Kitap uzun bir önsöz ile başlıyor. 19.yy Fransa'nın toplumsal olaylarda deneme yanılma dönemi olduğunu zaten biliyoruz. Fransız devriminin başlangıcı ve burjuvazinin etkileri önsözden de gayet belli oluyor. Önsözde, İdam aracı olarak kullanılan giyotinin teoride ve pratikte eşit olmadığını, yukarıdan indirilen…devamıKitap uzun bir önsöz ile başlıyor. 19.yy Fransa'nın toplumsal olaylarda deneme yanılma dönemi olduğunu zaten biliyoruz. Fransız devriminin başlangıcı ve burjuvazinin etkileri önsözden de gayet belli oluyor.
Önsözde, İdam aracı olarak kullanılan giyotinin teoride ve pratikte eşit olmadığını, yukarıdan indirilen bıçağın her idam mahkumun da istenildiği gibi çalışmadığı gerçek hayattan örnekler ve isimler vererek açıklamıştır. Kafasının tamamının tek seferde kopmadığı mahkumlar, ard arda vurulan giyotin darbesinde vücudunun farklı yerlerinden yaralanmasına rağmen ölmeyen ve kanlı yüzüyle kendini zevkle izleyen halka bakan kafasını, celladın bıçağıyla kopartıldığı kısım kanımı en çok donuduran nokta olmuştu. Bunlar o dönemde yaşanmış gerçek idamlardır. Önsözde gerçek hikayeler ile idamın aslında ne kadar insanlık dışı bir şey olduğunu, bunun yerine müebbet cezaların kullanılması gerektiği düşünceleri işlenmiştir. Hugo'nun bu amaçla yazdığı kitap ilerleyen dönemlerde işe yaramıştır.
Kitap, kendi döneminde oldukça eleştiriye maruz kalmış ve hatta bir bölümünde tiyatro şeklinde yazılan konuşmalardan kitabın uygunsuz olduğunu, ölüm cezası alan mahkumların ölmesi gerektiğini başka alternatif cezaların asla söz konusu bile olmayacağını ayan beyan anlatmışlardır. Özellikle soyluların ve kraliyet ailesinin ölüm cezası yanlısı olduğu anlatılmıştır.
Mahkum haftalardır yaşadığı kirli ve karanlık hücresindeyken dışarıda günlerdir onun adına karar veren 12 jüri üyesi... Avukatından alternatif ceza olarak kürek cezası verilmesini istememiştir. Ölüm cezasını kürek cezasına tercih etmiştir. Ama kitap ilerledikçe yaptığı bu tercihin doğruluğu kafasını karıştıracaktır. Ölüm kararının ardından karakterin pesimist tavırları, bir idam mahkumunun neler hissettiğini okura çok iyi hissettirebiliyor. Avluya çıkınca esen rüzgar ve güneş ışınlarının dizilimi bile onun içinde yeniden yaşam sevinci oluşturmaya yetmiştir. Ölüm kararının ardından gardiyanların ona kurbana hazırlanan bir hayvana muamele edilişi gibi şefkatli ve nazik davranısları da mahkumun psikoljisini kötü etkilemiştir. İdam günü yaklaştıkça içindeki korku ve endişeler çığ gibi büyümeye devam etmiştir. Tarihini bildiğiniz bir ecele yaklaştığınızı düşünün? Tek umudunuz kraliyetten gelecek aftır. Geride eşiniz çocuğunuz ve anneniz. Dışarıda sizin boynunuz gövdenizden ayrılırken sizi zevkle izleyen insanların gözleri? İnsanlar ucu kendine dokunmadığı müddetçe her türlü zulümden keyif alabilecek varlıklardır.
Mahkumun ailesine yazdığı vasiyeti kitapta yer almıyor. Hatta kendi hayatı hakkında da pek bir bilgi yok. Muhtemelen kitabın eksik sayfalarından kaynaklanıyor. Ben ağzıyla yazılmış kitap sizi 6 haftalık bir zindan yolculuğuna ve ölüme gayet iyi hazırlıyor. Keyifli okumalar, tabi soğukkanlılığınızı koruyabilirseniz.