Home Alone-Evde Tek Başına Eğlenceliydi. İzleyen, izlemeyen herkes olay zincirini genel olarak biliyordur bence. Bu küçük kardeşimiz Kevin, dizide bir sürü kuzen ve diğer akrabalarının doluştuğu karmaşa ve telaşla kaplanan evde tatile giden herkes tarafından evde unutulmuştu. Kevin, büyük abisi…devamıHome Alone-Evde Tek Başına
Eğlenceliydi. İzleyen, izlemeyen herkes olay zincirini genel olarak biliyordur bence. Bu küçük kardeşimiz Kevin, dizide bir sürü kuzen ve diğer akrabalarının doluştuğu karmaşa ve telaşla kaplanan evde tatile giden herkes tarafından evde unutulmuştu. Kevin, büyük abisi Gus'la evde kavga yaşamıştı ve Kevin'in bir suçu olmamasına rağmen annesi ona teras katta uyuma cezası vermişti. Kevin tatil günü teras katta geç kalkmış ve tüm ailesi de bu durumu farketmemişti. Ve eve hırsızlar dadanmıştı, evet. Ama Kevin, başa çıkabildi ve ona yaşlı garip bir amca yardım etmişti. Annesi bir şeyin eksik olduğunu uçaktayken farketmişti ve bir takım tuhaf erkeklerin arasında bir araçla evine ulaşmıştı.
Ah, Kevin! Alışveriş bile yapmıştı ailesi olmadan. Bana saçma gelen şey, Annenin hiç umursamamış gibi davranmasıydı. Sadece gözleri doldu, Kevin'a sarılıp, özür diledi ve "mutlu noeller" dedi. İnsan bir neler yaptığını, nasıl kendisi evde tek başına kalabildiğini falan sorar ĞÜŞXKDLZŞĞSLXS
Sonlara doğru sıkıcılaşsa da aileyle beraber izlenilebilecek (özellikle pazar günlerinde) komik ve güzel bir yapım
8/10
Spoiler içeriyor
𓍼 Çok değer verdiği ablası Evie'yi bir trafik kazasında kaybeden Bren, tamamen kendi hayâllerinden ibaret olan Öteorman'a her gerçek dünyadan sıkıldığında gitmekte ve hayâlden ibaret ablasını sadece orada görmektedir. Bir gün, kendi zihni, Öteorman'ı bozar, hayâl dünyasında da Evie'yi kaybetmemek…devamı𓍼 Çok değer verdiği ablası Evie'yi bir trafik kazasında kaybeden Bren, tamamen kendi hayâllerinden ibaret olan Öteorman'a her gerçek dünyadan sıkıldığında gitmekte ve hayâlden ibaret ablasını sadece orada görmektedir. Bir gün, kendi zihni, Öteorman'ı bozar, hayâl dünyasında da Evie'yi kaybetmemek için aklının kötü tarafıyla yüzleşen Bren, aynı zamanda da okul zorbası Shaun'un ağır akran zorbalıklarına mâruz kalır ve soğuk bir odaya kilitlenir. Bren, gerçek dünyada odadan çıkıp evine ve ailesine ulaşmak için canını sarfederken, aynı zamanda zihninin "Öteorman"ında her şeyi tekrardan yoluna sokmak için mücadele veriyor, gerçek dünya ve sahte dünya Öteorman arasındaki ince çizgide her şeyi düzeltmeye çalışıyordur.
Cesaretini kazanması için yanında yeni okul öğrencisi Cary, ona en büyük yardımı ediyordur.
Peki ya Bren, Öteorman'ı geride bırakıp gerçek dünyada dik ve cesaretli yürümesini
öğrenebilecek miydi?
📌10/10📌
Çok tatlıydı. Riley'nin ergenliğe adım attığı zamanlar, tabiki yeni duygular eklendi. *Kaygı, Kıskançlık, Utanç, Bıkkınlık Riley ve arkadaşları, onlar için çok önemli olan golf kulübüne katılanlardan biriydi. Fakat Riley, kafasının içindeki bu yeni duygularla golf kulübünde karışık şeyler yaşamıştı. Yeni…devamıÇok tatlıydı.
Riley'nin ergenliğe adım attığı zamanlar, tabiki yeni duygular eklendi.
*Kaygı, Kıskançlık, Utanç, Bıkkınlık
Riley ve arkadaşları, onlar için çok önemli olan golf kulübüne katılanlardan biriydi. Fakat Riley, kafasının içindeki bu yeni duygularla golf kulübünde karışık şeyler yaşamıştı. Yeni arkadaşlar buldu, onlara özendi ve arkadaşlarını ekti. Dışlanma ve garipsenme korkusuyla kendi fikrini söylemekten korktu.
Kendisine canımız, bir taneciğimiz ortalığı karıştıran kaygı sayesinde çok baskı yaptı. O kadar baskı yaptı ki, yeterli olmadığını ve bir aptal olduğunu düşünerek golf turnuvası sırasında hem kendi takımına hem arkadaşlarına hem de en önemlisi kendine zarar verebilecek davranışlarda bulundu, kendi içinde bir kriz geçirdi.
Ama yine mutluluk sayesinde, Riley yeni girdiği bu zor ergenlik döneminde bazen de en iyi olamayacağını, her duyguyu beraber yaşaması gerektiğini öğrendi ve son anlarda, bir U dönüşüyle takımına zaferi kazandırdı :)
Farkettiyseniz, Ters Yüz serisinin 1. Filmi çıktığında. Belki de bir çoğumuz bir çocuktuk. Mesela ilk film ben 3-4 yaşlarındayken çıkmıştı. Şimdi ergenlik dönemimdeyim. Riley'le beraber büyüdüm. Bundan belki 10 yıl sonra Ters Yüz 3 çıkacak. Ve o zaman bir çoğumuz bir yetişkin olacağız. Çocukluğumuz geride kalacak (düşünmesi bile o kadar, o kadar duygulandırıyor ki..) Riley de bizimle yetişkin bir birey hâline gelecek, yani Riley büyüdükçe, biz de büyüyoruz🥲🥲 Muhtemelen, yetişkin, kendi sorumlulukları artan bir birey hâline geldiğimizde, ortalama 10 yıl sonra, Riley de Ters Yüz 3'te yetişkin hâliyle ekranlar önüne sunulacak. Ters yüz öyle basit bir çocuk filmi falan değil, psikolojik bir dizi.
Umarım 3. Filminde batırmazlar. 3. Film, yetişkinlere göre bir film olabilir. Çok büyük ihtimalle yıllar sonra vizyona girdiğinde, ekranda Aşk, Nostalji gibi duyguları izleyeceğiz.
İnşallah, o günleri de görebiliriz. Çünkü Ters Yüz defteri kapanana kadar ben de Riley'le yürümek istiyorum.
📌10/10
Spoiler içeriyor
Selamm! Ben yeni raf vatandaşı Beren, eski bir hesabım vardı ve aylar sonra buradan devam ediyorum, bu kitabı çok sevdiğim için ilk gönderime bu şaheserle başlamak istedim. Kirsty Applebaum çok harika bir şey yazmış gerçekten. (Detaylı yazım) İlk başta sıradan…devamıSelamm! Ben yeni raf vatandaşı Beren, eski bir hesabım vardı ve aylar sonra buradan devam ediyorum, bu kitabı çok sevdiğim için ilk gönderime bu şaheserle başlamak istedim. Kirsty Applebaum çok harika bir şey yazmış gerçekten.
(Detaylı yazım)
İlk başta sıradan gözüken bir kitap. Ama kitabın ortaları ve sonlarına doğru olan kısımlarında işler kızışıyor, daha da bir heyecanlı ilerliyor. Hikâyemiz, Fennis Wick adlı bir kasabada geçiyor. Fennis Wick vatandaşları, kasaba dışında yaşayanlar yani 'gezgin'lerle bir savaşa içerisinde. Bu savaş, kasaba dışında gerçekleşiyor. Fennis Wick sınırlarından dışarı çıkılırsa, ceza olarak hapis yatılabiliyor yani kasaba dışına çıkmak büyük cesaret ister.
Fennis Wick, eski kasaba başkanı Andrew Solsbury'nin kasabaya yaydığı sistemle yönetiliyor. Fennis Wick sakinleri arasındaki ailelerin en büyük çocukları, tam 14 yaşlarında kasaba dışına, 'Sessiz Savaş'a kasabasını, ailelerini gezginlerden korumak için savaşmaya gönderiliyor. En büyük çocukların kardeşleri "Ziyarete gelirler, mektup gönderirler" diye kandırılıyor ama işin aslı... gittikleri bu Sessiz Savaş'tan bir daha asla geri dönemeyecekler.
Bu güzel hikâyenin baş karakteri, Maggie Cruise; Cruise ailesinin ortanca kardeşi. Bilirsiniz, Sessiz Savaş'a gönderilenler, en büyük çocuklara her zaman ayrı bir değer veriliyor. Çünkü savaşmaya şanları, aileleri, Fennis Wick için gönderiliyorlar. Cruise ailesinin en büyük çocuğu Jed ve Chowdhry ailesinin en büyük çocuğu Lindi de yakın zamanda savaşa gönderilecek. 14 yaşındalar, gitmek zorundalar. Ortanca Maggie ve en küçük kardeş Trig gitmeyecek.
Gün geliyor...
Sonunda Jed Cruise ve Lindi Chowdhry, Sessiz Savaş'a gönderilmek üzere Başkan Anderson tarafından kasaba dışına çıkarılıyor. Günler önce de, Maggie dışarıdan gelen sarı saçlı, gülünce öndeki iki dişinin arasındaki koca boşluğu gösteren Una ile tanışıyor. Karmaşık duygular içinde. Maggie, gerçekten abisi Jed ve diğer en büyük çocuklar gibi "kahraman" olmak istiyor. Adını kasabaya çıkarmak istiyor. Bu nedenle içten içe Una'yı, Başkan Anderson'a bildirip bu şekilde kasabada bir kahraman olarak anılacağını düşünüyor, aynı anda Una'yı en iyi arkadaşı olarak görüyor. Una, ona kulağını oynatma dersleri veriyor, vakit geçiriyorlar... Mezarlıkların yanındaki alıç ağaçlarının orada. En önemlisi de, Maggie, evinden Una ve hasta babası için biraz yemek getiriyor. Aslında düşünmüyor ki, bu güzel davranışıyla bile bir kahraman olmaya yeter. Gezginlerden ne kadar nefret etse de, bir yandan da en iyi arkadaşı bir gezgin ve bu gezgin ile babasına yardım ediyor. Bay Wetheral, bir ressam. Başkan Anderson'ın ölmüş kız kardeşinin eşi. Sessiz Savaş'a karışmak üzere kampa gidecek en büyük çocukların portresini çiziyor ve resim eğitimi veriyor. Annesi Elsie Weather'ın trellicillin (antibiyotik) kutusunu Elsie'den sırf arkadaşının babası için çalıyor.
Gün geliyor, Lindi ve Jed'i kampa gönderen Başkan Anderson kasabaya tekrar geliyor. Adını kasabaya kahraman olarak yazdırmak isteyen Saf Maggie, salak Maggie, Başkan Anderson'a Una'yı ve babası Opal'i bildiriyor. Başkan harekete geçiyor.
...
Ormanın ilerisinde küçük bir kümeste yaşayan Bay Opal ve Una'ya müdahale ediliyor. Gezginler, en büyük çocuklarını kampa göndermeyi reddeder. Fennis Wick sakinleri tarafından nefret görme sebeplerinden biri de bu. Una, kampa gönderilecek. Bay Opal ağır bir şekilde dövülüyor.
...
Maggie, aslında kampa gönderilen Una'nın kampa gönderilmemesi gerektiğini öğreniyor. Çünkü o en büyük çocuk değil. Peki neden Başkan Anderson böyle bir şey yapmış ki? Opal, Maggie'ye bu bilgileri vermiş, ek olarak şu kafa karıştırıcı bilgiler de var;
Una'nın Felix diye bir erkek kardeşi bulunmakta, o zaten yıllar önce kampa gönderilmiş.
Öğrenilse tüm kasabayı etkileyecek asıl olay da, Sessiz Savaş'ın yıllar önce bitmesi... Ama Maggie, Başkan Anderson'ın böyle bir yalanla koca bir kasabayı geçindirmeye çalışacağına inanmıyor.
❓Neden Başkan Anderson, savaş yıllar önce bitmesine rağmen hâlâ en büyük çocukları kampa gönderiyor?
Maggie, Felix'in kampa gitmeden önceki bir fotoğrafını Başkan Anderson'a götürüyor. Una'nın kampa gönderilmemesi gerektiğini anlatıyor. Anderson kağıdı alıp yırtıyor. Maggie, Başkan'ın evine gizlice girip çekmeceleri karıştırıyor ve korkunç gerçeğe ulaşıyor. Başkan Anderson, aslında en büyük çocukları satarak kasabaya yeni giysiler, muz ve tüp gibi şeyler getiriyor. Kasabaya gelen bu ürünlerin kaynağı aslında buymuş.
.................
Maggie gizlice Başkan Anderson'ın Una'yı kampa götürdüğü arabasına üstüne tırmanıyor.
.................
Una'nın sattığı adama, Lindi ve Jed de satılmış. 4'ü birden çocukların satıldığı adamın kamyonunu anahtarlıkları alıp, kasabaya ulaşıyorlar.
.......
Olaylar hikâye ilerledikçe tüm kasabaya yayılıyor, diğer satılan çocuklar da kurtarılmak üzere kasaba dışına tekrar gidiliyor ve kasaba yeni ve doğru bir sistemle yaşamına deavm ediyor.
Ne desem, harika bir kitaptı. Ek olarak, Maggie'nin kitap boyunca olaylar gelişirken
"Korkuyu hisset, Maggie" gibi şeyler düşünmesi ve sonunda kasabayı bu kötü sistemden kurtarması ile de 'cesurluk' vurgulanıyor.
Okuyun, okutturun.
📌10/10