izliyoruz.
Bu üçlü birçok şeyin üstesinden gelirken çok güleceğiniz, ağlayacağınız ve şaşıracağınız garanti. Masal sahnelerinde birçok mesaj veriliyordu. Eminim izlerseniz çok memnun kalacak ve verilen mesajlar farkındalık yaratacaktır.
Keyifli seyirler 🦋
Buz patencisi olan Carley'in kanser ile olan iki yıllık mücadelesi anlatılıyor. Hep diyorum bu tarz filmler gerçekten muhteşem. Ki bu filmi yanlışlıkla açtım, sanırım sitede elim değdi :) ama iyi ki de açmışım dedim. Bir başarı hikayesi bu,aynı Clouds filmi…devamıBuz patencisi olan Carley'in kanser ile olan iki yıllık mücadelesi anlatılıyor. Hep diyorum bu tarz filmler gerçekten muhteşem.
Ki bu filmi yanlışlıkla açtım, sanırım sitede elim değdi :) ama iyi ki de açmışım dedim. Bir başarı hikayesi bu,aynı Clouds filmi gibi... Beni en çok ağlatan kısım Carley rolünü canlandıran kızın, yani Sarah'ın, en yakın arkadaşı olması. En yakın arkadaşımın filmini çekecek olsalar ağlamaktan oynayamazdım sanırım, tebrik ediyorum gerçekten.
Muhteşemdi. Başarı,kararlılık ve bol ağlamalı bir film. Ayrıca canım biricik Sophie hemşire,senden nefret etmek mümkün değil :).
10/10 ☀️🌿
Gerçek bir yaşam hikayesi... Özellikle küçük kardeşin filmin sonunda yanına gitmesi, kumandayı paylaşmaları o sahne beni bayağı etkiledi. Harika alıntılar yapan bir öğretmen, her konuda destek olmaya hazır bir yakın arkadaş (kendisine çok üzüldüm) ve gerçekten çabalayan bir anne-baba tablosu…devamıGerçek bir yaşam hikayesi...
Özellikle küçük kardeşin filmin sonunda yanına gitmesi, kumandayı paylaşmaları o sahne beni bayağı etkiledi. Harika alıntılar yapan bir öğretmen, her konuda destek olmaya hazır bir yakın arkadaş (kendisine çok üzüldüm) ve gerçekten çabalayan bir anne-baba tablosu beni aşırı duygulandırdı. Yapılan alıntılar, Zach'in hevesi ve yaptığı son konuşma,mektubu yani, çok çok anlamlıydılar.
🕊alıntılar🕊
"Kendimi tanımak isterim,ölmeden önce."
"Umudunuzu kaybetmeyin gökyüzü düşmüyor."
"Hayat kısa ve onu tatlı hâle getirmek sana kalmış."
:)