Çağan Irmak ın her filminde aşağı yukarı aynı şeyi çektiğinin kanıtı. Adamın kullandığı bir streotype var, çoğu zaman mekanı bile değiştirmeden hep aynı filmi çekiyor. How to record a movie like Çağan Irmak style? Step 1: Bir ege köyü bul.…devamıÇağan Irmak ın her filminde aşağı yukarı aynı şeyi çektiğinin kanıtı. Adamın kullandığı bir streotype var, çoğu zaman mekanı bile değiştirmeden hep aynı filmi çekiyor. How to record a movie like Çağan Irmak style?
Step 1: Bir ege köyü bul.
Step 2: Kahraman yıllar önce bu köyü terk etmiş olsun.
Step 3: Kahraman bir sebepten bu köye geri dönmek zorunda olsun.
Step 4: Kahramanın dönmesinden pek de memnun olmayan birileri olsun. Mümkünse aile bireyi, yoksa köy halkı.
(If you wanna some romance): Kahramanın köyden ayrılmadan önce tamamen saf duygular beslediği bir potansiyel hayat arkadaşı. Ama onunla birlikte olmamalı, sadece "böyle bir hayat da mümkün olabilirdi" imajı yaratmak için gerekli.
Step 5: Kahraman ve onu istemeyen antogonist bir bölümü bağırmalı kavga etmeli, mümkünse birileri ağlamalı.
Step 6: Herkes hafif bir kalp kırıklığıyla barışmalı, izleyici her ikisine de hak vermeli, böylece herhangi bir evil karakter kalmalalı. (Naiflik forever)
Step 7: Karakter tekrar gitmeli. Choose your side; karakter ölür, hafızası kaybolur, karakter sadece gider...
Evet pastoral renklerin hakim olduğu, bol flashbackli filmimiz 1milyon hasılat yapmaya hazır. Afiyet olsun Türkiye...
Mütemadiyen intihara meyilli bir bünye ile beğendiğim dizi. Şimdi seri üretim ergen dizileri çekip duruyorlar; uzaylısı, vampirlisi, polislisi falan her aromadan var. Hepsi background hikayesi hariç aynı mekaniğe sahip. Halbuse bu dizide, gerçek anlamda bir ergen izliyoruz. Hem işledikleri konu…devamıMütemadiyen intihara meyilli bir bünye ile beğendiğim dizi. Şimdi seri üretim ergen dizileri çekip duruyorlar; uzaylısı, vampirlisi, polislisi falan her aromadan var. Hepsi background hikayesi hariç aynı mekaniğe sahip. Halbuse bu dizide, gerçek anlamda bir ergen izliyoruz. Hem işledikleri konu da oldukça ilginç, beni ilk dakikalardan yakalamıştı.
Bir de diziden freaks and geeks tadı aldım biraz. Şimdi Amerikan ergen dizileri için yaklaşık olarak 90 lara göre bir bölme yaparsak, öncesi sarışın, atletik, sporcu elemanların aslında iyi ama çevresi kötü dizi/filmleri üretilirken, 90 sonrasın da geek, freak tiplerin "underground" dünyasını gösteren diziler yapıldı. Yani freak olayı da popülizme dayanıyor aslında. Ama bu dizide en azından bunu hissetmiyorsunuz. Çünkü hikaye dinamiği bunun üzerine kurulu değil.
Hikaye yapısı, renkleri ve umutsuzluğuyla öneriyorum.
Ufakken okuduğum efsane kitaplardandır. Her çocuk gibi özel olduğuma inandırıldığım için, bir dönem evrenden bunu kanıtlayan mesajlar bekliyordum ta ki bu kitabı okuyana kadar. Benim mesajım şuydu; okuduğum sırada ilkokuldayken numaram 42 idi. Özel birisi olduğum kanıtlanıyordu böylece. Tabii sonra…devamıUfakken okuduğum efsane kitaplardandır. Her çocuk gibi özel olduğuma inandırıldığım için, bir dönem evrenden bunu kanıtlayan mesajlar bekliyordum ta ki bu kitabı okuyana kadar.
Benim mesajım şuydu; okuduğum sırada ilkokuldayken numaram 42 idi. Özel birisi olduğum kanıtlanıyordu böylece. Tabii sonra haha ergenlik, bunalım ve depresyon...
Haha tam bir beyaz adam filmi. Herhalde filmdeki tek Afrikalı kötü eleman. Vay efendim Wakanda çok zenginmiş fakat işte beyaz adamdan korunmak için destek vermiyorlarmış. Yanı başında devasa bir açlık yaşanırken sen dünyadan 100 yıl ileri ol, ama hala beyaz…devamıHaha tam bir beyaz adam filmi. Herhalde filmdeki tek Afrikalı kötü eleman. Vay efendim Wakanda çok zenginmiş fakat işte beyaz adamdan korunmak için destek vermiyorlarmış. Yanı başında devasa bir açlık yaşanırken sen dünyadan 100 yıl ileri ol, ama hala beyaz adamla olan ilişkin gerilimle sürsün. Yahu görmüyor musun, beyaz adam sensin zaten. Sömürü illa gidip kaynaklarına çökmekle olmaz ki. Toprak altındaki kaynak, sırf sen önce buldun diye senin değildir zaten. Teknoloji gelişmiş fakat insanlık sınıfta kalmış.
Ayrıca, kabile geleneklerine göre adil bir dövüşte kaybettiği yönetimi darbeyle geri alan bir "kahraman" var filmde. Wakanda üzerinde kurulmuş bir vesayet var. Bu film bana ciddi oranda Somali, Uganda falanı hatırlattı. Orada da Amerika da kölelikten kurtulup, vatana dönüp halkı beyazlarla anlaşıp köleleştiren Afrikalılar var mesela.
Final tam fiyasko. Toplumsal bir devrime önayak olabilecekken, ghettoya gidip sosyal yardımlaşma merkezi açmak. Vay be fikre bak. Devrimsel bir gaz al ama fazla da suya sabuna dokunma.
Herhalde hakkında en çok spekülasyon üretilen kitaptır bu. Vay efendim George Orwell komünistmiş sonradan satış yapmış, vay efendim MI6 bunu yakalamış sosyalizmi bitirecek kitap yazacaksın demiş, yok Orwell aslında Liverpool Ülkü Ocaklarındanmış, ajanlık yapıyormuş. Öncelikle kitap komünizmi değil sosyalizmi anlatıyor…devamıHerhalde hakkında en çok spekülasyon üretilen kitaptır bu. Vay efendim George Orwell komünistmiş sonradan satış yapmış, vay efendim MI6 bunu yakalamış sosyalizmi bitirecek kitap yazacaksın demiş, yok Orwell aslında Liverpool Ülkü Ocaklarındanmış, ajanlık yapıyormuş.
Öncelikle kitap komünizmi değil sosyalizmi anlatıyor bu bir. Nasıl anlıyoruz, çünkü yönetme erki var. Sosyalizmde kolektif bir erk vardır, komünizmde yoktur. Peki sosyalizm olduğunu nasıl anlıyoruz; kolektivizm kuruluyor, emek değer kazanıyor, eşitlik ilkesi uygulamaya konuluyor vs. Bunu netleştirelim.
Peki Orwell kimi bitiriyor bu kitapta? Amaç sosyalizm eleştirisi mi yapmak, yoksa uygulamada olan bir versiyonu mu eleştirmek? Dünya üzerinde, Marx ın öngördüğü tarzda bir sosyalist devrim yaşanmamıştır hali hazırda. Çünkü o devrimi öncelikle batı toplumlarından bekliyordu ki bunun sebeplerini meraklısı açar okur. Rusya daha burjuva devrimi yaşamadan doğrudan sosyalizme geçmiş bir devlet oldu. Dolayısıyla kitapta da burjuva devrimini anlatıp doğrudan sosyalizm kurulduğunu görüyoruz. Rusya da uygulanan model Leninizm dir. Lenin ve Bolşevik toplululuğun, sosyalizmi hala bir tarım toplumu olan Rusya ya uygulama yöntemlerine deniyor bu. Mesela Çin de Maoizm vardır. Üst çatı ve ilkeler sosyalizmden alınsa da, uygulama da ciddi farklar var. Biz buna fraksiyon diyoruz. Bugün 25 (sayı atmasyondur) farklı TKP kolu olmasının sebebi de "gerçek", "has" sosyalizm arayışıdır. Bunun mantığını oturup tartışma yeri burası değil.
Kitapta başta kurulan topluluk Leninisttir. Bu bölümde her şey iyidir. Sonra birileri ölür, seçim yapılır. Bir domuz kaçar bir domuz başa geçer. Burası Troçkist/Stalinist kavga. Sürekli devrim modelini daha sağlıklı bulan bir revizyonist sayılırım. Muhtemelen Orwell da öyleydi ya da en azından sempati besliyordu. Finalde Stalin başa geçip, proleter diktatörlüğü kurmasıyla birlikte, artık Stalinist eleştiri başlıyor. Yazarın amacı sosyalizmi değil, Stalinizmi eleştirmek. Kitapta yer alan tüm bölümler aşağı yukarı gerçek olaylara dayanıyor zaten.
Bir de 1984 var, o da mesela liberyan olmayan bir gelecek kötülemesi yapar. Hem faşizm hem de sosyalizm (maoculuk, stalinizm vs) eleştirisi getirir.
Ben isminde parks and recreation var diye başlamıştım. Dizi bir mocumentry, yani sahte/komik belgesel. Bu türe ait Office dizisi var bildiğim, bir iki de film izlemiştim o yüzden aşina idim. Dizi hoş ve komik. Sadece sezonlar ilerledikçe, dizi karakterlere daha…devamıBen isminde parks and recreation var diye başlamıştım. Dizi bir mocumentry, yani sahte/komik belgesel. Bu türe ait Office dizisi var bildiğim, bir iki de film izlemiştim o yüzden aşina idim. Dizi hoş ve komik. Sadece sezonlar ilerledikçe, dizi karakterlere daha merhametli davranmaya başlıyor, hepsi başarıdan başarıya koşuyorlar. Kahramanımız başta bir parkı düzeltmeye çalışırken, ne kadar "boş" işlerle uğraşıyor diyorduk kendi kendimize. Sonra birden ulusal bilmem ne sorumlusuna kadar yükseliyor falan. Yani o acımasızlık hafifliyor, karakterler daha gururlu ve başarılı hale geliyorlar. Bu bana garip gelmişti. Onun haricinde iyi komedidir, erken sezonlarını daha çok seviyorum.
Yabancılar dünyanın en kötü filmi diye The Room u gösteredursunlar, bizim maşallah kapı gibi Dünyayı Kurtaran Adam ımımız, Homoti miz var. Dünyayı Kurtaran Adam, açılışındaki anlamsız, çok uzun ve Star Wars göndermeli tiradıyla izleyiciyi daha ilk dakikadan hazırlıyor. Bütün film…devamıYabancılar dünyanın en kötü filmi diye The Room u gösteredursunlar, bizim maşallah kapı gibi Dünyayı Kurtaran Adam ımımız, Homoti miz var. Dünyayı Kurtaran Adam, açılışındaki anlamsız, çok uzun ve Star Wars göndermeli tiradıyla izleyiciyi daha ilk dakikadan hazırlıyor. Bütün film boyunca bir "güç" peşinde koşan antogonist karakter kazanınca sadece bir tuşa basıyor; daha sonra da Star Wars filminden alınan görüntüler giriyor... Kahramanımız ilk düşüşünden sonra Ergenekon destanının post modern bir yorumuyla gücü içinde buluyor, altın eldivenler kazanıyor. Kötülüğü de tek bir darbe ve göz kanatan kamera tekniğiyle ortadan kaldırıyor. Tabi peluş yaratıklar, karton kayalar gibi sanat yönetmenliğinin sınırlarını zorlayan dekorlara girmem istemiyorum. Benim en çok takıldığım şey Star Wars tan alınan izin ve kötü adamın gücü ele geçirince gidip sadece tuşa basması.
Dünyayı Kurtaran Adam bir Türkiye özetidir. Sinemadan ekmek yiyip, bu sektöre yatırıp yapmak yerine nasıl olsa iş yapıyor diye en başta kendi ürettiğine saygısızlık eden bir anlayıştır. İnsanlara bu tip şeyleri reva gören acımasız bir anlayıştır. Bakınca başka bir şey göremiyorum.
Bir uğursuz dua gibidir uluma; vietnam da ölen gençler için, orta batıda rock n roll yapmaya çalışan loserlar için, araba fabrikaları kapandığından dolayı işsiz kalanlar için, mortgage kredisini ödeyemeyenler için, domatese karabiber ekenler için, sadece yolda olanlar için... kendini tekrar…devamıBir uğursuz dua gibidir uluma; vietnam da ölen gençler için, orta batıda rock n roll yapmaya çalışan loserlar için, araba fabrikaları kapandığından dolayı işsiz kalanlar için, mortgage kredisini ödeyemeyenler için, domatese karabiber ekenler için, sadece yolda olanlar için... kendini tekrar eder, kendini tekrar bulur. Kabusa dönen amerikan rüyasıdır; tüten şehirlerin ağıtıdır uluma. İnsanlığın kutsallarını sayıp lekeler. Sonra da sadece kendini kutsallaştırır. Bütün putlara karşı tek bir puttur uluma. Gecenin karanlığına doğru korkusuzca atılan çığlıktır. Dünyayı hemen değiştirmek isteyenlerin, dünyayı değiştirme biçimidir. Jack Kerouac tır, Neil Cassady dir, William S. Brought tur, Allen Gingsberg tir. Sensin, benim...
Uluma bir yolda olma tribidir.
Benim çok beğendiğim bir dizi. Bir kere muhtemelen efsaneleşecek bir dizi. Netflix genellikle nitelikli azlıktansa orta kalite çoğunluğu tercih ediyor. Bu yüzden Mad Men, Breaking Bad gibi efsaneler çıkartamıyorlar. Fakat Dark, hikayesiyle, renk/mekan kullanımıyla, müzikleriyle çok hoş bir bütünlük içerisinde.…devamıBenim çok beğendiğim bir dizi. Bir kere muhtemelen efsaneleşecek bir dizi. Netflix genellikle nitelikli azlıktansa orta kalite çoğunluğu tercih ediyor. Bu yüzden Mad Men, Breaking Bad gibi efsaneler çıkartamıyorlar. Fakat Dark, hikayesiyle, renk/mekan kullanımıyla, müzikleriyle çok hoş bir bütünlük içerisinde. Her karakter oldukça gerçekçi ve sadece kendilerine çalışıyorlar. Bahsedildiği gibi senaryo hatası falan da göremedim, zaten olay örgüsü daha yeni açılıyor. Zamanda yolculuğu nasıl algılıyor veya hangi teoriyi doğru kabul ediyorsanız o ölçüde zevk alacaksınız. Dark ta da Terminatör deki gibi geleceğin, geçmişi etkilediği bir mekanik mevcut.
Bununla birlikte film ve dizilerde kötü adama çok kolay teslim olma huyumdan vazgeçmeyerek Noah rules diyorum.
İki atölye (üç olma yolunda) ve bir bitirme projeme kaynaklık etmiş kitaptır. Lynch Kent İmgesi teorisiyle, kentlerin algılanış biçimlerini formüle indirgemiş ve okunabilirliğin arttırılabilmesine olanak sağlamıştır. Ortaya koyduğu jenerik kavramlar üzerinden, doğru çalışan bir kent imgesinin oluşumu veya tamiri hakkında…devamıİki atölye (üç olma yolunda) ve bir bitirme projeme kaynaklık etmiş kitaptır. Lynch Kent İmgesi teorisiyle, kentlerin algılanış biçimlerini formüle indirgemiş ve okunabilirliğin arttırılabilmesine olanak sağlamıştır. Ortaya koyduğu jenerik kavramlar üzerinden, doğru çalışan bir kent imgesinin oluşumu veya tamiri hakkında fikirler üretilmiştir.
Bir mimar genellikle 500 ölçeğin üzerine çıkmadığı için, kentsel anlamda düşünme bilgisi sınırlı olabiliyor ya da en azından benim için öyleydi. Fakat biraz da Heidegger üzerinden yerli/turist gibi kavramları irdelemek isteyen varsa ileri okuma için şart bir metin.