🕸“Yüz, zihne bağlı olarak güzelleşip şeklini değiştirirken, zihnin kendi kendine güzelleşip şeklini değiştirememesi ne acıklı.” Her ne kadar kısa bir kitap olsada insana aktardığı o cümlelerin anlamları kısadan çok uzak bir noktada diyebiliriz. Bir diğer yandan yıllar öncesinde yazılmasına rağmen…devamı🕸“Yüz, zihne bağlı olarak güzelleşip şeklini değiştirirken, zihnin kendi kendine güzelleşip şeklini değiştirememesi ne acıklı.”
Her ne kadar kısa bir kitap olsada insana aktardığı o cümlelerin anlamları kısadan çok uzak bir noktada diyebiliriz. Bir diğer yandan yıllar öncesinde yazılmasına rağmen hala günümüzde okurken çoğu sayfanın bir noktasında kendine ve hayatına dair bir şeyler bulmak aslında insan zihninin bütünlüğünü gösteriyor. Her ne kadar farklı farklı hayatlar yaşıyor olsakta kendi içimizde kendimizi sorguladığımız dakikalarda aynı kelimeleri farklı cümleler olarak zihnimizden geçirebiliyoruz.
Bu arada ilk defa bir kitabı bitirmeden yorumlamasını yazıyorum… Sanırım kendime bir nevi günlük neticesinde de yazmış olabilirim. Geriye dönüp arada bu gönderiyi okuduğumda kalkıp bu kitabın bazı sayfalarına göz gezdirmek istiyorum, bu gönderi bana bir hatırlatma olsun🤧
🕸“Sözün özü tek bir uyum vardır ve tıpkı evrenin tüm bedenlerden oluşmuş tek bir beden olması gibi Kader de tüm nedenlerden oluşmuş tek bir nedendir.”
Öncelikle bir tane anımı anlatmak istiyorum; Ortaokulda Fen bilimleri deesindeyken hocamız tüm evren baza alındığında dünyanın dışarıdan sadece küçük bir noktadan farksız olmadığını söylemişti. O an o kadar şaşırmıştım ki… İçinde milyonlarca insanı barındıran bir şey nasıl dışarıdan bir nokta gibi görünebilir ki?? İşte o sıralar yeni yeni evrenin büyüklüğünü algılamıştım… (küçük ben üzgün🤧) Dünya’nın bile bir noktadan ibaret olduğu bir evrende bizim kendimize yüklediğimiz anlamlar bir noktada hayalperest geliyor ama herkes kendi hayatının başrolü olmalıdır metaforu üzerinden düşünürsek kendimize anlam yüklemekten kaçınmamalıyız. Zira sen kendine anlam vermedikçe insanlar sana bir nokta kadar değerli olmadığın düşüncesini yüzüne çarpmaktan çekinmezler. Özellikle kitapta ‘zaman’ hakkında söylenilen cümleler bir noktada ‘madem her şey geçip giden bir şey ve bende geçip gidicem neden doğru insan olmaya çalışıyorum ki?’ sorgulamasını düşündürtüyor ve hemen ardında da bunu toplum üzerinden örneklendirsede aslında ‘bunu kendin için yapman gerektiği’ gerçekliğini ile yüzleştiriyor. Ölümün eşiğine geldiğinde kendi içinde yaptığın o sorgulamada sadece pişmanlıklardan ibaret olmaman gerektiğini sana hatırlatıyor.
🕸”Öyleyse kendine canını sıkan şeyin gelecek ya da geçmiş değil, şimdiki zaman olduğunu hatırlat.”
🕸“Bugün iyi olabilecekken, yarın iyi olmayı yeğlersen haklı olarak ızdırap çekersin.”
Bir diğer yandan bu kitapta insan duyguları öylesine güçlü anlatılmış ki satırları çizerken zihnimdeki cümlelerin altını çiziyormuşum gibi hissettim. Kendi hayatında önemli olan sensin daha da önemlisi ‘şu an ki olan sen’ önemlisin. Her ne kadar basit bir tabir gibi görünsede çoğu zaman geçmişe takılı kalıyoruz ya da geleceği düşünürken şu an’ın kıymetini bilemiyoruz. Günün sonunda biz de yaptıklarımız da bir noktada unutulucakken biz geçmişte yaptığımız şeylere takılı kalıyoruz, çok garip bir beyin mekanizmamız var.
🕸“Kendime acı çektirmem doğru olmaz, çünkü başka birine hiçbir zaman kasten acı çektirmedim.”
🕸”İnsanın kendi kötülüğünden, hem de imkanı varken sakınmaması ve sakınma imkanı olmayan başkalarının kötülüklerinden sakınmaya çalışması ne saçma.”
🕸”Ben başıma gelenin kötü bir şey olmadığını düşünürsem ondan bana zarar gelmez. Böyle düşünmek de benim elimdedir.”
Kendimize acı çektiren asıl şeyin yine kendimiz olduğunu anlatmanın bir diğer yolu bu alıntılar olabilir. Her şey aslında olaya olan düşüncen kadardır. Seni yeterince üzmeyeceğini düşünürsen o kadar da üzülmezsin ama küçük bir noktayı bir çığ gibi büyütürsen işin içinden çıkamaz, kendine ızdırap etmekten başka bir şey yapmamış olursun. Aslında bunu söylemek ne kadar kolay olsada ben şahsen bunu yapamıyorum… Bilmek ve uygulamak arasındaki ince çizgi diyebiliriz. Bazen bilmek yetmiyor yapacak bir şey yok😔
🕸“Üç bin yıl ya da bunun binlerce katı fazlasını yaşayacak olsan da hiçkimsenin hali hazırda sürdürdüğü hayattan başka bir hayatı kaybetmediğini ve kaybetmekte olduğu hayattan başka bir hayat yaşamadığını unutma. Bu yüzden hayatın en kısası da en uzunu da aynı kapıya çıkar. Çünkü şimdiki zaman herkes için aynıdır. Bu yüzden geçmiş zaman da aynıdır ve yitip giden sadece bir andır.”
Sanırım hayatın gerçekleri ve ölüm kavramının işlendiği kitapları okumayı ayrı bir seviyorum. Kitaptaki karakter pişmanlıklarını veyahut mutlu olduğunu anları düşünürken, hayatını gözden geçirirken sanki bende yanında durup kendi hayatımı gözümün önünden geçiriyorum ve bu da beni kitaba bağlayan şeylerden biri oluyor. Çünkü o an her ne kadar kitabı okuyor olsam da bir yandan zihnimde kendimi de düşünüyorum. Bu kitap okuduktan sonra rafa konulacak bir kitaptan ziyade bazen durup altını çizdiğin alıntıları okuyup kendini düşünmeni sağlayacak bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bazı altını çizdiğim cümlelerde gerçekten bir anlığına durup birkaç defa okudum. Aynı zamanda insanları empati yapmamız gerektiğini oldukça güzel anlatmış ama benim empati boyutu öyle yüksek ki üstüne biraz daha eklersem sanırım Polyanna benim yanımda hiçbir şey kalacak… O yönden iyi mi oldu yoksa kötü mü bilmiyorum… Kısacık bir yorumlamadan ziyade uzun uzun bir yorumlama hak ettiğini düşündüm ve bol bol kendimce konuştuğum bir gönderi oldu… Arada bazı alıntıları gelip bu gönderiye eklerim belkiiiiiii
18