Spoiler içeriyor
Selamm! Ben yeni raf vatandaşı Beren, eski bir hesabım vardı ve aylar sonra buradan devam ediyorum, bu kitabı çok sevdiğim için ilk gönderime bu şaheserle başlamak istedim. Kirsty Applebaum çok harika bir şey yazmış gerçekten. (Detaylı yazım) İlk başta sıradan…devamıSelamm! Ben yeni raf vatandaşı Beren, eski bir hesabım vardı ve aylar sonra buradan devam ediyorum, bu kitabı çok sevdiğim için ilk gönderime bu şaheserle başlamak istedim. Kirsty Applebaum çok harika bir şey yazmış gerçekten.
(Detaylı yazım)
İlk başta sıradan gözüken bir kitap. Ama kitabın ortaları ve sonlarına doğru olan kısımlarında işler kızışıyor, daha da bir heyecanlı ilerliyor. Hikâyemiz, Fennis Wick adlı bir kasabada geçiyor. Fennis Wick vatandaşları, kasaba dışında yaşayanlar yani 'gezgin'lerle bir savaşa içerisinde. Bu savaş, kasaba dışında gerçekleşiyor. Fennis Wick sınırlarından dışarı çıkılırsa, ceza olarak hapis yatılabiliyor yani kasaba dışına çıkmak büyük cesaret ister.
Fennis Wick, eski kasaba başkanı Andrew Solsbury'nin kasabaya yaydığı sistemle yönetiliyor. Fennis Wick sakinleri arasındaki ailelerin en büyük çocukları, tam 14 yaşlarında kasaba dışına, 'Sessiz Savaş'a kasabasını, ailelerini gezginlerden korumak için savaşmaya gönderiliyor. En büyük çocukların kardeşleri "Ziyarete gelirler, mektup gönderirler" diye kandırılıyor ama işin aslı... gittikleri bu Sessiz Savaş'tan bir daha asla geri dönemeyecekler.
Bu güzel hikâyenin baş karakteri, Maggie Cruise; Cruise ailesinin ortanca kardeşi. Bilirsiniz, Sessiz Savaş'a gönderilenler, en büyük çocuklara her zaman ayrı bir değer veriliyor. Çünkü savaşmaya şanları, aileleri, Fennis Wick için gönderiliyorlar. Cruise ailesinin en büyük çocuğu Jed ve Chowdhry ailesinin en büyük çocuğu Lindi de yakın zamanda savaşa gönderilecek. 14 yaşındalar, gitmek zorundalar. Ortanca Maggie ve en küçük kardeş Trig gitmeyecek.
Gün geliyor...
Sonunda Jed Cruise ve Lindi Chowdhry, Sessiz Savaş'a gönderilmek üzere Başkan Anderson tarafından kasaba dışına çıkarılıyor. Günler önce de, Maggie dışarıdan gelen sarı saçlı, gülünce öndeki iki dişinin arasındaki koca boşluğu gösteren Una ile tanışıyor. Karmaşık duygular içinde. Maggie, gerçekten abisi Jed ve diğer en büyük çocuklar gibi "kahraman" olmak istiyor. Adını kasabaya çıkarmak istiyor. Bu nedenle içten içe Una'yı, Başkan Anderson'a bildirip bu şekilde kasabada bir kahraman olarak anılacağını düşünüyor, aynı anda Una'yı en iyi arkadaşı olarak görüyor. Una, ona kulağını oynatma dersleri veriyor, vakit geçiriyorlar... Mezarlıkların yanındaki alıç ağaçlarının orada. En önemlisi de, Maggie, evinden Una ve hasta babası için biraz yemek getiriyor. Aslında düşünmüyor ki, bu güzel davranışıyla bile bir kahraman olmaya yeter. Gezginlerden ne kadar nefret etse de, bir yandan da en iyi arkadaşı bir gezgin ve bu gezgin ile babasına yardım ediyor. Bay Wetheral, bir ressam. Başkan Anderson'ın ölmüş kız kardeşinin eşi. Sessiz Savaş'a karışmak üzere kampa gidecek en büyük çocukların portresini çiziyor ve resim eğitimi veriyor. Annesi Elsie Weather'ın trellicillin (antibiyotik) kutusunu Elsie'den sırf arkadaşının babası için çalıyor.
Gün geliyor, Lindi ve Jed'i kampa gönderen Başkan Anderson kasabaya tekrar geliyor. Adını kasabaya kahraman olarak yazdırmak isteyen Saf Maggie, salak Maggie, Başkan Anderson'a Una'yı ve babası Opal'i bildiriyor. Başkan harekete geçiyor.
...
Ormanın ilerisinde küçük bir kümeste yaşayan Bay Opal ve Una'ya müdahale ediliyor. Gezginler, en büyük çocuklarını kampa göndermeyi reddeder. Fennis Wick sakinleri tarafından nefret görme sebeplerinden biri de bu. Una, kampa gönderilecek. Bay Opal ağır bir şekilde dövülüyor.
...
Maggie, aslında kampa gönderilen Una'nın kampa gönderilmemesi gerektiğini öğreniyor. Çünkü o en büyük çocuk değil. Peki neden Başkan Anderson böyle bir şey yapmış ki? Opal, Maggie'ye bu bilgileri vermiş, ek olarak şu kafa karıştırıcı bilgiler de var;
Una'nın Felix diye bir erkek kardeşi bulunmakta, o zaten yıllar önce kampa gönderilmiş.
Öğrenilse tüm kasabayı etkileyecek asıl olay da, Sessiz Savaş'ın yıllar önce bitmesi... Ama Maggie, Başkan Anderson'ın böyle bir yalanla koca bir kasabayı geçindirmeye çalışacağına inanmıyor.
❓Neden Başkan Anderson, savaş yıllar önce bitmesine rağmen hâlâ en büyük çocukları kampa gönderiyor?
Maggie, Felix'in kampa gitmeden önceki bir fotoğrafını Başkan Anderson'a götürüyor. Una'nın kampa gönderilmemesi gerektiğini anlatıyor. Anderson kağıdı alıp yırtıyor. Maggie, Başkan'ın evine gizlice girip çekmeceleri karıştırıyor ve korkunç gerçeğe ulaşıyor. Başkan Anderson, aslında en büyük çocukları satarak kasabaya yeni giysiler, muz ve tüp gibi şeyler getiriyor. Kasabaya gelen bu ürünlerin kaynağı aslında buymuş.
.................
Maggie gizlice Başkan Anderson'ın Una'yı kampa götürdüğü arabasına üstüne tırmanıyor.
.................
Una'nın sattığı adama, Lindi ve Jed de satılmış. 4'ü birden çocukların satıldığı adamın kamyonunu anahtarlıkları alıp, kasabaya ulaşıyorlar.
.......
Olaylar hikâye ilerledikçe tüm kasabaya yayılıyor, diğer satılan çocuklar da kurtarılmak üzere kasaba dışına tekrar gidiliyor ve kasaba yeni ve doğru bir sistemle yaşamına deavm ediyor.
Ne desem, harika bir kitaptı. Ek olarak, Maggie'nin kitap boyunca olaylar gelişirken
"Korkuyu hisset, Maggie" gibi şeyler düşünmesi ve sonunda kasabayı bu kötü sistemden kurtarması ile de 'cesurluk' vurgulanıyor.
Okuyun, okutturun.
📌10/10