Çünkü hiç bir şey anlamıyorsun. Seni seviyorum desem anlamayacaksın senden nefret ediyorum desem onu da anlamayacaksın. Seni istiyorum, Sana ihtiyacım var… dememi de anlamayacaksın.
•Her şey ilgimi çeker, ama hiç bir şey beni avucunda tutamaz. •Düşüncelerim bana ait değilmiş gibi geliyor; sanki ben, içimde dolaşan bir yabancıyım. Kendimi anlamaya çalıştıkça daha da uzaklaşıyorum kendimden. Çünkü ben, düşündüğüm kişi değilim; düşündüğümü düşünen başka biriyim.
Yalnız olmadığıma inanmak istiyorum ama… Bunu destekleyecek hiç bir kanıt bulamadım bu yüzden artık kafama takmayacağım. Tüm hayatımı bunu tekrar ve tekrar düşünerek heba etsem bile… …sonunda elimde yine hiç bir kanıt olmayacaktı. Artık düşünmekten vazgeçtim.
-Sadece bakışarak birine aşık olabilir misin sence ? Ona bakınca sanki onu tanıyormuşum gibi hissediyorum. O hissi yaşadın mı hiç ? Bu bir his. Ama gerçekte onu tanımıyorsun. Ama tanıyormuşum gibi hissettim. Biraz fazla düşünüyorum, değil mi ? -Kesinlikle öyle.
Kadınlar, özellikle eğer güzel bir görünümle büyüdülerse, obje seçimlerinde onlara dayatılan toplumsal kısıtlamaları arası telafi eden bir çeşit “Kendisiyle anlaşıp mutlu olma” duygusuyla geliştirir. “Hastalık şüphesiz ki tüm yaratılış dürtüsünün asıl gayesiydi. Yaratarak iyileşebildim; yaratarak, sağlığa kavuştum.” Cinsel içgüdüler ego…devamıKadınlar, özellikle eğer güzel bir görünümle büyüdülerse, obje seçimlerinde onlara dayatılan toplumsal kısıtlamaları arası telafi eden bir çeşit “Kendisiyle anlaşıp mutlu olma” duygusuyla geliştirir.
“Hastalık şüphesiz ki tüm yaratılış dürtüsünün asıl gayesiydi.
Yaratarak iyileşebildim; yaratarak, sağlığa kavuştum.”
Cinsel içgüdüler ego tatminine bağlıdır.
Kendilerini ele alırlar bir rol modelleri yoktur.
İnsan sadece kendi başına gelişebilir. Kendi içinden çıkamadığı bilinciyle insan daima yalnızdır. Geri kalan her şey bir sanrıdır, şüphelidir. Asla değişmez bu. Okul yıllarında tamamen yalnızsınızdır. Sıra arkadaşınız vardır ve yalnızsınızdır. İnsanlarla konuşursunuz, yalnızsınızdır. Fikirleriniz vardır, gariptir, size aittir, her…devamıİnsan sadece kendi başına gelişebilir. Kendi içinden çıkamadığı bilinciyle insan daima yalnızdır. Geri kalan her şey bir sanrıdır, şüphelidir. Asla değişmez bu. Okul yıllarında tamamen yalnızsınızdır. Sıra arkadaşınız vardır ve yalnızsınızdır. İnsanlarla konuşursunuz, yalnızsınızdır. Fikirleriniz vardır, gariptir, size aittir, her zaman yalnızsınızdır. Ve bir kitap yazdığınızda, veya benim gibi kitaplar yazdığınızda çok daha yalnızsınızdır. Kendini anlaşılır kılmak imkansızdır. Tek başınalıktan, yalnızlıktan çok daha yoğun bir yalnızlık, bir soyutlama doğar. Nihayetinde, yer değiştirirsiniz. Daha çabuk başka yere gidersiniz, daha büyük şehirlere kaçarsınız. Küçük şehirler size yeterli gelmez.
🐴 Finali içimde bir burukluk bıraksa da, sonradan düşününce gerçekten böyle bitmeliydi dedim. Çünkü hayat tam olarak böyle yaşanan onca şeyden sonra hiçbir şey olmamış gibi özür dileyebiliyor ya da teşekkür edebiliyorsun. “It gets easier. Every day it gets a…devamı🐴
Finali içimde bir burukluk bıraksa da, sonradan düşününce gerçekten böyle bitmeliydi dedim. Çünkü hayat tam olarak böyle yaşanan onca şeyden sonra hiçbir şey olmamış gibi özür dileyebiliyor ya da teşekkür edebiliyorsun.
“It gets easier. Every day it gets a little easier. But you gotta do it every day — that’s the hard part.” 🐎
Şeytan dışarıda değil, insanın egosunda. Başarı, güç ve prestij eğer ahlakla dengelenmezse insanı yavaş yavaş çürütür. Milton inanılmaz manipülatif. Kevin’ın zayıf noktalarını (ego, başarı arzusu, annesiyle olan bağı) çok iyi okuyor. Ortam değişimi (küçük kasabadan New York’un güç dünyasına geçiş)…devamıŞeytan dışarıda değil, insanın egosunda.
Başarı, güç ve prestij eğer ahlakla dengelenmezse insanı yavaş yavaş çürütür.
Milton inanılmaz manipülatif. Kevin’ın zayıf noktalarını (ego, başarı arzusu, annesiyle olan bağı) çok iyi okuyor. Ortam değişimi (küçük kasabadan New York’un güç dünyasına geçiş) psikolojik baskıyı arttırıyor. Mary Ann’in yaşadığı paranormal deneyimler şeytanın aktif müdahalesini gösteriyor. Bu açıdan bakarsak Kevin bir oyunun içine çekilmiş gibi. Ama film daha başta Kevin’ın karakterini gösteriyor. Suçlu olduğunu bildiği bir adamı savunuyor. Mahkeme sırasında genç bir kızın istismar ifadesini bile kazanmak uğruna görmezden geliyor. Kazanmayı seviyorum diyor haliyle adalet ikinci planda. Yani şeytan onu bozmadı, sadece süreci hızlandırdı. Milton aslında sadece Kevin’ın içindeki kibri besledi. Sonuç olarak şeytan zorlamaz, teklif eder. Seçimi ise insan yapar.
En yakınınızdaki insanı bile asla tam olarak tanıyamazsınız. Bill ve Alice’in o pırıltılı, "mükemmel" hayatı, Alice’in tek bir dürüst itirafıyla kağıttan bir kule gibi yıkılıyor. Filmdeki o mavi ve kırmızı ışıklar da aslında bu zıtlığı anlatıyor mavi evin içindeki o…devamıEn yakınınızdaki insanı bile asla tam olarak tanıyamazsınız. Bill ve Alice’in o pırıltılı, "mükemmel" hayatı, Alice’in tek bir dürüst itirafıyla kağıttan bir kule gibi yıkılıyor. Filmdeki o mavi ve kırmızı ışıklar da aslında bu zıtlığı anlatıyor mavi evin içindeki o donuk, steril ama güvenli gerçekliği, kırmızı ise dışarıdaki o tekinsiz, davetkar ama aslında içi boş fantezi dünyasını simgeliyor.
Tom Cruise ve Nicole Kidman seçimi de tam bu yüzden dahice. Kubrick, dönemin en gözde çiftini alıp karşımıza koyarak aslında bizim ideal evlilik algımızı paramparça ediyor. Bill, gece boyunca gizemli locaların, şifreli kapıların ardında büyük bir sır ararken aslında sadece kendi yetersizliğiyle ve sınıf farkıyla yüzleşiyor. Finalde Alice'in her şeyi tek bir kelimeyle (f*ck) kestirip atması ise çok insani bir yerden geliyor yani tüm bu rüyaları, komploları ve kıskançlık krizlerini bırakıp sadece birbirimize dokunmaya, o ilkel ve gerçek bağa dönelim diyor. Kısacası film, medeniyet dediğimiz şeyin aslında ne kadar ince bir ipin üzerinde durduğunu gösteren muazzam bir veda mektubu.
Gözün açıkken göremediklerini, ancak gözünü kapattığında fark edebilirsin.
Film boyu sırıtmadan duramadım çok tatlıydı “Neden seninle birlikteyim?” “Bilmiyorum. Neden benimle birliktesin?” “Seninle birlikteyken neler olacağını hiç bilmiyorum. Bu çok tuhaf çünkü hayatımı tasarladım.” Hayatımız sadece bizim seçimlerimizle şekil almaz etrafımızdaki insanların seçimleri hayatımızı sandığımızdan da fazla şekillendiriyor “Dünyada…devamıFilm boyu sırıtmadan duramadım çok tatlıydı
“Neden seninle birlikteyim?”
“Bilmiyorum. Neden benimle birliktesin?”
“Seninle birlikteyken neler olacağını hiç bilmiyorum. Bu çok tuhaf çünkü hayatımı tasarladım.”
Hayatımız sadece bizim seçimlerimizle şekil almaz etrafımızdaki insanların seçimleri hayatımızı sandığımızdan da fazla şekillendiriyor
“Dünyada milyonlarca insan var. Ama sonuçta her şey bir kişiye bağlı. Bazen hâlâ panik oluyorum. Nefes almayı unutuyorum. Ama biliyorum ki hayatın bütün kusurlarından bir güzellik vardır. Onun görmemi sağladığı bir güzellik. Asla elimizden alınamayacak bir güç.”
Ben de Nicole’ün Carlos’a yaptığı albüm fikrini bir kenara yazdım :3
“Kolay sevilecek biri olmadığımı biliyorum. Ama yinede beni sever misin?”
• Emiliana Torrini - To Be Free
• Lily Frost - Who Am I