Nefret ettiğim iki şey arasında seçim yapmak zorundayım ya aklımın tiksindiği düşleri seçeceğim ya da duyularımı dehşete düşüren eylemi; başka bir deyişle, hamurumda hissedemediğim eylem ya da şimdiye kadar hiç kimsenin mayasında olmayan düş.
Willy Pasini, bu eserinde sadakatsizliği yalnızca basit bir "ihanet" olarak görmeyip; meseleyi çocukluk travmaları duygusal boşluklar ve modern çağın getirdiği yeni ilişki dinamikleri üzerinden derinlemesine analiz ediyor. Yazarın, özellikle internetin etkisiyle kolaylaşan "sanal aldatmalar" ve bunların kökenindeki motivasyonlara dair tespitleri…devamıWilly Pasini, bu eserinde sadakatsizliği yalnızca basit bir "ihanet" olarak görmeyip; meseleyi çocukluk travmaları duygusal boşluklar ve modern çağın getirdiği yeni ilişki dinamikleri üzerinden derinlemesine analiz ediyor. Yazarın, özellikle internetin etkisiyle kolaylaşan "sanal aldatmalar" ve bunların kökenindeki motivasyonlara dair tespitleri oldukça sarsıcı ve etkileyici.
Kitap her ne kadar yer yer kendi kültürel değerlerim ve inanç dünyamla bağdaşmayan yaklaşımlar içerse de, olaylara psikolojik açıdan bakması ve insan doğasının karmaşık yapısını çözümlemesi bakımından oldukça dikkate değer. İnanç ve kültür süzgecimi koruyarak okuduğumda, yazarın aldatma olgusunun ardındaki psikolojik mekanizmalara dair sunduğu perspektifleri son derece ufuk açıcı buldum.
Kitabını okuduktan sonra filmi de izlemek istedim. Kitapla birebir ve aynı tadı aldım gibi😁. Kitapta sünnet edilme kısmı filmde ki sahne daha ürpertici geldi. Böyle zihniyetinde...
Spoiler içeriyor
"Netflix'in İspanyol yapımı distopik dizisi La Valla, özellikle içinden geçtiğimiz pandemi dönemini anımsatan sahneleriyle izleyiciyi derinden sarsan bir yapım. Kabul etmek gerekir ki ilk 4-5 bölüm hikaye biraz ağır ilerliyor; ancak sabrederseniz sonrasında tempo ve heyecan katlanarak artıyor. Başrol karakterleri…devamı"Netflix'in İspanyol yapımı distopik dizisi La Valla, özellikle içinden geçtiğimiz pandemi dönemini anımsatan sahneleriyle izleyiciyi derinden sarsan bir yapım. Kabul etmek gerekir ki ilk 4-5 bölüm hikaye biraz ağır ilerliyor; ancak sabrederseniz sonrasında tempo ve heyecan katlanarak artıyor. Başrol karakterleri Julia ve Hugo'nun kaybolan çocuklarını bulma mücadelesi, politik gerilimin ortasına müthiş bir dramatik derinlik katmış. Şahsen çok beğendiğim bu sürükleyici diziyi, distopya seven herkese mutlaka öneririm."
Kemal Sayar, Mehmet Dinç ve Sadettin Ökten'in söyleşilerinden oluşan bu kitap, tam bir şifa kaynağı. Yazarlar merhamet ve doğa ekseninde insanın iç dünyasına ayna tutarken, modern hayatın getirdiği mekanikleşmeye karşı bizleri uyarıyor. Hüznü, insanı olgunlaştıran bir yol arkadaşı olarak betimleyen…devamıKemal Sayar, Mehmet Dinç ve Sadettin Ökten'in söyleşilerinden oluşan bu kitap, tam bir şifa kaynağı. Yazarlar merhamet ve doğa ekseninde insanın iç dünyasına ayna tutarken, modern hayatın getirdiği mekanikleşmeye karşı bizleri uyarıyor. Hüznü, insanı olgunlaştıran bir yol arkadaşı olarak betimleyen bu eseri çok beğendim. Ruha dokunan bir okuma arayan herkese tavsiyemdir."
Bu kitabı okurken tarifsiz bir zorluk yaşadım. Bosna Hersek savaşının ortasında, kelimelerle anlatılamayacak kadar yürek yakıcı hayatlara tanıklık ettim. Sırp askerlerinin uyguladığı zulüm, işkence ve insanlık dışı saldırılar karşısında resmen kanım dondu. Tüm bu anlatılanların kurgu değil, acı birer gerçek…devamıBu kitabı okurken tarifsiz bir zorluk yaşadım. Bosna Hersek savaşının ortasında, kelimelerle anlatılamayacak kadar yürek yakıcı hayatlara tanıklık ettim. Sırp askerlerinin uyguladığı zulüm, işkence ve insanlık dışı saldırılar karşısında resmen kanım dondu. Tüm bu anlatılanların kurgu değil, acı birer gerçek olduğunu bilmek insanı çok daha derinden sarsıyor. Son kavuşma kısmını içimden tahmin etmişken sürpriz oldu diyebilirim ve şu son alıntıyla noktalıyorum
Okuyacak olanlara keyifli okumalar ☺️
Sen benim yaralı kalbimin merhemisin, ben de senin kaybettiğin bacağınla kolunum. Evet ... Seni ilk görüşte her halinle sevdim ben.
Nefes aldığım sürece de seni hep seveceğim. Bugün tekrar kavuştuysak, biz artık birbirimiziniz."
Stepford'a hoş geldiniz! Burada her kadın kusursuz, her ev tertemiz ve her eş itaatkar... Peki, bu kadar mükemmellik normal mi? Yazarla tanışma kitabım olan bu eserde, Joanna'nın 'Erkekler Kulübü'ne dair şüpheleri ve bu kusursuz kasabanın altındaki gizemi okuyoruz. 🤗 Kitabı…devamıStepford'a hoş geldiniz! Burada her kadın kusursuz, her ev tertemiz ve her eş itaatkar... Peki, bu kadar mükemmellik normal mi? Yazarla tanışma kitabım olan bu eserde, Joanna'nın 'Erkekler Kulübü'ne dair şüpheleri ve bu kusursuz kasabanın altındaki gizemi okuyoruz. 🤗
Kitabı okumuşken filmini izlemeden olmazdı ama maalesef kitaptaki gizemi filmde pek bulamadım
Her zamanki gibi, kalemine aşık olduğum Tarık Tufan bu eserinde de beni hayal kırıklığına uğratmadı. "Aşklara Yer Yok", bizi yazarın kendine has melankolik ve hüzünlü atmosferine çekiyor. Kitabın ana karakteri, depresif ve içe dönük halleriyle, okuyucuyu İstanbul'un arka mahallelerinden alıp…devamıHer zamanki gibi, kalemine aşık olduğum Tarık Tufan bu eserinde de beni hayal kırıklığına uğratmadı.
"Aşklara Yer Yok", bizi yazarın kendine has melankolik ve hüzünlü atmosferine çekiyor. Kitabın ana karakteri, depresif ve içe dönük halleriyle, okuyucuyu İstanbul'un arka mahallelerinden alıp doğrudan kendi derin ve karmaşık iç dünyasına davet ediyor.
Tufan'ın o kendine özgü, lirik dili sayesinde, şehirle karakterin duygusal durumu arasındaki bağı hissediyor.Aşkın imkânı ve imkânsızlığı üzerine kurulan; modern hayatın yarattığı iç karmaşayı ve duygusal ağırlığı derinden hissettiren, okuyucunun ruhuna işleyen çarpıcı bir kitap."
☕ Dünyanın Kıyısındaki Kafe: Bir Yolculuk Hikayesi Hayatın bitmek bilmeyen koşturmacasından yorulan ve biraz tatil yapmaya karar veren John çıktığı yolda beklenmedik bir sorunla karşılaşır: arabası bozulur. Bu mecburi mola sırasında, ıssız bir yerde bulunan ve adı "Dünyanın Kıyısındaki Kafe"…devamı☕ Dünyanın Kıyısındaki Kafe: Bir Yolculuk Hikayesi
Hayatın bitmek bilmeyen koşturmacasından yorulan ve biraz tatil yapmaya karar veren John çıktığı yolda beklenmedik bir sorunla karşılaşır: arabası bozulur.
Bu mecburi mola sırasında, ıssız bir yerde bulunan ve adı "Dünyanın Kıyısındaki Kafe" olan gizemli bir mekâna sığınır. John'un tek niyeti kısa bir mola vermek olsa da, kafenin sıra dışı çalışanları ve diğer müşterilerle girdiği diyaloglar, onu derin bir iç yolculuğa sürükler.
Bu sohbetler sayesinde John, kendi V.A. (Varoluş Amacı) kavramını çözmeye ve hayat amacını keşfetmeye teşvik edilir.
Kurgu içinde ustaca işlenmiş kişisel gelişim mesajları içeren bu eser, okuyucuyu hem eğlendiriyor hem de düşündürüyor. Eminiz ki, bu harika kitapta herkes kendi hayatına dair değerli bir anlam ve iç görü bulacaktır.
✨🤍
Nihayet bitirdiğim bu kitap, küçük puntoları nedeniyle beni oldukça zorladı. Başlangıçta sıkıcı bulsam da, ilerleyen kısımlarda okuma keyfim arttı. Kitap, temel olarak ABD'deki duruma odaklansa da, aslında ülkemizdeki çocukları doğrudan ilgilendiren önemli konuları ele alıyor. Günümüzde çocuklar doğadan uzaklaştırılarak hayal…devamıNihayet bitirdiğim bu kitap, küçük puntoları nedeniyle beni oldukça zorladı. Başlangıçta sıkıcı bulsam da, ilerleyen kısımlarda okuma keyfim arttı.
Kitap, temel olarak ABD'deki duruma odaklansa da, aslında ülkemizdeki çocukları doğrudan ilgilendiren önemli konuları ele alıyor. Günümüzde çocuklar doğadan uzaklaştırılarak hayal güçlerinden mahrum bırakılıyor. Yapay oyun alanları ve parkların giderek azalmasıyla birlikte, doğayla bağ kuramayan bir nesil yetişiyor.
Bu durum, gelecekteki yetişkinlerin doğaya ve insanlara karşı ' korku ve kaygı' geliştireceği endişesini doğuruyor. Araştırmalar, serbest oyun zamanlarının azaldığını ve çocukların zamanlarının çoğunu TV karşısında geçirdiğini gösteriyor. Bu hareketsiz yaşam tarzı, hem yetişkinlerde hem de çocuklarda ciddi obezite sorununa yol açıyor.
Çocukları doğadan koparan bu ortamın en belirgin örneklerinden biri de 'Alışveriş Merkezleri (AVM'ler)' gibi kapalı ve yapay mekânlardır.